SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

KISSADAN HİSSE

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

            Bektaşi mezarlıkta dolaşırken, etrafı çevrili üç benzer mezar görmüş, mezarcıya sormuş:

-          Kim bunlar?

-          Bunlar üç kardeştiler. Bu en büyüğünün mezarı… Herkes iyilik yapardı. Kısacası eşi bulunmaz bir adamdı!

Bektaşi hemen ellerini açıp Fatiha okumuş…

-          Bu da en küçük kardeşti. Ağabeyinin tersi, melunun biriydi…

Bektaşi yine ellerini açıp, “Allah günahlarını affetsin!” diye dua edip Fatiha okumuş…

-          Bu da ortanca kardeşin mezarı. Ne iyilik yaptı ne kötülük yaptı. Ne suya dokundu, ne sabuna dokundu. Kısacası geldiği gibi göçüp gitti.

Bektaşi dönüp giderken mezarcı seslenmiş:

-          Yahu erenler, buna da  Fatiha okusana!

-          Boşveeeer, değmez!

 

Kıssadan hisse:

Referandumda 9 milyon civarında oy kullanmayanlara ithaf olunur.

 

***

Bektaşinin biri ağzına bir laf atmış, ne görse, ne işitse, başına ne gelse, hep aynı şeyi söylermiş, “Bu da Allah’tan…”

                Bir gün yolda giderken ensesinde bir tokat patlamış. Dönmüş bakmış. İri yarı, kilise direği gibi bir herif sırıtıyor:

                “Allah’tan, Allah’tan biliyorum ama Rabbim bunu hangi keresteye yaptırdı, ona bakıyorum!

                Kıssadan hisse:

                Her şeyi “Allah’tan” deyip kabullenmeyin. Bakın bakalım Allah o derdi, bu belayı başımıza kimlerle saldı.

 

***

 

                Bektaşi fıkralarının çoğu ders vericidir. Bu fıkralarla biraz tebessüm etseniz bile, düşünselliğe geçtiğinizde çok güzel dersler çıkarabilirsiniz.

                Bektaşi bir yemeğe davetliymiş. Eli boş gitmemek için seçmece bir karpuz alıp davet yerine gitmiş.

                Yemekten sonra ev sahibi, bektaşinin karpuzunu sofraya getirmiş, bıçağı vurmuş. Karpuzdan öyle bir koku çıkmış ki herkes kaçmış.

                Bektaşi çok utanmış, yemekten sonra evine dönerken bakmış karpuzcu orada, hemen yanına yanaşmış elindeki parayı uzatmış:

-          Al, bu senin marifetinin bahşişi!

Karpuzcu anlamamış:

-          Ne marifeti ne bahşişi?

Bektaşi parlamış:

-          Ulan pezevenk, karpuzu kesmeden, delmeden, içine sıçmışsın, bundan büyük marifet olur mu?

Kıssadan hisse: Kıssası sizlere kalmış…