SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

KİRLİ FİLM DEVAM EDİYOR

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

            Şafakla birlikte getirilir Giardana Bruno, “Engizisyon muhafızları tarafından sürüklene sürüklene…

            Meydanın ortasındaki odun yığınlarının üstündeki direğe bağlanır. Cellat, elindeki kocaman ve keskin kıskaçla yaklaşır. Bruno’nun dilini koparırken, meydanı dolduran kalabalık kendinden geçmiş halde haykırır. Bu arada bir keşiş, elindeki meşaleyle odunları tutuşturur.

            Neden?

            Bruno aydın bir din adamıydı ve dinlerin özünde yatan akla aykırılığı sorgulamaya kalkmıştı. Dini ve felsefi özgürlüğü savunmuştu. Fikirleri kiliseye ters düşmüştü.

            Orta çağın Hristiyan alemindeki dinsel katliam ve savaşlar… Mussolini ve Hitler’in yaşattığı katliamlar… 1900’ların başındaki Soligen’de, Möln’de Türk vatandaşların yakılması…

            Yakın tarihimizde Sivas Madımak Katliamı…

            Günahlar ve sevaplar.

            Darbeler sonrasında idam sehpalarındaki görüntüler aklıma takılıyor.

            Ama böyle , ama şöyle, değişik şekillerde sürüyor dünya insanları arasındaki vahşet…

            Kavga devam ediyor. Zamanımızda sadece ismi değişti kavga çeşitlerinin…

            TERÖR…

            Hristiyan ortaçağındaki Bruno’yu yakanlar gibi ülkemin insanları da vahşileşmeye başladı.

            Milli duygulara kurşun sıkanlar…

            Muhalif gördüğünü arkadan vuranlar…

            Cinayeti devlete hizmet sayanlar…

            Eşitlik ve demokrasi yalancılığına soyunarak kardeşi kardeşe kırdıranlar…Emperyalist devletlerin oyuncağı olup, ülkemizi parçalamak isteyen hainler…

            Hiç eksilmedi. Artık televizyon izlemek gelmiyor içimden. Bruno’ları  yakan kalabalığın çıkardığı vahşi sesleri duyuyorum, ülkemin kentlerini gösteren ekranlarda.

            Kirli film, yıllardan beri değişik isimlerle vizyona giriyor. Kentlerin kaldırımlarında sevgi, barış, demokrasi şarkıları söyleneceğine, acılı anaların ağıtları boğuyor, bozuyor kaldırımlardaki bu güzelim şarkıları…

            Neticede Bruno’ların galip geleceği, sağ duyunun egemen olacağı, “düşmanlık çığlıklarının” yerine “kardeşlik ve sevgi” içeren şarkılarının söylenmesi dileğiyle kulağımızda yankılanan Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dizeleriyle tüm güzelliklere merhaba diyelim:

            “…ölmüş

            Ölmüş ağaç bir, gölgesi iki

            Ama neden ölmüş?

            Ölmek yaşamaktan iyi mi ki?