SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

KASIM GÜLEK

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

Babam demokrat partiliydi. Ben ve en küçük kardeşim Cumhuriyet Halk Partili idik. Diğer kardeşlerim, ailenin en büyük olmamdan dolayı olacak ki, belki de bu nedenle, renklerini belli etmezlerdi…

Babam, dedemin vasiyeti üzerine beni Kırklareli’deki ortaokula kaydettirmişti. Uzunköprü’nün bir köyünden, Başka bir ilin ortaokulunda 1957’li yıllarda çocuk okut durmak, her fakirin yiyeceği bir nane değildi.

Kırklareli’de uzaktan akrabamız sayılan, eşi hükümet dairesinde kalorifercilik yapan halan dedikleri, hala hanımın evinde kaldım bir yıl kadar. Halımızın tek bir odasında kendileri, kızları ve ben ikamet etmiştik. Gaz lambası ışığında geceleri derslerime çalışırken, halamın erken saatlerde “Yeter artık, gaz pahalı, yarın çalışırsın…” diye bağırmalarını halen unutamıyorum… Ortaokul süremin 2 yılını başka bir tanıdığımızın evinde kalarak tamamladım. İşin zor tarafı bundan sonra idi.

Ortaokul diplomalı biri olarak köyüme döndüm. Köyde okumuş tek kişi bendim. Bu yüzden itibarım yüksekti.

Liseye gitmem gerekirdi ama, biraz evvel ifade ettiğim gibi yoksul bir aileydik. Bu nedenle İstanbul’da çalışmaya karar verdim. Babam, dedemin vasiyetini unutmadığı için izin verdi. Böylece İstanbul’da Topkapı’deki iplik fabrikasındaki serüvenim başladı. Aşağı yukarı 2 yıla yakın bir süreydi bu çalışma hayatım. Bu süre içerisinde 1960 ihtilali olmuş, babamın işleri biraz düzelmiş.

1962 yılı yazında köy kahvesinde vakit öldürürken, köyümüzün zamanında en zenginlerinden olan CHP’li Mustafa Amca: “Yarın benimle yağneye (yağ fabrikası) gel, seni birisiyle tanıştıracağım.” dedi.

Ertesi gün yağneye gittim. Mustafa amcanın ofisinde kravatlı biri oturuyordu. Selam verdim ve Mustafa amcanın ne diyeceğini merakla beklerken, Mustafa amca: “Evlat, bak bu misafirimiz Kasım Gülek. Kendisine senin durumunu anlattım, kendileri yardımcı olacaklarını söylediler. Gel, sayın sekreterimizin elini öp de tanışın...”

Evet, Kasım Gülek’le tanışmam böyle oldu. Kendilerinin tavsiyesi üzerine Edirne Erkek Öğretmen Okuluna gitmeye karar verdim.

Onunla tanışmamızın ikinci haftasında gönderdiği sekreteri beni alarak Edirne’ye götürüp, sınavlara girmemi sağladı.

Sizler hayatımın bir kesimi kısaca anlatmaya çalıştım. Sonuç olarak öğretmen olduysam, başta ailem olmak üzere, rahmetli Kasım Gülek’in de payı vardır. Kendisini bu vesileyle şükranla bir kez daha anıyorum. Mekânı cennet olsun.