SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

HİKÂYE DEYİP GEÇMEYİN HAA...

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

Huzuru halinize bu kez birkaç hikâye çıkarıyoruz şöyle öyle böyle...

Uysada,  uymasa da Alt tarafı hikâye işte ama velâkin hikâye deyip geçmeyin. Bazen bu hikâyelerinde “kıssası içinde” olanları var. Bugün okuyacağınız hikâyelerimiz de bu tipte anlarsınız ya…

“Temel ile Fadime nişanlıdır, düğüne bir hafta kalmıştır. Temel habire Fadime’yi sıkıştırıyor ve artık sabrım tükendi. Fadime hadi ne olur bizim eve gidelim biraz iyileşiriz Nasıl olsa haftaya evleneceğiz” diyor.

Fadime’nin kanacak gözü yoktur. Hep “HAYIR”! HAYIR” Vallahi olmaz, Hayır diye direniyor. Temel’de öfke ile bağırıyor.

“Neden direniyorsun? Neden inatla hayır diyorsun?

 Fadime acı acı tebessüm ediyor:

Yooo... Yağma yok öyle! Her seferinde beni böyle kandırdılar!  Artık yaş tahtaya basmam!

Efendim hikayemizi Rahmi Turan'dan aldık. Biz aktardık, sizler okudunuz. Ama bu kadar da bırakmıyoruz.  Ve bir tane de rahmetli Hasan Pulur Hocamızdan olsun istedik.  

“Çocuğum birisi denize düşmüş, batıp çıkıyormuş boğulmak üzereymiş...

 Herkes sahilde toplanmış, ama kimse denize atlayıp çocuğu kurtarmaya cesaret edemiyormuş ...

Birden, adamın biri denize atlamış, birkaç kulaçla çocuğun yanına varmış, alıp sahile çıkarmış.

Çocuk kurtulunca kalabalık, ”Yaşa, var ol, bravo!" diyerek adamı alkışlamaya başlamış…. Boynuna sarılmışlar, kucaklayanlar birbirleriyle yarışıyorlarmış. Bir ara sırtlayıp omuzlarına almak isteyince adam patlamış;

"Ulan beni kim denize itti, onu bir bulsam!"

Buda kısacık bir hikaye işte. Bakalım referandum sonucunda kimler kimi alkışlayacak?

Hiç bir hikaye boşuna anlatılmamıştır. Bu hikayelerin nedenini, niçinini bugün yarın anlarsınız.

Hoşgörünüze sığınarak bugün de iki hikaye ile karşınıza çıktık. Kusurumuz olduysa af ola diyerek, hepinize "HAYIR'lı" hafta sonları.