SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

HEPİMİZ “ÇARKÇIBAŞIYA” DÖNDÜK

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

On tonluk kamyon yokuş aşağı inerken, birden frenler patlamış, durdurmak mümkün değil! Şoför bakmış, sağ tarafa boş bir arsa ve bir çocuk, sol tarafa ise yüzlerce insanın alışveriş yaptığı Pazar...      düşünmüş:

“Direksiyonu sağa kırarım, çocuk belki kurtulur. Sola kırarsam yüzlerce kişiyi ezerim!”

Ertesi gün, gazeteler bu kamyon faciasını yazıyormuş: “Beş yaşındaki çocuğu kovalayan kamyon pazara daldı, en az elli kişi öldü!”

                                                                    ***

İşte döndük dolaştık, yine kürkçü dükkanına ulaştık misali, sohbetimize arif olanlar anlar diye küçücük bir fıkra ile başladık.

Bildiğiniz gibi demek yazarın okuyucusuna verdiği değeri gösterir. Gelin görün ki, okuyucu buna pek aldırmaz. Gelgelelim biz sözümüze hep böyle başlarız.                                                                                                                     

 Efendim, bildiğiniz gibi yıllardan beri PKK terörü ile boğuşuyoruz. Son günlerde terör olayları öyle bir boyut kazandı ki, artık “terör” ifadesi “savaş” ifadesi kullanılmaya başlanıldı.

Bu ifadeyi beğenirseniz, beğenmezsiniz, Güneydoğu’da on binlerce asker, binlerce polis eşliğinde, en ağır silahlarla bir mücadele varsa, insanlar kentlerinden göç ettiriliyorsa, bunun adı bal gibi savaş olur.               Güneydoğu’daki bu gün olan kötü görüntü, buna ilave olarak Suriye’de ki vahşet , ne yazık ki, şimdiye kadar ülkemin idaresinden sorumlu olan iktidarlarındır. Bir başka deyişle, fıkramızda ki kamyon şoförünün icraatına benzemektedir…

                Türkiye’mde direksiyona geçenlerin, direksiyonu nereye kıracaklarının hesabını iyi yapmamalarının sonucudur tüm bunlar…

Bugün olanlardan yazarlık gayesi çıkarmak, ne de bir takım kişilere şirin görünmek dileğinde değiliz. Sadece ülkemizin içine düştüğü kan gölünden bir an önce kurtulmamız için, bu kötü gidişatta kamyonu iyi kullanamayanlarla muhalefetin de yardımcı olması gerektiğini vurgulamaktadır.

                                                                              ***

Bir şeyler karaladık ve yine geldik sohbetimizin sonuna sözümüzü fıkrayla başladık, fıkrayla bitirelim geleneğimiz gereğince rahmetli Çetin Altan’ı da bir vesileyle anmış alalım.

                Osmanlı döneminde, Padişah Abdülhamit’in vesveselisiyle den donma Haliç’te bekleye bekleye çürümüş herkez oturduğu yerde terfi ediyormuş, hele “çarkçıbaşıdan” geçilemiyormuş…                       

                Sonunda Çarkçıbaşı varmış, sınavı yapan paşaya rica etmişler. Şuna kolay bir şey sor diye              

                Paşada öyle yapmış;

“söyle bakalım, gemi seyir halindeyken kazan patlarsa ne olur?..makineler stop eder, gemi olduğu yerde durur diyecek…                                                                                                                                                                            çarkçıbaşı ellerini açmış;                                                                                                                                                           “Allah o günleri göstermesin paşam!”

                                                                                    ***

Daha ne yazalım ?hepimiz çarkçıbaşıya döndüğümüzden, bugünkü sohbetimizi de, “Allah yardımcımız olsun” diyerek bağlayalım.                                                                                                                                                                                    Esen Kalın.