SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

DEVLET VE DİN

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

1950 yılından sonra, belirli partiler iktidar olduklarında din ve dince kutsal sayılan kavramlar siyasete her zaman alet edilmiştir.

Yürürlükteki siyasi partiler yasası “Siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve tesis eylemek amacıyla dini ve dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri alet ederek, her ne suretle olursa olsun propaganda yapmayı” yasaklamaktadır. Gelin görün ki din sömürüsü konusunda ne ceza yasası kalmış ne siyasi partiler yasası!

Laiklik, devletin çeşitli din ve mezhepler karşısında yansız olması demektir. Bugün devlet değil din, mezhepler ve tarikatlar karşısında bile yansız değil.

Tekbir sesleri ile Saidi Nursi Hazretlerine yapılan övgüler, Kutlu Doğum Haftası nedeniyle yapılan siyasi şovlar, seçim arifelerinde tarikat liderleri ile yapılan oy pazarlıkları, okullarda uygulanan zorunlu din dersleri…

Bu uygulamaların 1950’lerden beri süregelmesi, darbe hükümetleri dahil olmak üzere hep süregelmiştir.

Türk toplumunda, devletin dinsel kurallara göre değişmesini isteyenler her zaman var olmuştur. Bugün önümüze konulan laiklik tartışmasının, yılların getirimi ile had safhaya ulaşmasına niye şaşırıyoruz? Şu referandum ve sivil anayasa tartışmaları niye çıktı zannediyorsunuz?

Bir de Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’nin külahını Ali’ye vere vere, gelmiş geçmiş tüm siyasi partiler din üzerinden nemalanmak gayesi ile dinsel konularda şirinleri oynamışlardır. İşte bugün laiklik konusunda geldiğimiz nokta budur. Laikliğin rafa kaldırılması ve dinsel bir rejime doğru gidilmesinin altında Ali ve Veli’nin külah değişimi vardır.

Fıkrayı bilirsiniz. Akıl hastanesi bahçesinde dolaşan bir hastaya yoldan geçen birisi sormuş:

-İçeride kaç kişisiniz?

Akıl hastası bu soruya şu soruyla karşılık vermiş:

-Siz dışarda kaç kişisiniz?

Bizim bu laiklik konusu da içerdekiler ve dışardakiler hesabına benzedi. Ne yazık ki demokrat ve Atatürkçüyüm diyenlerin halen, “Türkiye laiktir, laik kalacak!” sloganı atmaktan başka, hiçbir şey yapmadıklarıdır.

Çarşaf şov, türban şov, kutlu doğum haftası şov yapmakla, içerdekiler, dışardakiler hesabını yapmakla, AKP’den oy çalacaklarını düşünenlere tek bir sözümüz var.

Aptallık etmeyin, adam gibi Atatürk ilke ve inkılaplarına sarılın, din konusunda şirinleri oynamayın.