SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

DERTLERİ ZEVK EDİNDİM BENDE NEŞE NE ARAR

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

            Adam dertli. Adam burnundan soluyor! Adam belli ki benimle konuşmak, konuşarak kafayı dağıtmak istiyor…

            Gel dedim, sana bir çay söyleyeyim de sohbet edelim biraz. Çaylarımız gelmeden adam başladı makineli tüfek gibi konuşmaya, “Emekli olduğumu biliyorsun. Bu devirde tek maaşla çocuk okutmanın zorluğunu da biliyorsun. Kız üniversiteyi bitirdi, 3 yıldır iş arıyor. İş bulacağız ama başını örtmesi gerekirmiş. Ben kızıma nasıl giyineceğini nasıl söylerim? Hem söylesem dinlemez ya! Biz gözümüzü açtık, kendimizi hür bulduk, dayatmalara karşı durduk…”

            Bıraksak daha konuşacak, lafa girdim, “Biliyorsun her şeyin başı siyaset!” dedim…

            Lafın sonunu açık bıraktık ki esip gürleyen dostumuzun seçimlerde hangi partiyi desteklediğini öğrenmeye çalışalım. Siyasete girmedi, belli ki oyumu AKP’ye verdim diyemiyor.

            Üstüne gitmedim, adam zaten yaralı… Gel sana bir fıkra anlatayım dedim…

            Süleyman Nazif’in karşısına sakat, dilsiz bir dilenci çıkmış, halini gösterip sadaka istemiş. Süleyman Nazif adamı itip geçerken, “Bana ne” demiş. “Seni bu hale kim getirdiyse git derdini ona anlat!”

            Ne demek istediğimi anladı mı anlamadı mı bilemiyorum ama çaylarımız da geldiği için konuşmamızda duraklama oldu.

            Adam çay içerken bile konuşma vaziyeti alınca yine araya girdim. Ve Nazım’ın Dünyanın en tuhaf mahluku şiirinden,

            … Ve bu dünyada bu zulüm senin sayende.

                 Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğere

                  Ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

                  Kabahat senin,

                  Demeye dilim varmıyor ama

                  Kabahatin çoğu senin canım kardeşim!”

Ne demek istediğimi anladı mı anlamadı mı bilemiyorum. Sadece cılız bir sesle, “Eyvallah” dedi.

Gitmeye kalktım, yüzüme haklısın der gibi baktı. Ben bu kısa sohbetin cacığını çıkarmadan oradan ayrıldım. Yalnız başıma Kristal Cafe’nin önünden geçerken kulaklarımda “Dertleri zevk edindim neşe bende ne arar?” şarkısının nameleri çınlıyordu.