SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

CUMHURİYET SAVCISI…

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51

Eski Adalet Bakanlarından Mahmut Esat Bozkurt, Lozan’da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından “Hukuk Reformu yapmakta” görevlendirilir.

Hukuk alanında yapılacak değişiklikler, yasalar zaman zaman Atatürk’ün huzurunda tartışılır. Bir gün Atatürk’ün huzurunda fikir tartışması yapılırken, Bozkurt’un tepesinde şimşekler çaktırır:

“ Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?”

Cumhuriyet Başbakanı, Cumhuriyet Bakanı, Cumhuriyet Müsteşarı, Cumhuriyet Valisi, Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da, neden Cumhuriyet Savcısı?

Atatürk, Bakan Bozkurt’a döner ve bu ayrıcılık ile ilgili olarak; “Ne diyorsun?” diye sorar.

Bakan Bozkurt’un cevabı çok net olur:

“ Çünkü, öyle zaman olur ki, Cumhuriyet’i korumak için Başbakandan, Bakandan, Müsteşardan, Validen, Büyük elçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o Cumhuriyet Savcısı’dır.”

Atatürk gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. “Devam et Bozkurt” der.

Cumhuriyet Savcıları üzerine, günümüz Türkiye’sinde neler söylenmiyor ki, hele hele “Güven” konusunda…

SAATLER İLERİ-GERİ ALININCA…

Efendim, “Enerji Tasarrufu” diye alışagelinen moda üzerine saatlerimiz yılda iki defa bir ileri, bir geri alınıyor ya, meğerse bu konu mizah dünyamıza bile konu olmuş.

Taner Altıntop’un Çetin Altan’a gönderdiği bu fıkrayı bendeniz de köşeme aldım ve sizlerle paylaşmak istedim.

Ve istedim ki, diplomatik yorumların, analizlerin, öngörülerin yoğunluğundan, sizlerde mizah dünyasına kaçamak yaparak, “oh be dünya varmış!” diyelim…

Sonra, beni bilirsiniz, ben öyle etliye sütlüye pek karışmam. Benim için önemli olan; okuyucuya doğru bilgiler verirken, biraz da onlara gülümsemeyi unutturmamaya yardımcı olmaktır.

Uzatmayalım, bizim Temel saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki tüm saatleri toplayıp, hepsini de satın almış olduğu saatçi, Dursun’a götürmüş:

  • Ha alasun hepsinu ceru, demiş;yukarılardan ha puyla isteniyu.

Dursun:

  • Yo yo demiş;sadece bir saatun ceru alınmasu isteniyu. Sadece bir tanesini verebilursun ceru.

 

Kimisi:

  • Devlet, hukuktan önce gelir, diyor.

Kimi:

  • Hukuksuz devlete, dense dense çete denir, diyor.

Kimi:

  • Söz konusu vatan olunca, gerisi teferruat oluyor, diyor.

Kimi:

  • Teferruat göz ardı edilince; ekonomi, rafa kaldırıldığından emekçi kesimi eşekten düşmüş karpuza döner, diyor.

O öyle diyor, bu böyle diyor, şu şöyle diyor, derken bazıları da eğitimin içine şey ederken, her değişikliği reform sananlar, her seferinde heyecanlanıp ayağa fırlayanlar, sonra içi boş çuval gibi çökenler…

Oysa değişen çok şey vardır ama, ülkemizin güzel insanları hala işin farkında değil. İşin farkında olunca da “Ah kaderim, vah kaderim!” diye dövünür.

Böyle dövünmeler çok olunca, bizlere de M.Akif’in sözleriyle şöyle cevap verilir, demek düşer:

“Kadermiş, öyle mi? Haşa bu söz değil doğru.

Belanı istedin, Allah da verdi…

Doğrusu bu.”