SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BUNLARI YAZMAMIZ İÇİN BİR SEBEP VAR MIYDI?

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 12.07.2021 00:03

Lafın sonunu baştan söyleyelim:

“Olmuyor beyler, olmuyor, yakışmıyor!”

Türkiye insanım milletvekili veya ballı kaymaklı bir koltuk kaptı mı, 404 denilen tutkalla yapışmış gibi, sahip olduğu koltuktan bir türlü ayrılmak istemez.

Siyasal partilerimizde parti başkanları, bazı istisnalar olsa da, çoğunluk kaptığı koltuğu kendi isteği ile asla bırakmaz. Bu durum milletvekilliğinde de var.

Milletvekili, sözde milletin temsilcisi ama, millet olarak sen onu seçemiyor, partinin başındaki genel başkan seçiyor. Bunun adına da demokratik seçim diyorlar…

İşin tuhaf yanı, seni temsil hakkı kazanan, senin vekilin kabul edilen kişi, kanunlar karşısında sana karşı “Dokunulmazlık!” hakkı kazanıyor.

İşin bir başka ilginç yönü, seçilsin diye parti başkanının aday gösterdiği kişiyi, tanımıyorsun. Seçim süresince görürsün, bazılarımız ise hiç görmeden, neyin nesi kimin fesi olduğunu bilmeden sandığa gider parti amblemine mühürü basarsın.

Buna da demokratik seçim diyorlar.

Sana da “Demokrat!” diyorlar…

Sen, sevgili kardeşim, milletvekilliğinin zamanımızdaki tanımını biliyor musun?

Hayır mı?

Bak, ben sana kısaca açıklayayım:

“Yetkileri elinden alınmış, dokunulmazlık zırhına bürünmüş, beş yıl boyunca hayır veya evet diye parmak kaldıran, iki yıl parmak kaldırma süresini doldurduktan sonra, en yüksek emeklilik maaşı almayı hak kazanan, seçildikten sonra defalarca seçilmeyi meslek haline getirebilen kişilerdir.

Tekrar ediyorum. Bu sistem, bu düzen değişmedikçe, partilerin demokrasiden bahsetmeye hakları yoktur. Hele kendilerini sosyal demokrat diyen CHP’nin üyelerine güvenmeyip, milletvekili adaylarının liderlerinin seçmesi, CHP’ye yakışmıyor.

Bunları yazmak için bir sebep var mıydı?

Sahneyi siyasete baksanıza…

Aynı seçim oyununun bilmem kaçıncı perdesi yine eskisi gibi açılacakmış.…

Yani, aç perdeyi, kapa perdeyi hep sahte demokrasi oyunu…

Perdeciler ve oyuncular yorulmadı ama, seyirci denilen vatandaşlar yoruldu…

Sahi bunları yazmam için yazmamız için bir sebep var mıydı?

Biz yazdık, karar seyircinin…