SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BU YAZIMIZIN BAŞLIĞINI SİZ KOYAR MISINIZ?

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

 

 Efendiiim…

Haberiniz var mı, bilmem ama tam bir ay oldu fıkra yazmadım. Niye yazmadığıma gelince, kiminiz okuyor, kiminiz okumuyor.

Kardeşim dedim. İster okusunlar ister okumasınlar, demek benim fıkralarımı okumuyorsunuzun kızgınlığı ile, aldım kalemi eli döşendim fıkralarımı dizelemeye:

 ‘’ ingilizin biri, Arap sömürgelerinden birinde vazifeliymiş. Bir gün trene binip uzak bir yere gitmesi gerekiyormuş ingilizin. istasyona ininceye kadar tren, düdüğünü çekmiş, almış başını, düzülmüş yola.

İlk istasyonda biraz fazla bekleyeceğini hesaplayan açıkgöz İngiliz, peşinden yetişmek için bir eşek kiralamış hemen -, düşmüş yola.

Eşeğin sahibi de dili bir karış dışarıda, koşarmış eşeğin arkasından kan ter içinde kalan Arap, başlamış ne kadar küfür bilirse verip veriştirmeye velhasıl ana avrat düz gidiyormuş.

 Tek kelime A  rapça bilmeyen İngiliz, bu küfürleri eşeği gayrete getirmek için söylediğini sanıyor, üstelik de keyifleniyormuş sövgülere…

Karşıdan gelen bir dalkavuk durumu çakmış; heeey, mister, demiş ingilize, bu adam boyuna kalaylıyor seni.

Boşvermiş mister.

Gayretli dalkavuk, bırakır mı peşini yedi ceddini dipten doruğa boyuyor, ana avrat düz gidiyor, senin kılın bile kıpırdamıyor diye morfinlenmiş boyuna. İngilizin tepesi atmış. Eee demiş, istasyona yetişmeme bir zarar varmı? Senin ki şaşkın şaşkın, ne zararı olsun yok tabii…

İngiliz, bırak demiş, sövebildiği kadar sövsün öyleyse!...’’ fıkrayı Rıfat Ilgaz’ın meşrutiyet kıraathanesi adlı kitabından kendi dili ile aktardım.

Nereden çıktı şu fıkra hikayesi demenizi bekliyorum ama, sizlerden ‘’gık’’ yok. Bu suskunluğun nedenini biliyorum ama, yine efendilik bizde kalsın deyip, kendi sorumuza, yine kendimiz yanıt verelim.

Biliyorsunuz ki, internet denilen iletişim aracı, veba gibi sardı ortalığı… eğer internet hastalığına tutulmuşsanız, facebook denilen siteye girdiğinizde ne görürsünüz? Bin bir çeşit küfür…

İşte, bu nedenle aldık kalemi elimize, bir salladık kılıca üstün kalemimizi ve hoop karşımıza Rıfat Ilgaz’ın bu fıkra biçimli fıkrası çıkıverdi.

Yaaa, işte durum bundan ibaret. Yoksa, benim fıkralı yazılarım epey okunuyor. Bakmayın siz benim serzenişlerine haydi haydi şimdilik eren kalın.