SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BEYNİNİ TAMİR ETTİRENLER

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:46

Hikaye mi?

Biz de çoook…

Hikaye anlatmasını bilmezsek, rahmetli Hasan Pulur hocamın aktardığı hikayeler ne güne duruyor? Bir tanesini alırsın, biraz allar pullar, sonra da yazıp birilerine yakıştırırsın.

Ülkenin birinde çok ünlü beyin cerrahları varmış. Hele birisinin marifeti hepsinden büyükmüş. O, beyin tamir ediyormuş.

Diyelim ki, kafanız çalışmıyor, gördüğünüzü, duyduğunuzu, okuduğunuzu anlamıyor veya unutuyorsunuz, hemen bizim beyin tamircisine gidiyorsunuz:

“Doktor bey benim beynim çalışmıyor, Yaşar hocamın yazdıklarını bile anlamıyorum, lütfen benim beynimi tamir ediver!”

Doktor hastasına yatıştırır:

“Dur bakalım, sakinleş, bir görelim de ondan sonra karara varalım. Yat bakalım şu masaya!”

Adam masaya yatar, doktor kafasını açıp beynini çıkarır:

“Yahu senin beynin berbat olmuş!”

“Yaaa, ben sana söyledim. Bildiğin gibi değil! Ne yapacağız şimdi?”

Ünlü cerrah düşünmüş, taşınmış, biraz da kaşınmış:

“Bu beynin tamir edilmesi gerek…”

“Aman doktor ne lazımsa yap!”

“Beynin on beş-yirmi gün bende kalacak. İyice tamir edeceğim, bazı parçaları eksik, yedek parçacılara bakacağız, olmazsa karaborsadan alacağız.”

“Kurbanın olayım, ne istersen yap!”

“15-20 gün beyinsiz dolaşabilir misin?”

“Ne yapalım dolaşacağız!”

Cerrah beyni bir kavanoza koyar, adamın kafatasını diker ve adamı yollar.

Aradan 15 gün geçer, beyin tamir edilmiş ama, adam piyasada yok!

Bir ay olmuş, adam yok!

2 ay olmuş, 3 ay olmuş adam yok!

Doktor bir gün sokakta giderken bir kalabalık görmüş. Adamın birini alkışlayıp, “öl de ölelim, yürü de yürüyelim!” naralarıyla bir hengâmedir gidiyor. Doktor biraz dikkat edince, bakmış hastası. Hemen koşmuş, kalabalığı yarmış, kulağına fısıldamış:

“Yahu beynine alsana, tamir ettim!”

Adam doktora şöyle bir bakmış:

“Çaktırma, istemem artık sende kalsın, ben politikacı oldum!”

Hikaye böyle bitiyor. Hasan hocam hikayenin sonunu şöyle bağlıyor:

“Şu hale bakın, nasıl da uydurup yakıştırıyorlar değil mi? Hiç bu hikaye politikacıya yakıştırılır mı? Kim bilir hangi beyinsizin marifeti?”

Gerçekten öyle değil mi? Neleri nelere yakıştırıyorlar! Hem de en olmayacak şeyleri, en olmayacaklara yakıştırarak…

En iyisi allayıp pullayıp aktardığımız hikayemizi şöyle bitirelim.

Sürçü lisan ettikse, AF OLA…