SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BEN, PARTİ BAŞKANI OLSAM!..

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

Devekuşu politikası, iş yaranan bir politika değildir. Eğer karşınızdaki rakipler, devletin bütün gücünü ellerinde bulunduruyorlarsa, seçimlerde başarı kazanmanın tek koşulu, rakibin söylemlerinin hacrinde bir takım radikal kararlar almaktır.
Türkiye 1970’lerin Türkiye’si değil. Türkiye’mizin köylüsü artık kentleşmiştir. Bu nedenle çarpık kentleşmenin ve kentlere göç edip, ekonomik sorunlarla uğraşan kesime ait neler yapabilirizin hesabını yapmalıyız.
Türkiye insanının ikinci sorunu da, halklar arasındaki ekonomik ve özgürlükler konusudur. Bu nedenle bazı şeyleri başımızı kuma sokarak görmemek devri geçmiştir. Acaba ne diyecekler? Ben böyle böyle konuşursam, hangi kesimin hoşuna gider, hangi kesimdekilerin oyunu kaybederim korkaklığından vazgeçmek gerekir.
Evet bir devir kapatıldı, bir başka devire geçildi. Bu nedenle, eğer ben bir parti başkanı olsam, halkımın karşısına şu sloganlarla çıkarım:
-Kaçak sarayı satar, orasını otel yaparım.
- Taşeronlaşmaya son veririm. Bu konuda kendi belediyelerimle bunu hemen hayata geçiririm.
- Büyükşehir yasasını değiştirir, illerin özelliğine göre bölgesel belediyecilik yapılmasına olanak sağlarım. Örneğin Balıkesir gibi kentleri üç bölgede toplarım.
- Belediyelere özerklik veririm.
- Stratejik alanların özelleştirmesini durdururum.
-Asgari ücreti kaldırır, eşit işe eşit ücret prensibini getiririm.
-Eğitimi parasız hale getirir, kaliteli öğretmen yetiştirmek için kapanmış olan öğretmen liselerinin yerine, öğretmen okullarını yeniden açarım. (İhtiyacı karşılayacak kadar)
- Yök’ü kaldırırım.
- Cem evlerini ibadethane haline getiririm.
-Resmi dil Türkçe olmak üzere, ana dilde örgenimi serbest bırakırım.
- Ekonomi konusunda halkın anlayabileceği dilde, insan odaklı kararları açıklar, işsizliği nasıl önleneceği konusunda projeler sunarım.
-Özgürlüklerin kısıtlandığı torba yasalarla gündemde olan yasaları kaldırılması konusunda neler yapılacağını açıklarım.
-Sosyal konularda, işsizlik sigortası konularında neler yapılacağı konusunda kaynak göstererek yapacağım işleri anlatırım.
- Köyün toprakları köylünündür deyip, mera ve benzer boş arazileri köylüye dağıtacağımı beyan ederim.
- ÖTV denilen özel tüketim vergisinin canına okuyacağımı belirtirim.
- Seçim yasasını değiştirir, %10 barajını kaldırırım.
- Milletvekili dokunulmazlığını kaldırırım.
- Emeklilerin sorunlarını, bilhassa ekonomik durumlarını düzeltme konusunda iyileştirme yapacağımı açıklarım.
-Partilerdeki liderlik sultasını belirli bir süreye bağlar, her türlü seçimden tabanın (parti üyelerinin) görüşünü alarak adaylarımı belirlerim.
-Milletvekili seçimlerinde 2 dönem şartını getiririm.

Benim naçizane olarak aklıma takılanlar şimdilik bu kadar. Buraya kadar sayabildiğim öngörülerin, birçoğu CHP seçim bildirgelerinde zaten var. Yalnız, bu öngörülerin bildirgelerde olmasına rağmen, çoğu yerine getirilmediği için inandırıcılık taşımıyor. Örneğin, CHP kendisine bağlı yerel yönetimlerde taşeronlaşmayı kaldırsa, size neler olabilir?
Kısacası, artık bir yerlerden başlamak zamanı gelmedi mi?
“Geldi diyeceğinizi bildiğim için, Haydi hayırlısı olur düşüncesi ile yaptığımız lafıgüzarlıklar için de affınıza sığınarak, şimdilik Esen Kalın.