SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BEN KIZIYORUM, YA SİZLER?...

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51

Gemi, demir almış, kalkacak. Gemideki üç tayfa kaptanla kavga edip ayrıldıkları için tayfa eksikliği meydana gelir.

Kaptan, belki işi görülür diye, rıhtımın kenarında oturan, ayaklarını denize sallandıran üç kişi görür ve hemen bu kişilere haber gönderir:

_ Eğer işleri yoksa gelip tayfa olsunlar…

Bizimkilerin üçü de işsiz güçsüz takımından.. Çağrıyı duyunca, hemen gelip tayfa olmayı kabullenmişler.

Gemi, açılmış; karadan uzaklaşıp uçsuz bucaksız denizde ilerlemeye başlamış. Kaptan bir ara yeni aldığı bu tayfaları yanına çağırmış.

_ Gelin bakalım… Sizler ne işle meşgulsünüz?

Biri öne çıkar:

_ Ben çok iyi görürüm…

_ Neyi görürsün?

Adam, elini kaşlarının üzerine götürür ve sonu görünmeyen açık denize bakar:

_ Efendim, karşıda Hint padişahının sarayı var. Sarayın üçüncü katında, soldan ikinci pencere açık. Padişahın kızı, elinde altın iğne ile atlas yorgana ipek ibrişimle nakış işliyor…

Kaptan “ Lahavle” deyip, öbürüne döner:

_ Peki, sen ne iş yaparsın?

_ Ben de çok iyi duyarım…

_ Neyi duyarsın?

_ Hani biraz önce arkadaşım, Hint padişahının sarayında altın iğne ile atlaş yorgana nakış işleyen padişahın kızını görmüştü ya…

_ Evet, görmüştü!..

_ Tamam, duydum!

_ Neyi duydun be adam?

_ Padişahın kızı var ya… Hani altın iğne ile nakış işleyen…

_ Evet, ne olmuş ona? Yoksa şarkı mı söylüyor?

_ Hayır, Efendim, elindeki altın iğne atlas üzerine düştü ve “ Tınn” diye bir ses çıkardı… İşte onu duydum…

Kaptan hırsından herifleri denize atacak ama sabredip bir de üçüncüye sorar:

_ Sen ne iş yapardın?

Adam hiç düşünmeden cevap verir:

_ Ben kızarım efendim!

_ Niye kızıyorsun?

Adam iki arkadaşını gösterir:

_ İşte böyle münasebetsiz palavracılara!..

Öykümüzde geçen münasebetsiz palavracılar o kadar çok ki. Hele hele siyaset arenasında bolluğuna bereket… Say say bitmez.

Yalnız, kızanların sayısı da az değil hani. Bana sorarsanız, ben kızan guruptanım. Niye mi kızıyorum?

Ülkemin yeraltı ve yer üstü zenginliklerini yabancılara satanlara, ülkemdeki işsizliği önleyemeyenlere… Ülkemde kan gövdeyi götürürken, başka ülkelerin iç işlerine karışanlara…

Ben kızıyorum efendim.

İşçi, memur, emekli, açlık sınırında yaşama savaşı verirken, kişi başına düşen milli gelirin on milyon doları geçtiğini söyleyenlere.

Ergenekon, balyoz davaları ile ilgili olarak yıllardır süren tutukluluk garabetini ortadan kaldırmayanlara.

Kızıyorum.

Demokratik hak ve özgürlükler konusunda ahkâm kesip, binlerce insanımızın katili Apo deneline katili savunanlara… Benim polisime, öğretmenime, askerime kurşun atan eşkıyalara ve bunların yandaşlarına…

Ben, bunlara kızıyorum.

Seçimler öncesi vaatlerini unutup, bunun tam aksini uygulayan veya verdikleri sözleri yerine getirmeyen siyasilere…

Ben kızıyorum.

Daha nelere kızdığımı sayayım mı?

Haydi, bundan sonrasını da sizler tamamlayın. İşin içinden çıkamadınız değil mi? Demek ki, kızılacak o kadar çok şey var ki. Örneğin; “ Ben Bandırma sevdalısıyım!” ifadelerinde bulunan, ilçenin Belediye Başkanının icraatlarına engel olan ve herkese hakaret eden, Milletvekili Sayın Öztaylan’a kızmaz mısınız?

Haydi, bundan sonrasını sizler sayın dedim ama dayanamadım. Hele sizlerin “ Hangisinden başlayayım?” der gibi durakladığınızı görünce, hiç de etik olmayan kızabileceğim bir davranışı ilave ediverdim.

Ben susuyorum, söz sizde…