SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BASINI SUSTURMA EYLEMİ

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48

 

            “Yıl 1954 idi galiba, Dünya gazetesi ile DP’nin Devlet Bakanı Dr. Mükerrem Saral kapışmışlardı, Bedii Faik bakanla ilgili bazı iddialar yazıyordu… Bir sabah baktık ki Bedii Faik tutuklanmış…

            Hayrola ne olmuş?

            Tutuklanma gerekçesi şu:

            “Bedii Faik’in daha fazla suç işlemesini önlemek için…”

            Görüyorsunuz o tarihlerde beğenmediğimiz DP iktidarı ne kadar insaflı bir iktidardı!

            Bakıyorlar, Bedii Faik her gün bir suç işliyor, bu suçlar üst üste yığıla yığıla büyüyor, bu yüzden de başı derde girecek, yıllar yılı hapishanelerde sürünecek, “Dur yazma!” deseler dinlemiyor, yazıyor. O zaman, “Yazık günah adama, çoluk çocuğu var, hapishanelerde sürünecek deyip on beş günlüğüne içeri alıyorlar…

            Hasan Pulur hocam böyle anlatır, “Basın hürdür sansür edilir!” başlıklı yazısında gazetecilere yapılan trajikomik baskıları…

            Şimdi Allahları var bunlar da onlardan farklı değil!

            Onlar, yani, DP’liler, “suç işlenmesini önlemek için gazetecileri içeri atıyorlardı.”  Bunlar suç işlenmesini önlemek için yazı yazdırmıyorlar. Eğer aradaki farkı anladınızsa, doğrusu bunlar daha nazik!

            Korkuyorlar desek, kimden korkacaklar? Ergenekonun olmayan davalarında bir güzel hallettiler her şeyi. Fetö konusunda kendilerine çeşitli bahanelerle ne kadar muhalif varsa bir güzel onları da saf dışı bıraktılar. Şimdi sıra geride kalan Sözcü gazetesinin kendilerine muhalif birkaç gazetecisini susturmak harekatına geldi…

            Koskoca iktidar, hemi de yıllardır tek başına ülkeyi yöneten, bir kelimeyle her şeyi değiştirebilecek güce sahip bir iktidar niye böyle davranıyor?

            Şu hale bakın, Fetö aleyhinde yazı yazmak Fetöcü olmamak anlamında değilmiş!

            Şimdiye dek yaptıkları hatalar nedeniyle korktuklarından kendilerine karşı muhalefet yapan herkesi susturma savaşı içerisine girdiler.

            Gazetecileri, yazarları susturmaya kalkan her iktidar gidici demektir.

            Kısacası, korkunun eceler faydası olmadığına göre…