SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BARIŞ …

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

Makedonya Kralı Filipos oğlu İskender’in ne kadar akıllı bir kişi olduğunu bir at sayesinde almamış!

 İskender, bu küheylana binenlerin neden gazaya uğradıklarını, toprağı bir güzel öpmelerinin nedenini kazazedeleri seyrede seyrede öğrenmiş.

İskender, atla binicileri izlerken hayvanın kendi gölgesinden ürküttüğü için azdığını anlamış. Ata bindiğinde güneşe doğru sürünce, atın gölgesi arkaya düştüğü için, azgınlaşan atın hiçbir şey yapmadığı böylece anlaşılmış.

Kral Filipos, oğlunun ne kadar akıllı olduğuyla övünüp, İskender’in daha bilgili olması için, çağın ünlü bilgini Aristoles’e göndermiş. Aristoles, İskender’i eğitmiş ama İskender’in savaş tutkusuna engel olamamış.

 Bundan sonrası sizlerin de bildiği gibi İskender, cihangirlik tutkuları ile ordusunu arkasına takıp, tüm dünyayı fethetmeye kalkmış.

Aklımda kaldığı kadarıyla bu öyküvari olayı neden anlattığımı ben de pek bilmiyorum. Düşünselliğim içinde ancak şöyle bir yargıya varabilirim.

Her bir savaşın ardından hangi nedeninin yattığının cevabını, kişioğlu ancak savaşın sonunda anlar. Savaşçılığın iyi bir şey olmadığını anlar ama, çoğu kez iş işten geçmiş olur.

 Eğer, yine hatırlayacak olursanız, sohbetimizin sonucuna belki de bu olay bağlayıcı olabilir.

İskender, savaşın sonunda ölüler arasında dolaşırken, hocasına sorar:

-Aristo Bu nedir?

Bilgi yanıt verir:

 -Zafer ve hiç!..

Evet, çoğu kez (yalnız at değil) insanoğlu da kendi gölgesinden korkup azgınlaşabiliyor. Çağımızda olan savaşlar gölgesinden korkan ve azgınlaşan liderlerin savaşı değil mi?

Onun için, her zaman BARIŞ, BARIŞ diyoruz.