SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BANA MESAJ ÇEKMEYİN

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

BANA MESAJ ÇEKMEYİN

Televizyonda oturmuş parti başkanlarının grup toplantılarında birbiriyle yaptığı o güzelim tartışmaları izliyorum! Tartışmaların bir tek sözünü bile kaçırmaya niyetim yok.Zira,ortada vatanseverlik yarışı var!

Böyle önemli bir konuya odaklanmışken, telefonum acı acı titremesin mi?

Baktım mesaj gelmiş, açtım okumak için şöyle bir satır dizisi çıktı karşıma... “En iyi yanan odunlar eski odunlar, en iyi şaraplar eski şaraplar, en iyi dostlar unutulmayanlardır. Seni çok özledim..."

isim misim yok. Numaraya bakıyorum bildiğim bir numara değil...

Aman, boş ver diyeceğim ama, bu kadar mesaj ustası olan birinin kim olduğunu merak ettim. Aradım.

Sonuç sıfır. Ben, mesajlaşmayı oldum olası sevemedim. Cep telefonun gittikçe küçülen tuşlarına dolma kalem kadar parmaklarla birkaç kez üst üste basarak yazı oluşturmayı bir türlü beceremiyorum. Bu nedenle de kimseye mesaj göndermiyorum.

Ayrıca "Mesaj göndereceğim ama, mesaj göndereceğim kişiye uygun mu,değil mi?" işin birde bu yönü var.Konuşmakla ve iki kelimeyi bir araya getirmekte zorlanan yurdum insanı cep telefonunun tuşları vasıtasıyla döktürüyor adeta.Vallahi,billahi herkes tek parmak tuş vasıtası ile şair... Bizim belediye markalı özel halk otobüslerine binersiniz, yaşınız gereği gençlerden birinin kalkıp size yer vermesini içinizden geçirirsiniz.

Ama nerde...

Her gencin elinde cep telefonu,hepsi mesajlaşma işini mesai başında gibi! Parmaklar tuşlarda,gözler aynı işlevde,habire yoğun bir mesai girdabında olmanın şevki ile,kafalarını kaldırıp size bakmıyorlar bile.

Araba sizin binmenizden sonra hareket eder,siz bir taraftan düşmemek için mücadele ederken,yan taraftan birinin telefonundan "mehter marşı" ile bir arama sesi ile irkilirsiniz.Telefonu çalan kişi başlar karşısındaki kişi ile konuşmaya: "Alo,ha sen misin kanka ?...

Yahu iyi ki aradın. Akşama bize gel de Fener maçını izlemeye gidelim." Arada biraz sessizlik. Sonra yine maç üzerine TV8'in Gökmen bey'i gibi konuşmalar...

Siz, bütün konuşmanın neredeyse tamamını dinlemek zorunda kaldığınız için,konuşmanın ana fikrini bir çırpıda çözersiniz...

Akşam olmuş evin yolunu tutmuşsunuz. Etrafınızda gelip geçenler hem uygun adım yürüyorlar, hem mesaj çekiyorlar. Hepsinin yüzüne bakıyorum ama hepsinin elinde telefon, hepsi iş peşinde. Velhasıl, AB'ye giremedik ama mesaj çekme konusunda olsun, telefon kullanmada rekor üstüne rekor kırıyoruz. Ne diyelim? Allah akıl fikir versin...