SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

“BABALAR GÜNÜ” DEYİP GEÇMEYİN;

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

ÖPÜN BABANIZIN ELİNİ…

Öğretmen bir öğrencisine:

-Bana dolandırıcılığı anlatınız.

-Dolandırıcılık sizin beni sınıfta bırakmanızdır.

-Bu ne utanmazlık. Nasıl böyle bir cevap verebilirisiniz?

-Peki tabi hocam. Hukuk tariflerine göre dolandırıcılık bir kişinin “bilgisizliğinden” yararlanarak onu zarara sokan bir davranıştır.

                Sohbetimiz konusu başka ama okulların tatile girmesi nedeni ile öğretmen ve öğrencilerimize fıkramız ile merhaba deyip iyi tatiller dileğimizi sunmak için böyle başladık. Tabi tatile çıkacak ekonomik güçleri varsa!..

Zeki Eyüpoğlu, “Etimoloji sözlüğünde” “Babanın” Farsçadan gelme bir sözcük olduğunu yazıyor. “Bâbâ’dan” yani “Baba” diyor. Sözcüğün baba olarak son biçimini alışını çocuk dilinde ki doğak seslerle söyleme biçimine bağlarken yine de bunun köken sorununu çözmeye yeterli olamayacağını belirtiyor.

Baba deyince aklınıza öncelik olarak kendi babanız mı yoksa muzurluk olsun diye başka tiplemesi mi gelir bilmiyorum.

Bildiğim tek şey eğer politikacı iseniz “kurtar bizi baba!..” tarihi söz kalıntılarını hatırlacağınızdır.

Eğer sadece bir vatandaş iseniz doğal olarak kendi babalığınızı veya babanızı ilk önce düşüneceksiniz.

Bazılarınız ise hocamız “babalar gününü” hatırlıyor deyip bu kapitalist düzenin getirimi ile bugünü kutlamamızı tavsiye ediyor herhalde diye bir karar kalacak…

Efendim, sayın Yalvaç Ural “babalar günü” ile ilgili olarak atasözleri, deyim ve ne kadar bileşik sözcük varsa rahmetli Ahmet Erbulak’ın katkılarıyla toplayıp yazısına aktarmıştır.

Bendeniz böyle gün mün hikayelerine sıcak bakmasam da, işin içine “baba” girince bazen işler değişir.

Eğer varsa müsade ederseniz, lafazanlığı bırakıp alıntımızı aktaralım:

“Babalar koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.” Babadan babaya babadan oğla geçermiş bugün. Adamın babasının adı Hıdır’mış, söylenene göre elinden gelen budurmuş. Kimisi baba değil, Trabzon babasıymış, kimisi efendi babasıymış, kimisi Adem baba, kimisi de Şam babası.  Kimisi varsıl fukar babasıymış kimisi ballı baba, kimisi baba yiğitmiş, bu yüzden çekermiş babasını. Kimisine göre babasının çiftliği değilmiş bura. Kimisi baba adammış, kimisi babacan. Kimisi baba dostu, kimi büyükbaba, kimi kayınbaba, kimi üvey baba, kimide iskele babasıymış.

Ağa babalarda varmış, dede babalarda. Hemşerimiz olmaktan başka yakınlığı yok ama noel babalarda, Bektaşı babası da varmış. Para babası, dert babası da. Baba olmak zor işmiş, baba yarası da. Bazen babanın oğlu olmakta sıkta olmasa baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş. Babaya rahmet okumamış, baba nasihati dinlememiş, baba evine, baba ocağına, baba yadigarına, babadan kalma şeylere hatta babaanneye sevgi ve saygı göstermemiş.

Ama baba tatlısı yemiş, maçta bir baba hindi demiş. Baba soylu olamamış. Baba mirası yemiş, baba tarafını aramamış, baba diyarına gitmemiş, dert babası hiç olmamış.

Şam babasına yaklaşmış, büyüyüp baba olunca o da anlamış babalığın değerini hatırlamış kendi babasını.

Olmamak için bir kez olsun yaşamda iskele babası, hatırlatmış herkese yalnızca bugün değil her gün sevgi ile, saygıyla babasını anmasını.

Bu kadar alıntı lafazanlığı yeter. Madem haziran ayının 3.haftasında “BABALAR GÜNÜ”  kutlanıyor, büyüklerinizde böyle diyor. O zaman geriye tek bir şey kalıyor.

Haydi, öpün babanızın elini…