SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

AYNALAR

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

 

Bizde “Aynalar” üzerine ünlü bir söz vardır:

“Aynalar seni çirkin gösteriyorsa, aynalara kızma” diye…

Bu arada aynalara kızanlarımız ve aynaları suçlayanlarımız çok olmalı ki; onca şair, yazar, sanatçı ve birde bunlara eklenen siyasetçi aynalara bakıp bir başka türlü parçalanıp, ortalığa dökülüverdi. Neyse ki, sonunda bir devrim yapıldı ve aynalar insanlarımızı değişik göstermeye başladı. Artık aynalar imajımızı çağdaş göstermeye başladı !

Bilgi ve tecrübelerimizle bir başka göstermenin alemi içerisinde çok mutlu olduk!

Ne mutlu bize.

Hele hele kıyafet konusu..

Kavruk, sarık, serpuş, takke, fes, kalpak, silindir, melon, fötr, kasket, çarşaf, ferece, türban..

Kafamıza giydiklerimize bakınca, ne kadar çok değiştirmişisiz kendimizi aynalar karşısında. Kafamıza giydiklerimizi değiştirdik ama, bir tanesini hiç değiştirmedik.

O nedir?

Kafamızın içi..

Kafamızın değişmediğinin ispatı da, al külah ver takke benzetmesine uygun olarak sürüp giden siyasi çekişmelerin ışığında parel devlet, derin devlet, Ortadoğu’da ki vahşet ve diğerleri..

Aynalar üzerine çok söz söylenir, masallara konu edilir, üzerine şarkılar söylenir, fıkralar üretilir. Örneğin; vaktiyle Çinli bir köylü, bir şeyler almak için ilk kez kente gitmeye karar vermiş. Yola çıkmadan önce de karısı, kendisinden bir ricada bulunmuş:

-Bana bir tarak al; hatırlaya bilecek misin?

Çinli:

-Nasıl yani, demiş; nasıl bir şey şu tarak?

Karısı, o sırada hilal biçimindeki ayı göstermiş gökte.

-Çok basit demiş; işte bak, gökteki ayın hilal biçimi. Göğe bakıp, hilali görünce hatırlarsın.

Çinli köylü, 10 günlük zorlu bir yürüyüşten sonra varmış kente. Gerekenleri almak içinde 2-3 gün kentte kalmış. Ve birden hatırlamış karısının kendisinden bir şey istediğini. Hatırlamak için hemen gökteki aya bakmış. O sırada ay, hilal değil dolunay görüntüsündeymiş. Çinli köylü, yüsyuvarlak aya benzeyen şey olarak bir “Ayna” almış.

Yine 10 günlük bir geri dönüşten sonra evine varmış. Karısına aldığı aynayı vermiş. Hayatında hiç “ayna” görmemiş olan kadın aynaya bakınca çığlık atmış, koşa koşa annesinin yanına gitmiş:

-Anneciğim, ah anneciğim demiş; bizim ki ilk kez kente gitti ya benden çok daha güzel bir kadın alıp gelmiş oradan. Al bak gör istersen sende..

Anne  de alıp bakmış aynaya:

-Üzülmene hiç  gerek yok kızım, demiş; hiç merak etme, senden çok daha yaşlı birini alıp gelmiş eve…

**

Aynalar üzerine öykümüz böyle.

Ne derler?

“Aynalar yalan söylemez” ama önemli olan aynalardaki görüntüyü kabullenmek. Gelin görün ki, bizler aynalardaki görüntüleri bir başka türlü görüyor ve algılıyoruz. Siyasi arenadakiler ise aynaya bakmazlar. Eğer bakabilseler, gerçek yüzlerini görüp, ona göre davranabilseler o zaman her şeyin daha güzel olabileceğini anlayabilirler belki..

Aynalara kızanlar, aynaların yalan söylediğini düşünürler. Zira kabahatin kafa yapılarındaki arıza olduğunu kabullenmezler.

Sonuçta, belki doğru dürüst aynalara bakar ve de aynaların yalan söylemediğine inanırlar.

Esen kalın.