SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

AVARE KUŞLAR

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

Emeklilere toplumun “avare kuşları” derler. Onlara baktığınızda çoğu için hayat sanki yeniden başlıyor gibidir. Bazıları ise içine düştüğü boşluğun etkisiyle ürkek, çekingen, kızgın, sinirli, kimi geçmiş günlerin geçmişte kaldığına kendisini inandırmış, sakin ve iddiasızdır. Onları ilgilendiren en önemli konu: GEÇİM DERDİ…

            Onları Cumhuriyet meydanındaki çınarların altında görmek, onların belediye banklarında saatlerce, yurt meselelerinden, ekonomik durumlarından, kısacası her konudan yaptıkları sohbetleri dinlemek başka bir alemdir…           

            Onları her gün gördüğüm için, hepsini ismen tanımasam bile simalarını ezberlediğim için, bir kaçını göremezsem çoğu kez üzülür, bu “avare kuşların” nerede olduğunu merak ederim. “Hayatın bugün var yarın yok” öyküsünü ezberleme yaşında olduğumdandır belki de…

            Bugün hava serin. Bazıları havuz başı ikametgahına gelmişse de büyük çoğunluğunu göremedim. Kimler var kimler yok diye göz gezdirirken uzaktan benim yaşlarımda, meydanı kaplayan kaygan çin granitlerinden dolayı düşme korkusu içinde ağır ağır yürümeye çalışan bir adam geldi yanıma. Kıyafeti derli toplu. Belli ki gün görmüş bir emekli… Selamlaştık:

  • Günaydın beyefendi.

Bana dikkatli dikkatli baktı:

  • Siz yoksa…

Gülümsedim.

  • Yaşar Kırbıyık ben.

O da kendini tanıttı. Meğer yıllar önce Adıyaman’da birkaç aylık tanışıklığımız olmuş, “Yine yazıyor musun” dedi. “Evet” dedim. Kendisi hakkında soru sormaya kalkışacaktım ki o anlatmaya devam etti. “Ben köye yerleştim. Bildiğin gibi Adıyamanlıyım. Orada pederden kalma 3-5 dönüm arazi kalmıştı da onlara bir şeyler ekip dikmeye çalışıyorum. Çocuklar evlendi. Çalıştığım lokanta sahipleri değişti. Ben de emekli olup köye kapağı atmak zorunda kaldım.

      Böyle konuşurken davetim üzerine karşıdaki cafeye gittik. Çaylarımızı içinceye kadar eski günlerimizden bahsettik. Ben ders saati geldiği için ayrılmak isteyince, “Ne güzel demek hala öğretmenlik ve yazarlık yapıyorsun, tekrar görüşelim” diye benden önce davranarak yanımdan ayrıldı.

     

Onu ders çıkışı kaldığı otelde aradım ama ayrıldığını söylediler. Birkaç gün sonra, “avare kuş” misali köyüne döndüğünü öğrendim.  Bizim gibiler böyledir işte. Ne demişler: BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ…