SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ADALET

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48

                Çok eski çağlarda krallıkla idare edile bir ülke varmış. Fakat bu ülkede hukuk ve hakimler de varmış.

                Törelere göre bir vatandaş öldüğünde şehir merkezindeki dev çan bir defa çalınırmış. Eşraftan biri öldüğünde çan iki defa, büyük bir devlet adamı ölürse üç defa çalınırmış. Ülkenin kralı öldüğünde ise çan dört defa çalınırmış.

                Gel zaman git zaman… Şehirde bir olay olur, iş mahkemeye intikal eder. Davanın sanığı olarak mahkeme huzuruna çıkarılan kişinin masumiyeti bütün vatandaşlar tarafından bilindiği halde beraat beklenilen bir davadan sürpriz bir karar çıkar. Sanık para cezasına çarptırılmıştır. Sanık, “hayır” falan diyerek itiraz etse de karar aynen kalır. Mahkeme biter, herkesin dağılacağı esnada dev çanın sesi duyulur. Çan bir defa, iki, üç derken dördüncü de kralın öldüğünde çalınan sayıya gelmesine rağmen  gonlaması kesilmez ve sayı altıya çıkar!

                Herkes bunun ne anlama geldiğini öğrenmek için çanın bulunduğu meydana koşar. Bir de bakarlar ki çanı, haksız yere mahkum edilen adam çalmaktadır.

                Sorarlar:

  • Ne demek beş altı defa çan çalmak? Kraldan daha büyük kim var?

Cevap şaşırtıcı olduğu kadar anlamlıdır. Çanı çalan kişi:

  • ADALET ÖLDÜ!

Bu bir masal. İşin gerçek yüzüne dönersek adalet konusunda Kur’an’da  Nisa Suresinin 135.

Ayeti şöyledir, “Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan kendiniz, ana babanız ve yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olun. Zengin olsun, fakir olsunlar. Allah onlara sizden daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, doğru şahitlik etmez, yahut şahitlikten kaçarsanız, biliniz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”

Bu masalı ve  Nisa Suresinden bir ayeti aktarırken asıl amacım, Eren Erdem’in adalet orucuna

dikkat çekmektir. Din bezirganlığı yapan iktidarın adaleti ne hale getirdiğinin resmini göstermekti. İkinci amacım, yürüyüşü yapanların Eren Erdem’e neden destek olmadıklarını sorgulamaktır.

                Lütfen, Eren Erdem’in çığlığını duyun ve bu adaletsizliği ortadan kaldırın.