SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

70…

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

70…

            Doğduğum günü rahmetli annem bile hatırlamazdı. Rahmetli babam ise, “Buğday harmanında doğdun!” der, sonra da senden önceki çocuklarımız yaşamadığı için senin adını Yaşar koyduk, doğum tarihini bir- iki yıl geciktirerek yazdırdık diye itiraflarda bulunurdu.

            Doğduğum günün üzerinden yazları, kışları, baharları sayarsak 70 yıl geçmiş…

            Gerçi her yaşta hayatın bir tadı vardır derler bizler de bu söze ara sıra kulak kabartırız.

            Gençlik ile yaşlılık hakkındaki bir başka saptamalar da şöyle:

            Gençler için günler kısa, yıllar uzun; yaşlılar için günler uzun yıllar kısa…

            Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilseydi…

            Yılar geçtikçe insanın sık sık duymaya alıştığı sözler de değişiyor.

            20 yaş dostlarıyla konuşurken, gülerek soruyorum:

            -Bakalım 50 yıl sonra benim yaşıma geldiğinde ne yapacaksın?

            Aldığım yanıt çok acayip!

            -Ben o kadar yaşayamam ki?

            Neden böyle yanıt veriyorlar diye pek düşünmem. Bendeniz de 30’unda, 40’ ında hatta 70’ indeyken 80’ e varılamayacak gibi görüyorum yaşam çizgimi.

            1925 yılında 30 yaşındayken “maarif vekili” olan Mustafa Necati, “Hayat bir katakulliden ibarettir” demiş.

            Sonra da 35 yaşında hayata veda etmiş. Gerçekten hayat böyle hayali bir yutturmacadan mı ibaretti?

            Ben neler gördüğümün neler geçirdiğimin muhasebesini hiç yapmam. Bu nedenle de hayatı “katakulli” olarak görmeyenlerdenim.

            Örneğin; Yahya Kemal yaşlılığında şöyle demiş:

            Gördüm ve anladım yaşamak macerasını,

            Baki idiyse ruh eğer dilemezdim bekasını.

            Ben de bir türlü görüp anlayamadım yaşamak macerasını ancak bir daha görüp anlamaya çalışmak da istemem.

            Nasıl isteyeyim ki ihtilaller, darbeler ve korkulu günler sığdırmışım bu 70 yılın içerisine.

            Anladığım tek bir şey var o da severek yaptığım öğretmenlik…

            Victor Hugo82’sinde yazdığı son şiirinden birini şöyle bitirmiş:

            Tanrım aç bana karanlıkların kapısını,

            Artık kaybolmam gerek.

            Bir dahaki yılın 1 temmuzunda buluşmak üzere diyorum. İş, ortadan kaybolmaya gelince, hele bir Victor Hugo’ nun yaşına gelelim de “kaybolmayı” ondan sonra düşünelim!