SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

29 Ekim 1938

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:46

“…O gün Cumhuriyet’in 15. yaş günüydü. Ankara Hipodromu’nda törenler öncesinde Celal Bayar Ata’nın orduya mesajını okurken, O; saray’da kısılıp kaldığı yatağında Salih Bozok’a durup durup, “Ah Ankara… Ah Ankara’ya gidemedik…” diye yakınıyordu. Akşam olunca havai fişekler gökyüzünü aydınlatmaya ve patırtıları duyulmaya başlandı. Atatürk bu gürültüyle uyandı ve zile basıp sofracı Kamil’i çağırdı:

“Bu patırtılar ne?”

Sofracı Kamil, Atatürk’ü üzmemiş olmak için;

“Gök gürlüyor paşam” diye yanıtladı.

Atatürk yanıtın amacını ve saflığını anlayınca dudağının kenarıyla gülümsedi ve “Hadi Enayi…” dedi.

Yaverler ilgililere telefon edip, havai fişek gösterisinin durdurulmasını istediler. O sırada hiç beklenmedik bir şey oldu. 29 Ekim töreninden dönen Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerini taşıyan vapur Dolmabahçe önünden geçiyordu. Öğrenciler vapurdan “Atamızı görmek istiyoruz” diye bağırıyorlardı. Ardından da İstiklal marşı ve 100. Yıl marşını söylemeye başladılar. “Çıktık açık alınla, 10 yılda her savaştan” dizeleri Dolmabahçe’nin duvarlarında çınlıyordu.

Kılıç Ali:

“Atatürk’ün müteessir olmaması için durmayıp, yollarına devam etmelerini elimle işaret ediyordum. Vapurdakiler, elimi sallayarak ilerlemeleri için işaret verişimi, Atatürk’ün mukabelesi zannetmiş olacaklar ki, “Varol… Yaşa” sesleri göklere çıkıyor, gençlerin bu coşkun tezahüratı etrafı çınlatıyordu. Geri çekildim. Kapının önündeki paravanın arkasından Atatürk’e baktım. Yatağından doğrulmuş, oturuyor.  Talebenin yaptığı bu tezahürattan müteessir olmuş, gözleri dolmuştu. Atatürk, gözyaşlarını daha fazla tutamamıştı.”

Yanındakiler, son düşmanı ölümle savaşan bu kudretli adamın ilk kez, o gün ağladığını gördüler.”

Can Dündar “Sarı Zeybek” isimli kitabında Atatürk’ün son 29 Ekim gününü böyle anlatıyor.

97. yıl dönümü kutladığımız Cumhuriyetimiz için ne söyleyebiliriz ki? İşte her şey ortada. Her şeye rağmen ümidimizi kaybetmeden, Onun değerlerine sahip çıkma hayaliyle, Cumhuriyet Bayramınızı bayramımız kutlu olsun.

Hislerimize, tercüman olması dileğiyle sizleri Aşık Mahsuni’nin birkaç dizesiyle baş başa bırakıyorum: “Kurban olam yürüdüğün yollara

Kara peçe yakışmıyor kullara

UYAN bak bizim hallara

Sarı saçlı, mavi gözlüm

Nerede, nerde, nerdesin dost”