güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

28 ŞUBAT - 2

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

 

                28 ŞUBAT DEVAMMI EDİYOR YOKSA TAMAMEN BİTTİ Mİ?

                28 ŞUBAT 2017 Başbakan Erbakan hoca.

                Yer, Milli güvenlik kurulu salonu, Milli güvenlik kurulu üyeleri  ve saatlerce süren toplantı.

O devlet terbiyesi görmüş, Ömrünü  Türkiye nin kalkınmasına adamış, iktidar ortağı olduğu dönemlerde, kendi  ağır sanayimiz, kendi motorumuz, kendi  tankımız demiş, YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE yi kurmaya adamış bir başbakan var. Karşısında ise ömürlerini bu milletin milli ve manevi değerlerine karşı kendilerini bilemiş, bırakın devlet terbiyesini, insan olma duygusunu bile kaybetmiş, hırsları ve düşmanlıkları, şer güçler adına millete rağmen racon kesen, hakaret dolu sözler ile ERBAKAN hoca ya hücum eden sözüm ona ASKERLER var.

                Ve ERBAKAN hocanın o boncuk boncuk terleyen yüzü…

                Sonra, adına post modern dedikleri darbe…

                Yok edilmeye çalışılan bir milli anlayış.

                Soygunlar, zulümler. Görevden almalar. Devletin tüm kurumlarında, memurlara yapılan baskılar, sürgünler. Zulümler. O dönem bu zulmü yaşayan bir ferdim.

                Sadece ben mi? Asla değil, toplum da her eve bu zulüm yapıldı. Her fert bundan etkilendi. Her dini ve milli kurum bu zulmü zerresine kadar yaşadı.

                Bu süreçte İstiklal mahkemelerinde olduğu gibi PARALEL YAPININ  hakim ve savcıları ile 28 Şubatçıların hakim ve savcıları, düzmece mahkemeler kurdu. Olmayan örgütler üretildi. Tek suçu kitap yazmak ve okumak olan yüzlerce insan bu mahkemeler de yargılandı.  Tek sucu okuyama çalışmak isteyen binlerce genç kızımız, bunları savunmak için binlerce ebeveyn  bu mahkemelerde yargılandı. Bunların bir kısmı zamanla  tahliye edildi. Bir kısmı ise  haksız yere halen içeride. Suçlarını bile bilmiyorlar. 600 kişi olduğu söyleniyor.

                Zulüm ile abad olunmaz diye bir deyim vardır.  Bir kişiye haksız zulmedilse, arş titrer. Şah titrer. Ne biri yüzlerce o dönemden kalma  devam eden zulüm ve  zalimler var. O açıdan 28 Şubat davaları yeniden gözden geçirilmeli, yeniden yargılanmalar yapılmalı. O dönemin savcı ve hakimleri var ise onlar da mutlaka gözden geçirilmelidir.

O dönemde haksız yere görevinden alınmış binlerce bürokrat var. Yıllarca bu bürokratlara görev verilmedi. Onların yerine Paralel yapının elamanlarına görev verildi. Bu paralel yapının bürokratları ise deşifre olanları kendileri temizledi, ama hala devletin kritik noktalarında görev yaptıkları iddiası var. Aslında bunu tespit etmek çok zor değil, görevden alınanların referanslarına bakılsa, onların devlette işlerinin takip edilenleri bir gözden geçirilse gerçek hemen ortaya çıkar. Kripto lukları filan kalmaz.

                Ama 28 şubatta mağdur edilen bürokratlar ne Anadolu da, ne ANKARA da hala etkili yerlere ve makamlara getirilmedi.

                Hapis yatanlar hala çıkarılmadı. 

                Bu konuda önemli gelişmeler yok mu?  Elbette var. Hem de azımsanmayacak kadar çok var. Reis bu konuda gerekeni yapmaya çalışıyor.  Ama bir Reis ne yapsın.

                Bu konuda toplumsal bilinçlenme lazım. O dönemin defterleri tekrar karıştırılmalı. Her il ve ilçe de bu millete zulüm edilen bürokratlar gözden mutlaka geçirilmeli.

                Paralel yapının üzerine ne kadar gidiliyor ise 28 Şubatçı  bürokratların üzerine de mutlaka gidilmeli. O dönemin hesapları bunlardan mutlaka sorulmalı.

                Ben siyasi yapının bunu yapacak gücünün olduğunu biliyorum.  Ama yeni siyasetçilerin bu birikimlerinin olmadığını görüyorum. Ama ana omurga da görev yapan siyasilerimizde bu bilgi ve birikim var. Çünkü hepsi 28 Şubat mağduru. O halde yukarıdan bunun talimatı verilmeli, Anadolu nun her vilayetinde, her ilçesinde 28 Şubat cı lar gözden geçirilmeli.

                Bu tipler 15 Temmuz başarılı olsa idi 15 Temmuz cu olurdu. 28 Şubat başarılı oldu, dönemin koşullarında başarılı oldu, 28 Şubat cı oldular.

                Tahmin ediyorum çoğu 15 Temmuz da meydanlar da yok idi. Ama ertesi günden itibaren meydanların devamlı müdavimleri olmaya başladılar.

                O halde yakın tarihimizden bari ders alalım. Bu milletin evlatlarına zulüm edenleri ödüllendirmeyelim. Bu millete yazık etmeyelim.

                27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ta bu işi başaranlar, 15 Temmuz u denediler. Ama bu millet ve Onun temsilcisi, TAYYİP ERDOĞAN ın önderliğinde 15 TEMMUZ  u bunların başına geçirdi.

                Ama daha önce bu işin vurucu timliğini yapan 28 Şubatçıların  yaptıkları da yanına kar kalmasın.

Mutlaka hesabı sorulsun.  Yoksa bu millet’e yazık olur.

Burada sadece REİS değil, Reis in önderliğinde, etkili ve yetkili tüm birimler ile  topyekûn   bir mücadele lazım.  Kişiler bildiklerini yaşadıklarını, bunları yaşatanları ilgili ve yetkili mercilere anlatmalı, yazmalı…

               

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.