güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

GÖZDEN KAÇANLAR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Gözden mi kaçıyor, gözden mi kaçırılıyor?

Doğrusunu söylemek gerekirse pek emin değilim.

En azından gözden kaçtığını düşünmek istiyorum.

Hulki Cevizoğlu'nun "Ceviz Kabuğu" programında izlemişsinizdir. Atatürk'le ilgili her biri diğerinden değerli 10'un üzerinde önemli eseri bulunan araştırmacı tarihçi yazar Sinan Meydan, 10 Ağustos'ta “Oy kullanmayacağını” açıkladı.

Gerekçesini de, Atatürk'ün Erzurum ve Sivas Kongrelerinde mandacılığı savunarak çözüm arayışı içinde olanlara karşı "Ehven-i şer olmaz" çıkışına dayandırdı. 

Atatürk, strateji uzmanıdır. Onlarca yıl sonrasını okuyabilen olağanüstü öngörüsü ve zamanlamayı çok iyi kullanabilen taktisyen özellikleriyle dahidir. Potansiyelin oluşmasını sabırla bekleyebilen eşsiz bir ustadır. Atatürk, Anafartalar'da, Büyük Taarruz'da, Hilafetin kaldırılarak yerine çağdaş bir devlet kurulmasında ve siyaset sahnesinde de görülmüştür ki, yemeğin pişmesini beklerken, damak tadı profesörüdür.

Kurtuluş Savaşı'nda, halkın örgütlenebilmesi için 4 yıla yakın bekledi.

Neden?

Emperyalist güçler İstanbul'u düşürdükten sonra isteseydi Samsun'a 1918'de çıkamaz mıydı? Savaşmak için 26 Ağustos 1922'yi neden bekledi acaba?

Burada koşulların oluşmasına yani “Zamanlama ayarına” dikkat çekmek istiyorum.

Yokluklar, yoksulluklar içinde gelen onlarca “Zafer” rastlantı olabilir mi?

İngilizlerin ünlü Savunma Bakanı ve Başbakanı Churchill, “Dünyaya yüz yılda bir dahi gelir. Bu yüz yılın dahisi de, kahramanı da Atatürk'tür” derken, yeniden seçilebilmek için seçmenlerine yatırım mı yapıyordu? İngiltere'deki siyasette böylesine mantıksızca ticaret düşünülebilir mi?

Winston Churchill, Atatürk'ün olağanüstü zeki ve olağanüstü bir lider olduğunu anlatıyordu. Kendisini eleştiren milletvekillerine, Atatürk'ün karşısında hiç kimsenin hiç bir şey yapamıyacağını anımsatıyordu.

Dönelim Atatürkçülüğünden kuşku duymadığım değerli yazar Sinan Meydan'ın, “Kemalist olmak zor zamanların ideolojisidir” dedikten sonra yaptığı “Cumhur seçiminde oy kullanmayacağım” açıklamasına.

Yazarın 2009'da yayımladığı “Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları: Parola Nuh” adlı kitabından alıntı yaparak devam edelim: “... Mustafa Kemal, İttihatçıların “Hayalci” ve “Mantıksız” adımlarının Osmanlı'yı bir felakete doğru sürüklediğini daha 1912'de görmüştür. Trablusgarp Savaşı'nın sonlarına doğru 29 Temmuz 1912'de Derne'den Yarbay Behiç Erkin'e yazdığı mektupta şöyle demiştir: “İhtiraslar, cehalet ve mantıksızlık yüzünden koca Osmanlı Devleti'ni mahvedeceğiz. Kuvvetli bir Osmanlı İmparatorluğu vücuda getirmeyi düşünürken, vaktinden evvel esir, sefil ve rezil olacağız.

1912'de “İhtiras,” Cehalet” ve “Mantıksızlık” yüzünden Osmanlı'nın mahvolacağını ifade eden Mustafa Kemal'i çok geçmeden yaşanan gelişmeler doğrulamıştır. Ancak genç subay Mustafa Kemal her şeye rağmen mücadele etmeye kararlıdır. Bu kararlılığını aynı mektupta, “Hatanın kimlerde ve nerede olduğunu bilmiyorum. Lakin her ne olursa olsun, memleket çöküş yoluna terk edilmeyecektir” diyerek ifade etmiştir.

Görüldüğü gibi Mustafa Kemal daha 1912'de, “Lakin her ne olursa olsun, memleket çöküş yoluna terk edilmeyecektir” diyerek, emperyalist kuşatmaya karşı “Vatanı savunacağının” ilk işaretlerini vermiştir.” (Atatürk 31 yaşında)

Mustafa Kemal, ne pahasına olursa olsun Anadolu'yu koruma kararlılığındadır. Balkan Savaşı'nda Bulgarların Edirne önlerine gelmeleri üzerine, İstanbul ve Anadolu tehdit altına düşünce Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa'ya zehir zemberek bir rapor yazmıştır. 17 Şubat 1913 tarihinde kaleme alınan bu raporda genç subay Mustafa Kemal, büyük bir “Kararlılık, cesaret” ve  “Kendine güvenle” Osmanlı Harbiye Bakanı'na önerilerde bulunmuştur.” (Atatürk 32 yaşında)

Atatürk'ün üstlerine yazdığı raporlar ve mektuplar birbirini izlemiştir. 

Sinan Meydan'ın kitabındaki yazdıklarından da anlaşıldığı gibi amaç, zaman kazanarak koşulların oluşmasını sağlamaktır.

Toplumun doğal önderliğini üstlenmiş durumdaki Yazar, kendine göre koşulların oluştuğunu düşünüyor olabilir ancak, halkın önüne çıkarak Atatürk'ü örnek gösterdikten sonra oy kullanmayacağını söylemesi doğru olmamıştır.

Gelinen noktadaki adaylar içinde kimin cumhurbaşkanı olacağı pek önemli değildir. Önemli olan zamandır, zemindir, güçlenebilmektir, 2015'i düşünebilmektir. ...ve kazanabilmektir!

1919'daki “Ehven-i şer” koşuları başka, 2014'deki “Ehven-i şer” koşulları başka.

Sevgili Sinan Meydan, acele etmek niye? Acele etmeyle, ecele gitme arasındaki ince çizgiyi görebilmektir önemli olan.

Sen gelmezsen AKP bir fazla olur.

Cumhuriyetin cacığa dönüştürülen değerlerini yerine koyamadıkça ne değişir?

Daha zor günler yaşayacağımız ufuktadır. Zor zamanların idealistleri erken havlu atmamalıdır. Öncelikle bir nefes daha fazla yaşamayı düşünmelidir.

Kimin, kime su taşıdığı belli olsun deniliyorsa, onun zamanı şimdi değildir.

Unutulmasın, devrimcinin öncelikli görevi önce devrilmemektir.

İBRAHİM BURSALI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.