güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

Aşırı Zayıflık ve Aşırı Şişmanlık Sorunu

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

Görünürde bir hastalığı olmayan, fazla kilolu insanların, check-up taramalarında, başta karaciğer yağlanması, kan yağlarında yükselme, şeker metabolizma kusurları gibi sinsi hastalıklar başlamış olabiliyor. Kilo derecesi arttıkça bu hastalıkların görülme sıklığı ve şiddeti de artıyor.

Görünürde bir hastalığı olmayan, fazla kilolu insanların, check-up taramalarında, başta karaciğer yağlanması, kan yağlarında yükselme, şeker metabolizma kusurları gibi sinsi hastalıklar başlamış olabiliyor. Kilo derecesi arttıkça bu hastalıkların görülme
sıklığı ve şiddeti de artıyor. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya aşırı zayıflık ve aşırı şişmanlık konusunda bilgi veriyor:

Yağ hücresi insan vücudu için tıpkı akciğerler, kalp ve beyin gibi çok önemli bir organdır. Vücutta özellikle Vitamin A, D, E, K'nın depo yeridir. Vücut ısısını sağlar, dışarıdan gelen darbeleri çeker kemik kırılmalarını önler. Bazı hormonların sentez yeridir. O nedenle bir insanın vücudunda sıfır yağ olması sağlıklı yaşamla bağdaşmaz. Yağ dokusu mutlaka
vücutta olmalıdır. Fakat bu oran kadınlarda vücut ağırlığının %30'undan erkeklerde %25'inden fazla olursa başta kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı, eklem
hastalıkları ve birçok kanser türüne neden olabiliyor.

Son yapılan bazı araştırma sonuçlarına göre metabolik hastalığı olan orta derecede kilo
fazlalığı olanların, zayıf metabolik hastalığı olanlara göre daha uzun yaşadığı gösterilmiş. Bu durumu hemen kabullenmeden önce bazı noktaların daha iyi sorgulanması gerekmektedir.

Birçok hekim kilo fazlalığı olan hastasına guideline'lar bilgisinde, zayıflara göre, daha sıkı tedavi rejimleri uygulamakta. Aynı zamanda kilo fazlalığı olanları daha yakından ve daha sıkı takip etmenin de bu konuda rolü olabilir. Yani doktor kontrolünün ve verilen
tedavilerin daha sıkı ve yakından takip ediliyor olması da burada ömür uzatıcı etkisi olabileceğini düşündürüyor. Aynı zamanda her ne kadar birçok metabolik hastalık kötü
yaşam tarzı ve kilo ile bağlantılı olsa da bazı durumlarda zayıfların bu hastalıklara yakalanmasının nedeni taşıdığı bir genden dolayı da olabiliyor. Bu gensel
geçiş beraberindeki hastalık gidişatını daha kötü yönde etkileyebiliyor.

Bununla birlikte metabolik hastalığı olan ve zayıf diye
tanımlanan grubun metabolik obezitesinin olup olmadığınında iyi açığa çıkarılması
gerekiyor. İnsanların iç organlarındaki yağlanma çok ciddi bir sorundur.

Metabolik obezite denilen grup, standart vücut-kitle ölçümlerine göre normal kabul edilen ancak kötü beslenen ve spor yapmayan gruptur. Bu durumda hafif kilolu ve egzersiz yapan birinin, zayıf ama egzersiz yapmayanlara göre metabolik kontrolü daha iyi olabiliyor. Egzersiz eşlik eden hastalık progresyonunu da önleyebililiyor.

Gerçekten çok kapsamlı olan bu araştırmanın en can alıcı noktasının daha iyi vurgulanması gerekiyor. Hafif fazla kilolular %6 daha uzun yaşarken, morbid obezler yani ciddi kilo problemi olanlar %29 daha kısa yaşıyor. Sonuçta aslında bildiğimiz ve
kabullendiğimiz bir gerçeği bir kez daha görüyoruz; çok zayıflık da
çok şişmanlık da zarar; doğrusu orta karar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.