güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

İcra Takibi Nedir? (1)

Yazının Giriş Tarihi: 12.02.2024 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.02.2024 19:39

İcra takibi, borçlunun borcunu herhangi bir sebeple ifa etmemesi halinde alacaklının bu borcu devlet gücü ile tahsil etmek üzere İcra Müdürlüğü nezdinde başlattığı takiptir. İcra ilamlı ve ilamsız olmak üzere iki türe ayrılır. İlamlı icra bir mahkeme kararına dayanılarak başlatılan icra türüdür.

İlamsız icra ise ortada bir mahkeme kararı bulunmaksızın para ve teminat alacaklarının tahsili için başlatılabilecek icra türüdür. Ek olarak para veya teminat niteliğinde olmasa da, kiralanan bir taşınmazın tahliyesi de icra müdürlüğünden ilamsız icra yolu ile istenebilir. 

Bu makalede sadece uygulamada en sık karşılaşılan ilamsız icradaki takip yollarından genel haciz yoluyla takip ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip hakkında bilgi verilecek, iflas yolu ile takiplerden, kiralanan taşınmazın ilamsız icra yolu ile takibinden ve ilamlı icradaki takip yollarından bahsedilmeyecektir.

Genel Haciz Yolu ile Takip (İlamsız İcra)

Elinde kambiyo senedi (çek, senet, poliçe) veya ilam (mahkeme kararı) olmayan alacaklı, alacağı ipotek ya da rehinle de temin edilmemişse, icra müdürlüğüne giderek genel haciz yoluyla takip başlatabilir. İcra takibi başlatabilmek için takip talebine alacağın varlığını ispat eden bir belge eklemek zorunlu değildir.

Elbette alacağı ispat eden sözleşme, taahhütname vs. evraklar var ise bunlar gelecekte alacağın ispatına yardımcı olacağından eklenmesi faydalı olacaktır.

İlamsız icra takipleri kural olarak yetkili icra dairelerinde açılır. Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi yok ise borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkili merci olur.

Eğer para ve teminat alacağı bir sözleşmeden doğmuş ise, sözleşmenin ifa edileceği yerin icra dairesi de söz konusu takipte yetkili merci olur. Bunun dışında borçlu yetkisiz bir icra dairesinde başlatılan takibe yetki yönünden itiraz etmez ise takibin başlatıldığı icra dairesi de yetkili olur.

Borçlu Olmadığını Düşünen Kişi İcra Dairesinden Gönderilen Ödeme Emrini Aldığında Ne Yapmalıdır?

Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu, icra dairesi tarafından kendisine gönderilen ödeme emrine 7 gün içinde itirazlarını bildirirse, takip durur. İtiraz süresi içinde itiraz edilmezse ödeme emri ve icra takibi kesinleşir. Çünkü yedi günlük süre hak düşürücü süredir. İtiraz süresi hesaplanırken borçlunun kendisine gönderilen tebliğ tarihi yani borçlunun tebellüğ ettiği tarih esas alınır. 

Ödeme emrini tebliğ alan kişi borçlu olmadığını düşünüyorsa ödeme emrine itiraz edebilir. Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz, ödeme emrini gönderen icra dairesine yapılır. Ancak takibe başka bir icra dairesi aracılığı ile de itiraz edilebilir. Bu durumda nöbetçi icra dairesi itiraz dilekçesini kabul eder ve ait olduğu icra dairesine gönderir.

Bu yola sadece ödeme emrini gönderen icra dairesi başka bir ilde ise başvurulmalıdır. Örneğin İstanbul’da Anadolu Yakasında oturan bir borçlu, İstanbul Avrupa Yakasında bulunan Çağlayan adliyesinden gelen ödeme emrine, kendisine daha yakın olan İstanbul Anadolu adliyesinden değil doğrudan Çağlayan adliyesinden itiraz dilekçesi sunmalıdır.

Aynı dilekçede hem icra dairesinin yetkisiz olduğuna hem de borca itiraz edilebilir. Yetki itirazı borca itiraz ile birlikte yapılmalıdır.

İtiraz icra müdürünce tutanağa bağlanmak kaydıyla sözlü olarak da yapılabilir; ancak her zaman yazılı yapılmasında fayda vardır. Şirket adına yapılan itirazlarda şirket bir avukat ile temsil edilmiyorsa imza sirkülerindeki yetki kurallarına riayet edilerek itiraz dilekçesi imzalanmalıdır.

Borçlunun ifadesinden icra takibine itiraz iradesinin anlaşılıyor olması gerekmektedir. Borcun tamamına itiraz edilebileceği gibi bir kısmına da itiraz edilebilir. Borcun bir kısmına itiraz söz konusu olduğunda, borçlu kısmi itirazda bulunduğu borç miktarını açıkça bildirmek zorundadır. Borca kısmi itiraz durumunda itiraz edilmeyen kısım için takip kesinleşir.

Borçlu borca dayanak gösterilen belgedeki imzaya itiraz etmek istiyorsa, imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır. Borca, yetkiye ya da imzaya itiraz etmeyen borçlu, 7 gün içinde gerçeğe uygun mal beyanında bulunmak zorundadır.Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.