SON DAKİKA
Hava Durumu

Yunus İle Karıştırılan Halk Ozanı Ümmi Sinan

Yazının Giriş Tarihi: 26.10.2021 00:04

Anne ve babası hakkında da yeterli bilgiler elde yoktur. Sadece Süleyman ve Selami Halil adlarında iki oğlunun mevcudiyeti bilinmektedir. Medrese eğitimini gördükten sonraki dönemde Halvetî büyüklerinden olan Şeyh Eroğlu Nuri’ye bağlandı. Medresede ilimle meşgul olurken buradan ayrılıp tasavvufa yönelmesinde gördüğü bir rüyanın etkisi olduğu belirtilmektedir. Bu şahsın vefatından sonra da yerine geçerek insanları irşat etmeye başladı.

Şöhreti saray çevresine kadar yayılan Ümmi Sinan, gündüzleri kendi ismiyle anılan medresede ders verdi. Geceleri ise zamanını tasavvufa ayırarak vaaz ve nasihatlerde bulundu. İnsanları irşat etmekle meşgul olurken çok sayıda şiir kaleme aldı. Şiirlerinden oluşan iki eser vücuda getirdi. Tahminen doksan yıl gibi uzun bir ömür yaşadıktan sonra bazı kaynaklara göre Elmalı ve bazılarına göre de İstanbul’da vefat etti (1657).

Yunus Emre ve Mevlana’nın takipçisi olarak kabul gören Ümmi Sinan, şiirlerini daha çok aruz vezniyle yazdı. Ayrıca hece vezni ile de yazdığı şiirleri vardır. Şiirlerinde kendi anlayış ve düşüncelerini, tarikat anlayışını dile getirdi. İnsan, varlık, ilahi aşk gibi temalar üzerinde durdu. Yazılarında sade bir Türkçe kullandı.

Çok yünlü bir insan olan Ümmi Sinan, yazılarında gerçek adını kullanmayıp mahlas olarak Ümmi Sinan’ı kullandı. Alim, müderris, şair, mutasavvıf ve ahlak adamı olarak tanınıp şöhret buldu. Bu özelliklerinden ötürü zamanında çok sevilip sayıldı. Yunus Emre’nin bir takipçisi olarak; ilahilerinde İslam tasavvufu, aşk, yaratılış, varlık ve bilgi gibi konuları işlerken sade ama, önemli manalar içeren ifadeler kullandı.

Ümmi Sinan ilahilerinde kullandığı dil itibariyle tam bir Yunus takipçisi olarak ortaya çıktı. İlahilerinde işlediği tema ve kullandığı dil, tanınıp şöhret olmasında önemli bir etken oldu. Birçok şiiri bestelenip dilden dile dolaşmaya başladı, kendisinden sonra gelen birçok şair ve mutasavvıfı etkiledi. Yaşadığı toplum ile bütünleşerek üstüne düşen görevleri yapmaya ve gerekli yerde insanlara telkinde bulunmaya çalıştı.

Risale-i Nur ve Son Şahitlerde ismi zikredilen Ümmi Sinan’ın birkaç beytine de yer verilmektedir. Bir sohbet esnasında Üstad’ın talebelerinden Sabri, Süleyman, Bekir ve Tevfik, kendi meslekleri ve Sözlerle ilgili niyette bulunduktan sonra, Ümmi Sinan’ın Divan’ını rastgele açtıklarında karşılarına; hak söz, nur söz, ifadelerinin çıkması hayret etmelerine sebep oldu.

Ümmi Sinan;

Derim ki yardımcım Allah,

Şefaatçim Resulullah.

Ki bürhanım kitabullah,

Budur berideki hak söz.

Senin kapında kul çoktur,

Hesabı, haddi hiç yoktur.

Ve lâkin bir dahi yoktur.

Sinan-ı Ümmî gibi nur söz. Devam edecek…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.