güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

YENİ KÜÇÜK ZAFERLERLE BÜYÜK ZAFERLERİ UNUTTURMAK KURU HAYALDİR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

Değerli okurlarım,

Milletçe şanlı Tarihimiz diye övündüğümüz diğer milletlere oranla hakikaten çok farklı sahalarda çok farklı kapsamlı ve içerikli pek çok tarihi olay yaşamış bir milletizdir. Tarihimizin sayfaları arasında farklı sahalarda kurulmuş yüzlerce Türk devleti görmek mümkün olduğu gibi yine tarihimizin sayfaların da milletimizin başlarında ki farklı yöneticilerle pek çok farklı millete karşı zaferler ve yenilgiler yaşadığını görmemiz mümkündür. Kurduğumuz büyüklü küçüklü devlet bünyesinde yaşanılan pek çok hezimet ve onların en az 2 katı aysısında zaferler yaşamak durumunda kalmış bir milletizdir. Öyle ki İsmini hatırlayamadığım şair tarihimiz konusunda şu mısraları dile getirmiştir:

 Ben Türküm istemem başka bir ad şan

Cumhuriyet törem yasadır ceddim

Yavru bir tay gibi enime doğan

Tarihi bir zaman önümde yeddim

 

Evet hakikaten yeryüzündeki Tarihi uzun zaman biz Türkler yaratmış yönlendirip biçimlendirmişizdir. Ne var ki Tarih yapmada ki becerikliliğimizi Tarih yazmada gösteremediğimizden hep başkalarından öğrenmek durumunda kalmışımdır. Neyse ki ulu önder her sahada olduğu gibi tarih sahasında da öncülüğünü göstermiş Türk tarih kurumunu kurup yeni bir anlayışla Türk tarihçiliğini ortaya koymaya girişmiştir. Tarihimiz bu sayede gelişmiştir ama son zamanlarda ortaya çıkan gerici kafalar Osmanlıcılar İslam Tarihi ve zihniyetini taşıyanlar Osmanlı hayranları yani yeni Osmanlıcılar harlayan Türk tarihçiliğini yine Türk tarihi olmaktan çıkarma girişimine yönelmişler. Cumhuriyet tarihi devri olaylarını Cumhuriyet tarihi dönemini hazırlayan getiren tarihi olayları unutturmak bunları yapanları başta Atta Türk olmak üzere unutturmak gayretine düşmüşler bunu başara bilmek içinde Ata Türk devri dışındaki olayları özelikle Osmanlı devrinin zaferlerini bunları yaratan yöneticilerini övmeye ön plana çıkarmaya yönelmiş görüntüler vermektedirler. Bu çabalar öyle artmıştır ki Osmanlı İmparatorluğunun en çok toprak kaybeden padişahı II. Abdulhamid’i bile Övmeye varacak çabalar ihtiva etmeye başlamışlardır bu tür girişim sahipleri sadece ski devirleri eski devir yöneticilerini övmekle kalmayıp Atatürk devri sonrası yahut çağdaşı kendi kafalarında gördükleri kişileri dahi övmeye başlamışlar. Pek çok neticesiz kalan getirisi olamayan zaferleri önemli zaferlerle aynı tutan övgüler yaptıkları gibi bu neticesiz zaferleri yaratanları da amaçsız zaferleri yaratanları da överek Atatürk ve arkadaşlarını onların yarattıkları zaferleri başarıları değersileştirmeye yönelik çabalarda sergilemeye başlamışlardır. Nitekim 15 Temmuz direnişinin sıradan kahramanlarını öve öve bitiremeyen bazı insanlarımız Kurtuluş savaşı kahramanlarımız konusunda, Kıbrıs savaşı kahramanlarımız konusunda nedense gösterememekte farklı olaylarda ki şehit ve gazilerimizin arasında bile farklı değerlendirmeler farklı mükâfatlandırmalar yapmayı sergileye bilmektedirler görüşündeyim. Nitekim silahlı kuvvetlerimizin yanına eklenen ÖSO ile birlikte gerçekleştirdiği Afrin harekâtının ve Fethi’nin büyük zafer gösterilme hatta Çanakkale zaferi ile denk gösterilme şeklinde kabul edilebilecek. Bir şekilde topluma sunulması da bu küçük zaferin aynı tarihte gerçekleşmesi sebebi ile bazı insanlarımız tarafından Çanakkale zaferini küçültmekte kullanılacak zaferi kazananları Mustafa kemal ve arkadaşları değersileştirmeye kullanıla bilecek materyal olarak değerlendirecekleri izlenimini sergilendiğimi düşünmekteyim. Bence unutulamamalıdır ki her zafer kendi çapında önemli ve değerlidir. 15 Temmuz direnişinin başarılması başkomutanlık meydan muharebesinin kazanılmasının Kıbrıs barış harekâtının kazanılması İzmir’e girilip düşmanın yurttan atılması zaferini gölgeleyip unutturamayacağı gibi Afrin fethi de Çanakkale zaferini unutturamayacağı gün gibi aşikârdır. Şunu belirtmek isterim ki yeni neslimiz ve devletimiz askerimizi vatanımız dışındaki sahalara göndermesi askerimizin bu sahalar da ki başarısı vatan müdafaası olmayıp devletimizin ve ordumuzun itibarın korunması devletimizin çıkarlarının teminine hizmet etmekten kolaylık sağlamaktan başka bir şey olması mümkün değildir. Bu yüzdendir ki ne Kore de ne Kosova da ne Somali de ne de Lübnan da görev alan askerimizin. Vatan müdafaasın da olmasından bahsetmek bence mümkün değildir. Şunu tekrar vurgulamak isterim ki devletin çıkarını devletin verdikleri sözleri gerçekleştirmek uğruna yurt dışına gönderilen askerlerin vatan müdafaası yapması bence söz konusu değildir. Çünkü oraları vatan toprağı değildir bunun 2 istisnası vardır elçiliklerimi de ki ve konsolosluklarımızdaki askerlerimiz. Birde Caber Kalesi yakının da ki Süleyman şah Türbesinin muhafızları olan askerlerin yapacağı müdafaa vatan müdafaasıdır düşüncesindeyim. Gerçi Süleyman şah Türbesi müdafaa edilmemiş terk edilmiştir. Şimdi sınırımızın dibinde yeni bir Süleyman şah türbesi söz konusu olarak sergilenmektedir oradaki askerlerin durumu şimdi vatan müdafaası sayılabilecek bir durumdur sözlerime son verirken şunu önemle vurgulamak isterim. Tarihimizdeki her zafer kendi çapında değeridir yeni bir zaferle eskisini geniş kapsamlı ve ülke açısından önemli zaferleri mevzi çatışma zaferleri ile gölgelemek mümkün değildir. Bu olmadığı gibi ulus açısından önemli zaferleri kazanan şahsiyetleri Sakarya zaferi başkomutanlık meydan muharebesi zaferi, İnönü zaferleri gibi zaferleri kazanan şahsiyetleri Kut-ül Amare, Afrin, zaferi gibi zaferleri kazanan yahut kazandığı düşünülen kişilerin görüntüsü ile gölgelemek imkânsız ve gereksizdir. Umarım milletimiz artık umarım artık milletimiz kazanılan zaferli oluşu ile sonucu ile detaylı değerlendirmeyi öğrenir zafer kazanana şahsiyetleri de ona göre bir değerlendirme sırasına koyarak ona göre değerlendirmeyi öğrenir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa kemali cumhuriyet devri yöneticileri ile kıyaslamak yeni devir yöneticilerini Mustafa kemalden üstün veya daha başarılı görmek ne kadar hata ise ne kadar abes ise geçmişin büyük zaferlerini Çanakkale gibi büyük zaferleri günümüz mevzi zaferleri ile kıyaslamakta o derece hata o derece basittir düşüncesindeyim. Son olarak özellikle vurgulamak isterim ki yeni mevzi küçük zaferlerle geçmişin büyük zaferlerini kıyaslamak hata hatta ondan öte kuru hayaldir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.