güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TÜRKLÜK SAHİPSİZ KALINCA

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım bir arkadaş toplantısında oturmuş konuşuyoruz. Konu Milli Bayramların eski değerlerini yitirmesi ve kutlanmasında toplumda görülen gevşeme idi. Bir arkadaş yaklaşan Kabotaj Bayramını belki de doğru dürüst kutlanmadan geçiştireceğinden şüphe duyduğunu bir diğeri geçen Türkçülük Bayramının kutlanmasından haberi bile olmadığından bahsetmiş, bunun sebebini merak ediyorum demişti. Bu arkadaşın merakını gidermek toplumun Türkçülük Bayram ve Bayramın neden az katılımlı kutlandığını izahı için daha önceden daha önceden yazmış olduğum yazımı tekrar sizlere sunuyorum.

TÜRKÇÜLER BAYRAMIDA KATILIMSIZ OLUYOR

Kıymetli okurlarım geçen Nisan tarihli Türkçüler Bayramı bir başka değişle Türkçülük bayramı idi.

Bu Bayram hakkında daha doğrusu ortaya çıkışı tarihçesi hakkında, daha önce, değişik yanlarımla bilgi verdiğimden bu kez bu yönde bilgi vermeyeceğim. Zaten bu Bayramla ilgilenenler bu bayramın tarihçesini çok iyi bilirler. Bu nedenle ben sadece, bu Bayramın son yıllarda neden önem kaybettiğine, neden az katılıma mazhar olduğuna değinmek istemekteyim. Haliyle bunun yaratacağı mazhar ve sakıncaları da irdeleyeceğim. Bu durumun sebeplerine de vurgulamalar getireceğim. “Neden bu bayrama bu kadar önem veriyorsun?” sorularını duyar gibiyim. Hemen cevaplayım.

Bazılarının Türkçüler günü, bazılarının Türkçüler bayramı dediği bu güne önem veriyorum. Çünkü her şeyden önce ben bir Türk’üm

Bu nedenle Türklere ait Türkçülük uğruna gerçekleştirilen her şey beni ilgilendirmelidir diye düşünüyorum.

Üstelik bu önemli gün 1945 tarihinden beri kutlanan bir gün olarak, milletimin belirli kesiminde kabul görmüş, kutlama bulmuş bir gündür.

1 Mayıs gibi ulusumun sadece emekçi kesimini ilgilendiren bir günü ulusça kutlarken, adıyla tüm ulusumuzu kapsayan böyle bir günde neden ilgilenmeyelim. Evet 3 Nisan Türkçülük günü, Turancılık, Türkçülük ideallerine bağlı olan herkesi yakından ilgilendiren bir tarihtir.

Çünkü Milletime ait bir grup bu tarihte Türk Milleti adına Hukuk Savaşı vermiş, Hukuki olaylara yani davaya konulmuştur. Bu bayram önemlidir. Çünkü işler tarihte dilde ülkü ve idealde bir olan bir kitle olarak olanlara uygun işler, Mustafa Kemal gibi ülke topraklarında yaşayan ve ben Türk’üm diyenleri esas yani Türk kabul edenlere göre olsun. Tüm Türklere değer verilen, bir gün söz konusudur. Böyle bir gün ulusumuzun bireylerine Milletiyle gurur duymayı aşılamayı öğretmeye benimsetmeye yarayacak bir, olması nedeniyle önemlidir. Çünkü asırlarca hanedan uğruna olmak islam olmak gibi anlayış ve zorlama nedeniyle Milletim Türklüğünü unutmuştur. Bu kavram kendisine birileri tarafından unutturulmuştur. Milletimiz bir oranda birilerince asimile edilmiştir. Yeryüzünde başka hiçbir millet yoktur. Yendiği asırlarca yönettiği milletlerin kimliğine bürünsün yön ettiği milletlerin mensubu olmakla hizmetkarı olmakla övünsün. Nitekim milletime bazı çevreler Arap olmayı kendini Araplar la aynı görmeyi aşılamaya çalıştığında bundan başarılı olmuşlardır ki milletime mensup bazı edebi şahsiyetler eserlerin de milletimi kastederek Türk arapsız yaşayamaz kim yaşar belli değildir. Türk Arabın hem sağ gözü hem sağ elidir. Mahiyetin de dizeler ortaya koyarak milletimi Arap’ın metaları göstermişlerdir. Ne tuhaftır ki bu gün ki yöne yöneticilerimiz de aynı görüşe sahip olup bunu milletimi hakim kılmaya salmaktadırlar. Üstelik ümmetçilik denen bu zihniyete islam dinini ve peygamberse sevgisini alet etmeye ellerinden geldiğince gayret etmektedirler. Peygamber sevgisinin Arap sevgisiyle aynı olmadığını, peygamberin neslini kıranların Arap olduğunu hiç dile bile getirmeyen bu zihniyet bu asil milasyonla mücadele şarttır. Zaten Mustafa Kemalde bu amaçla Ne Mutlu Türküm diyene dememiş midir. Bu yolda mücadele de Türkçülük bayramı gibi günler önemlidir. Ne yazık ki asi millîye uygun milletim bu günde aynı tehlikelerle karşı karşıyadır. Bir yandan sözünü ettiğim ümmetçilerin bir yandan kendilerince dahil oldukları ana kitleyi veya ondan bazı grupları asimile etmeyi amaçlayan alt kültür grubu milliyetçileri faaliyetlerini hızlandırmışlardır. Bu amaçla milletime Türk olduklarını unutturmak için her şeyi yapan ellerinde ki her imkanı kullanan bu kesimler büyük tehlike yaratmaktadır. Bilhassa Mustafa Kemal’in Ne Mutlu Türk’üm diyene sözünü hedef alıp bunu yok etmeyi bile ihmal etmeyen bu sevmelere karşı Türk milleti olarak uyanmalıyız. Onlara mücadele etmeli Türklüğe sahip çıkan sevmelere yaklaşmalı birlikte Türklük için çalışmalıyız. Türklüğümüzle övünmeli onun bilincin de olmalıyız. Arapçılarla ümmetçilerle alt kültür grubu milliyetçileriyle yakınlaşmaktan onların aleti olmaktan kaçınmalıyız. Türkçü siyasi tevekküllere sahip çıkıp iktidar savaşında onlara destek olmalıyız. Umarım Türkçülük bayramları bizleri bilinçlendirir. Bilinçlendirme de gaspıralıların, Ziya Gökalplerin, Alparslan’ın, Türkeşlerin yaptığı Türkçülük mücadelelerini sürdürür. Bunu yaparken Mustafa Kemalin dediği gibi Türklüğümüzle övünür. Onun ne mutlu Türküm diyene sözünü eskisi gibi dağıyla taşıyla tüm Türkiye’ye şamil kılarız. Tabi ki Türklük derken kimsenin alt kültür grubuna dil uzatmadan ama onların ana kitleden Türkiliğe tahkimine göz yummadan bunu gerçekleştiririm. Bu arada Türklüğe ve Türkçülüğe hizmet eden bugün toprak olmuş tüm çaba sarf eden tanrıdan rahmet fikir kendilerine saygı ve minnetlerimi sunarım. Umarım 3 Mayıslar başlangıç olurda Türklük sahipsizliğini Türkçülük ve Türkçüler bayramı katılımsızlığını sona erdirir. Ama Türklüğü sahipsiz Türkçülük bayramını katılımsız bırakmaya hakları olmadığı artık umarım kavranır. Ve gereken yapılır. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.