güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TÜRK KADINI NEDEN HAKLARININ KISITLANMASINA TARAFTAR OLUYOR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım,

Bugün artık gerçekleşmesi söz konusu olan 7 Haziran seçimlerinin kadınlarımız açısından erkeklerden daha önem taşıyan bir olgu olduğunun nedense farkında görünmemekteyiz.

Nu tuhaftır ki bu durumun kadınlarımız bile farkında değil olmalılar ki bu seçime kendileri hesabına ağırlıklarını koymaktan uzak görüntü vermekte hatta kendileri aleyhine icraatler yapmayı düşündüklerini belli eden siyasilere destek vermeyi tercih ediyor görüntüsü ortaya koymaktadırlar.

Bunu nerden çıkarıyorsun sorusunu duyar gibiyim. Hemen cevaplayayım bunu şuradan çıkarıyorum; bugün ülkemizde varlığını bildiğimiz  siyasal partilerimizin bir veya bir kaçı islamda ki tesettür uygulamalarını anlatarak kadınımızı adeta eski dönemlerdeki peçe arkası hayatını yaşamaya itmeye bu yönde zemin hazırlamakla meşgul görüntü vermektedirler.

Bunun için yandaşları üzerinde yandaşları din adamlarını kadınlarını dinin emridir diye tesettürün ve sünnet dedikleri aslında sünnet oldukları tartışmalı uygulamalara rivayete hazırlamaya yöneltmiş görüntü vermektedir düşüncesindeyim.

Hatta hadisler vasıtasıyla ve telkinlerle kadınlarımızı erkekleri çıkar ve menfaatine uygulamalara gönülden uymaya hazır hale getirmeye çalışmaktadırlar kanaatini taşımaktayım.

Bunun sonucu yani bu tür çalışma ve propagandaların sonucunda toplumumuzda ki pek çok kadın İslami kaidelere uyuyorum zanniyle ve yapılan bol bol cennet vaatleriyle kendilerine Atatürk Türkiyesinin tanımış olduğu haklardan gönüllü vazgeçmeye hazır hale gelmekte.

Aşırı radikal veya ılımlı dinci gönüllüsü gibi siyasilerin onlara bağlı gerçeği tahrip edip onlardan çıkar elde etmeyi uman din adamlarının etkisi altındaki kadınlarımız ilk önce kadın erkek eşitliğine karşı çıkmamak, kadın olmasına karşılık kadının yerinin eşinin mutfağı ve yatağı olduğuna inandırılmış bir gurup kadınlarımız dünyayı bu pencereden görmektedirler.

Bu tür kadınlara göre kendini iş hayatından çekilmeli siyasi ve yönetim işlerinden uzak durmalı mal ve para işlerini devretmeli. Kadın adeta bir süs ve obje olmalıdır kanaatini taşımaktayım. Oysa bu tarz yaşam kadın açısından İslamiyete ters bir beyandır.

Ama ne yazık ki ülkemizde pek çok kadın kullanılarak böyle bir yaşama özendirlimiş hatta bunun islamiyette yaşam olduğuna gönülden inandırılmıştır. Bunun sonucunda pek çok Türk kadını erkek hakimiyetli bir yaşama inanır hatta savunur hale getirilmiştir düşüncesindeyim.

Nitekim pek çok tahsilli hatta yüksek tahsilli kadınımız dinin gereğidir diyerek dinin isteğine uygun yaşayacağım diyerek Cumhuriyet kanunlarının uzak durmayı tercih etmektedir.

Nitekim pek çok kadınımız medeni nikah yerine imam nikahı ile evlenirken bunu yapmakta evli erkeklerle evlenerek bunu gerçekleştirmektedirler. Oysa imam nikahı onlara hiçbir kanunu hak getirmediği gibi onları erkeklerin keyfi uygulamalarına açık hak getirmektedir.

Tabi kendi çocuklarını da bir çok haktan mahrum etmektedir. Bu gibi uygulamalar islamın emri değildir. Evet islamın emri evliliğini nikahla tenbit edilemsidir. Ama yapılan nikahın kadına hukuki haklar temin etmesini islamın emridir.

Öyle ki nikaha devletin karıştırılmadığı devletçe kontrol edilmeyeceği de nikahın hukuki erkek kadını ezmesinin yaptırım arz ettirmesi söz konusudur. Üstelik İslam dini et keşke evliliği tavsiye etmiş ve hak getirmiştir.

Çünkü bu dinin peygamberi Hz.Muhammed’in kızı Fatma’yı Hz.Ali’ye verirken onu yani Hz.Ali’yi kızının üstüne başkasıyla evlenmesini ysaklamıştır.

Bu da gösterir ki islamda eses tek eşle evliliktir. Hz.Muhammed zorunluluk olmadıkça çok eşle evlenmemiştir. Oysa bugün zorunluluk olmadığı halde pek çok kadınımız İslam gereğidir diye evli erkeklerle imam nikahı ile evliliğe yönlendirilmekte onlarda buna uymaktadırlar.

Şurası da kesindir ki Türk kadını bugün sadece nikahlanmakta değil boşanmada da İslam adına aldatılmakta ve boşanma hakkının sadece erkekte olduğuna inandırılmaktadır. Türk kadını İslamcı kesim tarafından tam bilgiler dirilmeden şeriata uymaya hazırlanmakta bu konuda adeta dini telkin ile uyuşturulmaktadır.

Öyle ki miras konusunda bile İslami usulde erkeğin yarısı hakka sahip olduğu bilgisinden mahrum bırakılan Türk kadını bu zararına durum karşısına bile hala İslami uygulamanın yani şeriat uygulamasının taraftarı olabilmekte onu isteye bilmektedir.

Bugünkü uygulama da ortaya çıkarılan bazı yenilikler bence Türk kadınını gecelek dünlerde erkeklerin daha fazla istismarına yol açacak uygulamalarıdır. Mesela yeni söz konusu edilen resmi nikah olmadan da imam nikahının kıyıla bilir olması bu tür uygulamaların en başında gelmektedir.

Çünkü artık şeriat yanlıları resmi nikahı hiç kullanmamaya yönelecek bu kesimce tek nikahın imam nikahı olduğuna inandırılan kadınlarımız da resmi nikahsız evliliklere muhalefetten  vazgeçecek. Toplum imam nikahlı çiftlere olşmaya başlayacaktır. Ama böyle bir yaşam kadınlarımızı resmi nikahın getirdiği kanuni haklarından ve devletin bu nikah dolayısıyla yapmak zorunda olduğu destekten mahrum bırakacaktır.

Üstelik mute nikahı gibi dinde olmaması gerekip bugün uygulama bulabilen imam nikahları da bu haktan yararlanacağından bu uygulama ülkemizde fuhuşu arttırıp Tük kadınını ilişki de istismar edilir duruma sokabilecek bir durumda yaratabilir.

Bütün bu faaliyetler gösterir li Türk kadınının kendine gelmesine İslam dinin ve medeni haklarını çok iyi bilen bireyler durumuna gelmesine ihtiyaç vardır. kadınımız bilinçlenmelidir ki İslami uygulama adı altında kendisine dayatılan bazı islama ters uygulamaara hayır ediyebilmeli. İslami uygulama bahanesi ile Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin verdiği medeni haklarının kadın haklarının gaspına yol açacak uygulamalara karşı çıkabilmeli.

Hatta şunu da vurgulamak isterim ki bir ileri islama uymak adına şeriat usullerini devlete hakim kılalım dediğinde kendinin neler kaybedeceğini düşünüp hayır diyebilmeli bu teklifi yapanalara destek olmaktan destek vermekten kesinlikle uzak durmalıdır.

Mesela şeriat kanunu geçerli olursa kendisinin erkek kardeşine oranla mirastan yarıhisse alacağını imam nikahı ile evlendiğinde nikah hükümlerinin tamamen erkek lehine uygulamalar getireceğini unutmamalıdır.

Hal böyle olmasına karşılık 7 Haziran seçimleri Türk kadın hakları açısından oldukça önemlidir. Türk kadın hakları açısından oldukça önemlidir. Çünkü bu seçimle yarışa girip iktidara talip olan partiler arasında ama radikal ama ılımlı İslamlarda bir oranda şeriatçılarda ye alacaklardır düşüncesindeyim.

Eğer bu tür partiler başarı kazanır iktidar olurlarsa kadınımız şeriat bahanesi ile iktidar olurlarsa kadınımız şeriat bahanesi ile şuanda ki mevcut hakların bir kısımını hatta pek çoğunu kaybedebilecektir.

Bence bu nedenle İslam çok iyi tanıyan islamın hiçte seriatçı ve yobazların dediği gibi olmadığını bilen onlar başarılı olursa Türk kadınının ve kadın haklarının zarar göreceğini çok iyi bilen Türk kadını bu seçimde bu paritlere reyle destek vermeyecektir.

Bugünkü rejimimizin laik sistemimizin birey olarak islamı en gerçek şekli ile yaşamaya kadın haklarını korumaya en uygun rejim olduğu unutmamalı dinine ve kendisine saygısı olduğundan şüphem olmayan Türk kadını rejimimize sahip çıkıp buna uygun partilere bu seçimde destek ve rey vermeyi yönelteceğini ummaktayım.

Bence kadınlarımız açısından en doğru yolunda bu olacağı şüphesizdir. Umarım kadınlarımız gereğini yaparlar.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.