güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TRABZON VE HAVALİSİNDE YAŞAYANLAR ÖZ VE ÖZ TÜRKTÜR -3

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİ

XI.yy’da Türk güçleri Anadolu üzerine saldırıya geçtiler. 1048’de İbrahim Yınal, Hasankale zaferini kazandıktan sonra, Türkmenler Trabzon yöresine dek ilerlediler. Ancak, bu saldırılar geçici birer akın olmaktan öteye geçemiyordu. Kendilerinden önce yöreyi ele geçirmeye çalışan Arap güçleri gibi Türkler de, surlarla çevrili Bizans kentlerini alamadıkları için, egemenlikleri çok kısa süreli oluyor, düzenli Bizans orduları karşısında geri çekilmek zorunda kalıyorlardı. 1071 Malazgirt Savaşı’nda Bizanslılar’ın toplu direnme güçleri kırıldıktan sonra, Anadolu yolu kesin olarak Türkler’e açılmış oldu.

Bu sırada Türkler arasındaki saltanat kavgaları da sürmekteydi. 1072’de Alp Arslan’ın öldürülmesinden sonra başa geçen Melikşah, amcası Kavurd ayaklanınca güç durumda kaldı ve Anadolu’nun fethiyle uğraşan Artuk Bey’i geri çağırdı. Artuk Bey’in ayrılmasından sonra, Alp Arslan'a karşı ayaklanmış olan Kutalmışoğlu Süleymanşah ile kardeşi Mansur, kısa sürede Konya’dan İznik'e kadar olan bölgeyi ele geçirerek bağımsızlıklarını ilan ettiler
(1075). Aynı dönemde, Süleymanşah’ın yakını Gümüştekin Ahmed Gazi,Sivas, Amasya ve Tokat yöresinde, Anadolu Selçukluları’na bağlı Danişmendli Devleti’ni kurdu.

Türkmenler’in Bizanslılar’ı sürekli izlemeleri ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurulmasıyla savaşım alanının Marmaral kıyılarına kayması yüzünden, Bizanslı Teodoros Gabras, Karadeniz kıyılarını, bu arada Trabzon ve yöresini geri almayı başardı (1075). 1079’da Türkmen boyları yeni birsaldırı düzenledilerse de, büyük bir bozguna
uğradılar ve kılıçtan geçirildiler. 1081’de Bizans tahtına çıkan I.Aleksios Komnenos
(1081-1118), kendisine rakip olarak gördüğü Teodoros Gabras’ı Trabzon dükalığına atadı. Yöreyi bir süre Bizans imparatoruna bağlı olarak yöneten Teodoros Gabras, sonraları bağımsızlığını ilan etti.Danişmendliler’e karşı savaşıma girişerek başarı kazandı ve Şebinkarahisar’ı aldı. 1095’te Bizanslılar Sinop'a dek Karadeniz kıyısını yağmaladılar. Danişmendli Sulu Bey, Bizanslılar’ı yenerek, Trabzon’a çekilmek zorunda bıraktı. 1097’deki Haçlı seferi sırasında Anadolu Selçukluları ve Danişmendliler güç duruma düşünce, Teodoros Gabras saldırılarını yoğunlaştırdı. Seyfeddin İsmail Bey komutasındaki Danişmendli ordusu Bizanslılar’ı yenip çekilmeye zorladıysa da, Haçlı güçleri karşısında tutunamadı. Haçlı fırtınası geçtikten sonra, Danişmendliler yörede bir süre egemen oldular (1098). Ancak Gümüştekin Ahmed Gazi, asıl Malatya’yı almayı amaçladığından Teodoros Gabras yörede yeniden söz sahibi oldu. Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos, Teodoros Gabras’ın gittikçe artan gücünden çekindiğinden, yöreyi doğrudan merkeze bağlamak için bir girişimde bulunmadı. Yalnız Teodoros Gabras’m oğlu Gregoros Taronites’i İstanbul’da
rehin tutarak valinin kendisine karşı bir harekete girişmesine engel oldu.

Gürcü Kralı David(1089-1130)Trabzon’a dek Doğu Karadeniz kıyılarını ele geçirdikten sonra, burada yerleşmeye çalışmış, ancak harekete geçen Teodoros Gabras, Gürcüler’i bölgeden atmıştı. Teodoros Gabras’m ölümü üzerine (1098) Aleksios Komnenos, Gregoros Taronites’i Trabzon dükalığına atadı. Önceleri Bizans imparatoruna bağlı kalan Taronites, sonraları bağımsızlığını ilan etti. 1107’de Bizanslılar, Trabzon üzerine bir ordu gönderdiler. Gregoros Taronites yenildi ve tutsak düştü. Trabzon da bu tarihte merkeze bağlandı. 1108’de bazı dostlarının çabalarıyla bağışlanan Gregoros Taronites, Trabzon’a geri döndü. 1112’de Danişmendliler’in Trabzon üzerine giriştikleri saldırı başarısızlıkla sonuçlandı.

1115’te, Trabzon'da başa Konstantin Gabras geçti. Danişmendliler’den aldığı yardımla Bizans’a karşı koydu ve varlığını korudu. Türk devletleri arasındaki savaşımlara karıştı. Malatya Selçuklu Sultanı Tuğrul Arslan’ın atabeği Belek, 1120’de Mengücükoğulları’nın üzerine saldırarak, Erzincan ve Kemah’ı istila etmişti. Danişmendliler de bu sefer sırasında Belek'in yanında yer aldılar.

Bunun üzerine, Kemah Mengücük Emiri İshak (1118-1142),Trabzon’a giderek, Konstantin Gabras’tan yardım istedi. İki taraf arasında, Erzincan’ın kuzeyindeki Şıran bölgesinde yapılan savaş. Belek ile Danişmendli Emir Gazi’nin kesin yengisiyle sonuçlandı.
Konstantin Gabras ve Mengücüklü Emir İshak tutsak edildi. Konstantin Gabras, ancak 30.000 altın kurtarmalık parası ödedikten sonra ülkesine dönebildi. Emir İshak da, Danişmendli Emir Gazi'nin yakım olduğu için serbest bırakıldı.

1143’te Bizans tahtına çıkan I.Manuel Komnenus’un yaptığı ilk iş, Trabzon üzerine
ordu göndermek oldu. Konstantin Gabras öldürüldü ve Trabzon yeniden merkeze bağlandı. İmparator, Mihail Gabras’ı Trabzon dükalığına atadı. Mihail Gabras’ın Trabzon’da kaç yıl dükalık yaptığı bilinmemektedir.

1169’da Trabzon dükü, Nikeforos Paleologos’tu.

 

1180’de, Bizans İmparatoru I.Manuel Komnenos ölünce, yerine çocuk yaştaki oğlu II.Aleksios Komnenos geçti. Annesi İrene de naip oldu. Başta güçsüz bir yönetimin bulunması imparatorlukta pek çok kargaşanın çıkmasına neden oldu. Bundan yararlanan I.Andronikos Komnenos, İstanbul’a gelerek küçük imparatorla birlikte tahta çıktı. Kısa bir süre sonrş da, II.Aleksios Komnenos'u saf dışı bırakarak yönetimde rakipsiz kaldı (1183). Bu durumu kabullenmeyen soylulardan İsaakios Angelos’un İstanbul'da çıkardığı ayaklanmayla, Andronikos öldürüldü. Torunları Aleksios ve David Komnenos, Gürcü Kraliçesi Tamara’nın yardımıyla kaçırıldılar. (1185).

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.