güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TRABZON VE HAVALİSİNDE YAŞAYANLAR ÖZ VE ÖZ TÜRK’TÜR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

3. 5. 3. Driller

Bu kabilenin Kohlardan ayrılmış bir kol olduğu düşünülür. Heredot’da böyle bir

isime rastlanılmamış olması bunu doğrular. Driller’in bugün Gümüşhane/ Torul ile

Trabzon/Maçka arasında bir bölgede yaşadıkları düşünülür204. Bunlar hakkında

kaynaklarda fazla bilgi yoktur. Onbinler ordusu ile giriştikleri mücadele dışında çok

savaşçı bir kabile oldukları biliniyor205. Kaynaklarda Driller’in trabzon Grekleri ile de

sürekli savaş halinde olmaları dikkat çekicidir. Driller ile ilgili diğer bir iddia ise onların

Tzanlar’ın bir kolu olabileceği görüşüdür.

3. 5. 4. Chalıbesler/ Khalbyler

Tibarenler’e komşu olan “Chalibler” Pontos kabileleri arasında yerlerini

almaktadırlar. Xenophon zamanında Tibarenler’in egemenliği altında yaşamakta idiler.

Trabzon Grekleri ile dostane ilişki içerisinde, kendi adet ve ananelerine bağlı idiler206.

Xenophon bu halka daha önce Taokların memleketinden geçtikten sonra

rastladığını kaydetmiştir. Khalbylerin geçtikleri bölgelerdeki halkaların en savaşçısı

olduklarını bu nedenle bu topraklarda yağma yapamayıp, Taokların topraklarından

yağmaladıkları yiyeceklerle yetinmek zorunda kaldıklarını ifade eder207. Xenophon bu

halkın Kalabalık olmadığını ve Mossynoikler’in uyruğu olduklarını geçim

kaynaklarının madenlerde çalışmak olduğunu bildirir208. Meyer’e de bunlar için; Pontos

kabileleri içinde demircilik sanatında ün yapmış olan ve Greekler’in “Chalibes” ya da

Chalder” bu kavim en eski demircilerdir. Çok zahmetli çalışma ile demiri elde edelerdi

demiri işlemek için ocaklarını içlerinde ya da ormana yakın bölümlerde kuruyorlardı.

Yunanlılar demiri ilk defa bunlardan öğrenmişlerdi.

Khalbylerin lokalizasyonu ve adı üzerine araştırmacılar yoğun şekilde

tartışmışlardır. Örneğin Strabon, bunarlın oturduğu yerleri Farnakia210 kadar uzatır ve bu

sahillerde özellikle bu kavimin hâkim olduğunu söyler211. Umar’a göre212: Urartuların

tanrısı Haldi/ Khaldia ismi ile bölgede oturan halkın tanrı Khaldia ya tapınmalarından

dolayı da bu adı alabileceklerini söyler.

Helenler dilinde Haybos karbonlu demir/ çelik demektir. Strabon’un Khalybleri

yerleştirdiği bölge Doğu Karadeniz Bölgesi sahillerindeki demir yataklarının en yoğun

olduğu yerlerle uyuşmaktadır. Bugün Giresun ile Trabzon’un doğusundaki Of

arasındaki sahil şeraitinde 15 ile75 km. derinlikte bir dikdörtgen içinde büyük bir kısmı

işletme izleri gösteren 53 den fazla demir yataklarıolduğu düşünülürse; Khalyb

isminin demir madeninden geldiğini ve onlara bu ismi Grek’lerin verdiğini düşünmek

daha mantıklı olsa gerek.

Bütün bu bilgilerden özelikle yerli kabileler hakkında verilen bilgiler den rahatlık la çıkara biliriz ki bu kabileler Anadolu’ya ister Kafkasya üzerinden, hazar denizi Zagros arası üzerinden bir başka tabir ile ister Ural dağları hazar denizi arasında ki, hazar denizi Zagros arasında ki kavimler kapıları arasından geçerek Anadolu’ya gelmiş olsunlar. Asyalı en azından Turanî dolayısıyla Türklükle ilgisi olan kavimlerdir. Zaten haklarında verilen yaşam şekillerini belirten bilgiler ister toplum karakterlerini bildiren beyanlar bunların Türk kabileleri ile benzer özelliklerini ortaya koymaktadırlar. Çünkü bu kavimlerin hemen hemen hepsi savaşçı demirci ve direniş kabiliyeti olan kavimlerdir çoğu atlı kavimlerdir. Bu yüzdendir ki Anadolu’nun çoğu yerinde görüldüğü gibi Trabzon ve havalisi ve bölgesi de Tarih öncesinden başlayarak genellikle Turan’ı kökenli kavimlerin yerleşim yeri olmuştur. Bu demektir ki Trabzon havalisi ilk çağlardan başlayarak Asyalı Turanî kavimlerin Yerleşim yeri olmuştur. Bunun istisnası Avrupa üzerinden gelen yerleşimci olarak kolenist Greklerle Romalıları söyleyebilmemiz mümkündür. Kaldı ki daha önce söylediğimiz gibi onlarda aslında Asya üzerinden önce ana doluya gelip sonra Avrupa’ya göç eden kitlelerin ve onları oluşturmak üzere Asya’dan Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’ya gelip oralardan Yunanistan ve İtalya’ya geçip yerleşen kavimlerin karışıp kaynaştıktan sonra tekrar Anadolu’ya yönelen gruplarından başka bir kitle değildirler. Bu bilgilerden sonra şunu vurgulamak isterim ki Trabzon isminin kökeni hakkında hep Trabezus kelimesinin alındığını Grek kökenli bu kelimenin esas kabul edildiğini görmüşüzdür. Ama bu benim her zaman kafamın yatmadığı, uyuşturamadığı bir durum olmuştur. Çünkü Trabezus kelimesinin Gramer şeklinin kullanımla bu günkü haline dönüşmesi hemen hemen imkânsızdır düşüncesindeyim. Benim düşünceme göre Trabzon ismi Trabzon sahasına yerleşen bir kitleden gelmeliydi. Trabzon ismini kolonistlerden Greklerden değil yerli gruplardan birisinden almalıydı. Trabzon’un Roma devrine kadar gelen tarihçesini Yukarıda ismini zikrettiğim. Kaynaktan yazıdan izlemeyi sürdür düğümde bu görüşümde yanılmadığımı gördüm. İrdelediğim yazılı kaynaktan aldığım bilgilere göre Trabzon adı bu bölgede yaşayan Tiberonlardan gelmektedir. Kendisinden faydalandığım yukarıda ismini ve yazarını vurguladığım kaynakta Tiberonlar ve onların adının nasıl Trabzon’a mal edildiği hakkında ki bilgiler şu şekilde verilmekte idi:  Xenophon Tibarenler’in memleketini nispeten daha düz olduğunu, deniz kenarında kenarın da müstahkem mevkileri olduğunu ve bu halkın memleketinde iki gün yürüdükten sonra Kotyora vardıklarını yazmaktadır. Herodot, Tibarenler'in Pers İmparatorluğu’nun 19. Satraplığına bağlı halklardan biri olarak tanımlar. Yunanistan seferinde pers ordusuna katılan askerler arasında kaydetmiştir. Tibarenler daha sonra kurulacak olan Pontus Devleti’ne katılacak ve roma ya karşı ayaklanan Pontus Kralı Mithridates’in Roma ile olan savaşlarında önemli rol oynayacaklar. Strabon’un verdiği bilgilerden yola çıkarsak Tibarenler’i; Trapez us- Kerasus- vekotyora arasındaki üçgene yerleştirebiliriz. Trabzon yıllıklarında trabzon adının bu kabilenin isminden geldiğini de ileri sürerler. Trabzon adının yorumum ile birleşik birkelime olduğunu, birinci hecesi “Trab” sözcüğünün Tibarenler’i kastettiğini, ikinci hece “Zon” ekininde memleket anlamına geldiğini ve Trabzon sözcüğünün “Trab’ların memleketi” olarak açıklarlar.

Şu tuhaflığa da değinmeden geçmek istemiyorum Trabzon un adının bu kavimden geldiği fikrine dayanarak Roma da ki Tiber nehrinin adının da bu kavimle bağlantısı olup olmadığını merak etmemek doğrusu imkânsızdır. Acaba bu kavimin bir grubu göçlerle İtalya’ya ulaşmış olabilir mi? Bu soru hakikaten cevaplanması zor bir durumdur düşüncesindeyim. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.