güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TRABZON VE HAVALİSİNDE YAŞAYANLAR ÖZ VE ÖZ TÜRK’TÜR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

Trabzon ve Çevresinde Kimmer İzleri M.Ö. 9. yüzyıldan sonra Anadolu’nun Karadeniz’in kuzeyinden gelen Kimmer akınlarına maruz kaldığını görüyoruz. Orta Asya’dan gelen İskitler, Kimmerler’in yaşadığı bölgeyi ele geçirince, Kimmerler yerlerinden ayrılarak güneye doğru inmişler, Kafkaslara geçerek Anadolu’ya girmişlerdir157. Kimmerler batıda Herakleia Pontika’dan (Karadeniz Ereğlisi) Sinop dâhil, doğuda Trabzon’a kadar olan kıyı kesimine yayılmışlardır158. Kimmerler’in bu yüzyılda Trabzon’da varlıklarına dair, antik çağ kaynaklarının birçoğunda yer almaktadır. Trabzon ve çevresinde hüküm sürmüş zamanla bütün Karadeniz kıyısına hâkim olmuş bu göçebe kavimi yakından tanıyalım. Eskiçağ tarihinde özellikle Anadolu ve Karadeniz bölgesi için çok büyük önem arz eden Kimmerler üzerinde yapılan orijin çalışması, araştırmacılar tarafından içinden çıkılmaz bir hale geldi. Kimmerler’in orijini ve ırkı ile ilgili sayısız tez ortaya atıldı. Bunlardan en önemlileri: a) İtalı- Kelt’lerin akrabaları b) Trak kökenlidirler veya Traklarla akraba bir kavimdirler. c) Frigya gurubuna dâhil olup ermeni kökenlidirler. d) İran kökenlidirler veya İranlı bir idareci sınıfın yönetimi altındadırlar. e) Bulgarların atasıdırlar. f) İskitlerle akraba bir kavimdirler. 155 Memiş 1990, 106- 120. 156Güngör, Üçüncüoğlu, Tarihsel Süreçten Günümüze Trabzon- Gümüşhane, Trabzon, 2002, 352; Haşim Albayrak, Tarih Boyunca Doğu Karadeniz’de Etnik Yapılanma ve Pontus, İstanbul, 2003, 55 157 H.T.Okutan’a göre Kimmerler’e ait eserler Şebinkarahisar’da rastlanmaktadır. Halen Şebinkarahisar’ın Bozbayır, Güneytepesi, Dişkaya mevkilerindeki mağaraların bunlara ait eser olduğu tahmin edilmekledir. Bunlardan başka Yukarı Görede ve Gelengeç köyleri arasındaki bir tarlanın içerisinde bulunan, etrafı taşlarla çevrili 5 m. yüksekliğindeki büyük bir Hüyük Kimmerler’e ait başlıca eserler olarak söylenmekledir. H. T. Okutan, Şebinkarahisar Tarihi, Giresun, 1984, 46- 47 158 Özsait 2000, 36. 45 g) Ural Altay kökenli bir topluluktur159 Fakat bütün bu tezler karşı konu üzerinde yıllarca çalışmalar yapan Tarhan Kimmerler’in, etnik bakımından Orta Asya orijinine dayanan Ural- Altay kökenli bir toplum olduğunu, yani Proto- Türkler kavramı ile organik olarak bağlantılı ve onu bir parçası olduğunu ifade eder160. M.Ö. 1900- 1700 yılları arasında Anadolu’yu da içine alan ve tüm Karadeniz boyunca uzanan yörelerde hâkimiyet sağlamış olan Kimmerler hakkında özellikle antikçağ kaynaklarında ve Asur kaynaklarında sayısız bilgiler bulunmaktadır161. Kaynaklarda Frig Devleti’ni yıkan, Lidya sınırlarına dayanan Kimmerler’in, Paphlagonia üzerinden Karadeniz sahillerine ulaştıklarını öğreniyoruz. Milotos’un güçlü kolonisi Sinope’yi (Sinop) tahrip edip, bu yöreye yerleştiklerini görüyoruz162. Sinop’un doğusundaki “Themiskyra” bölgesi Amazonlar’ın yaşadıkları topraklar olarak gösterilir163. Gerçek de bozkır göçebe kültürünün ve geleneklerin bir gereği olarak at üzerinde savaşan Kimmer kadınları, Grekleri oldukça etkilemiş olacak ki, bunları birer mitos haline dönüştürerek antik çağ kaynaklarında tarihe “Amazon Kadınlar” olarak geçmelerine sebep olmuştur164. Kimmerler Karadeniz bölgesinde, doğuda Trapezus’a (Trabzon), batıda ise Herakleia Pontika’ya (Karadeniz Ereğlisi) kadar yayılırlar. Trabzon yakınındaki Ağrımış Dağı’nın Antikçağda “Kimmerius Dağı” 165 adını taşıması Kimmerler’in, Trabzon ve çevresinde hüküm sürdüklerinin bir kanıtı olarak gösterilir. Antik kaynaklarda Herakleia Pontika bir Megara kolonisidir. Kimmerler bu bölgede de yaşamışlar ve Sinop’ da olduğu gibi, Grek kolonileri ile savaşmışlardır. Bu kolonide mitolojik bir anlatımla, Kimmerlerle bağlantılı gösterilmiştir. Bu mitosla ilgili olarak 159 D. Kadriye, Tansu, Kimmerler’in Anadolu’ya Girişleri ve M.Ö. 7. Yüzyılda Asur Devletinin Anadolu ile Münasebetleri, DTCFD, C. VII. , S: 4, Ankara, 1949, 535- 550; Taner Tarhan, Eskiçağda Kimmer Problemi, Belleten, XL, 1976, 355- 368. 160 Tansu 1949, 236- 240; Tarhan, 1976, 357. ; Taner Tarhan, “Eski Anadolu Tarihinde Kimmerler”, AST, Ankara, 1984, 109- 114. ; İ. Durmuş, “Anadolu’da Kimmerler ve İskitler” Belleten, LXI/231, Ankara, 1997, 273- 278; İbrahim Tellioğlu, Osmanlı Hâkimiyetine Kadar Doğu Karadeniz’de Türkler, Trabzon, 2004, 15- 20 161 Antikçağda Kerç Boğazı “Bosporus Kimmerius” adını taşımakta, Kırım’da Grek kolonileri olarak görülen Kimmerikum, Kimmerike gibi yerleşmeler ve yer adları bir zamanlar Kimmerlerin bu topraklarda egemen olduklarının kanıtıdır. Kırım adının da Kimmer’den türediği düşünülmektedir. Tarhan 1984, 110. 162 Herodotos, Heredot Tarihi , (Çev. Mümtekin Ökmen, İstanbul, 2004, IV./ 12 163 Tarhan 1984, 12. ; Atsız 1997, 29; Karagöz 1998, 62. ; Donald Sabol, Yunan Mitolojisinde Amazonlar, (Çev. Burcu Yumrukçağlar), İstanbul, 1999, 45- 50; Özsait 2000,37. ; Işık 2001, 67, 92, 109, 112- 129 164 Tarhan, 1984, 112. , ayrıntılı bilgi için bkz. Sabol, 1999, 45- 60 165 Strabon 1991, VII, 4,3 46 ünlü “François Vazosu” üzerinde “Mariandynoi” kabilesinin atası Heros Kimmeros, ok atan bir bozkır savaşçısı şeklinde resmedilmiştir166. Anadolu’da Kimmerler’e ait arkeolojik materyaller sayıca fazla değildir ve ele geçen çok az materyal de yağmaladıkları kentlerin tahrip tabakaları üzerinde bulunmuştur. Narşun tepedeki at gömüleri, özellikle sitilize kartal başı motifli gem dikkat çekicidir167. Bununla beraber yine Karadeniz Bölgesi ve Trabzon iline yakın olması sebebi ile örnek gösterebileceğim, Amasya’daki Gümüşhacıhöyük’deki kurgandır. Kaçak kazı sonucu tahribe uğramış bu kurganda insan ve at gömüsü, duvarları örtülü mezar odasında yer almaktadır. Ölü hediyesi olarak uzun demir kılıç, tunç balta, gem parçaları ve mahmuzlu tipik ok uçları geleneksel mezar aletleri yer almaktadır. Kurtarılabilen eserler Amasya Müzesi’ne getirilmiştir. Ayrıca Ünye’de bulunan, Phiale tipinde bir gümüş kap, Kimmerler’e ait olup, M.Ö. VI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir168. Kimmerlerin169 özellikle Karadeniz bölgesinde ve Trabzon çevresinde büyük bir hâkimiyet kurmalarına karşın, onlardan günümüze çok fazla arkeolojik kalıntının ulaşmaması kafalarda soru işareti yaratsa da, Amasya’da ortaya çıkarılan kurgan, Şebinkarahisar’daki mağaralar ve en önemlisi Trabzon yakınlarındaki Kimmerius Dağı, tarih sahnesinden silinen bu insanların adlarının bu bölgede asırlarca yaşatmışlardır. Bir kavimin bir bölgeye kendi adını verebilmesi (Kimmerius Dağı, Kimmeris gibi) en azından o bölgede belli bir süre oturmuş olduğunu gösterir. 3. 4. Diauehi Krallığı ve Trabzon Ticari ilişkileri M. Ö. I. Bin yıllarının başlarından itibaren Trabzon ve çevresi ile ilgili tarih araştırmalarında farklı bir iddia daha karşımıza çıkmaktadır. Buda Asur ve Urartu Krallığı, Diauehi Krallığı’nın vasıtası ile Doğu Karadeniz Bölgesi ile olan ilişkileridir. Urartu ve Asur tarihinde önemli bir yere sahip olan bu krallık, son yıllarda yerli ve yapancı araştırmacılar tarafından yoğun bir şekilde ilgi çeken bir konu haline gelmiştir. Konu üzerinde yapılan çalışmaların artması, krallık hakkında yeni bilgilerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bunun sonucu olarak da Krallık hakkında yeni iddialar 166 Tarhan 1984, 113. 167 C. F. Lehman- Hauptman, “Kimmerler”, RE XI/1, 1921, 397- 335. 168 Tarhan 1984, 117- 118. 169 Kimmerler, Grek kaynaklarında “Kimmerioi/ Kymmerious”, Asur kaynaklarında “Gimmirazi”, Tevrat’ta “Gimrraya” olarak geçer. Mehmet Bilgin, Sürmene, Sürmene Belediyesi Yayınları, 1990, 57. 47 gündeme gelmiştir ki, bunlardan en önemlisi Asur ve Urartu’ların Doğu Karadeniz ve Trabzon şehri ile olan ticari ilişkisinde Diauehi krallığı’nın rolüdür. Asur kaynaklarına göre Diauehi, Urartu kaynaklarına göre ise Daiaeni olarak isimlendirilen ülkenin lokalizasyonu hakkında bu güne kadar farklı görüşler ortaya atılmıştır. İşte Asur ve Urartu Krallığı’nı yakından ilgilendiren ve Diauehi Krallığı’nın yayılım alanı, iki devletin kayıtlarında geçen ve ifadeler ve beyliğin olası sınırlarında bulunan yerleşmeler ışığında belirlenmeye çalışılmıştır170. Birçok bilim adamı uzun yıllar Urartu devletinin ekonomik ve stratejik bakımından ilgisini çeken bu beyliğin sınırlarını açıklamaya çalışmıştır. Melikishvili171, Diauehi’yi Yukarı Fırat ve Erzurum çevresi ile güneybatı Gürcistan arasına yerleştirir. Diakonff172 da Melikishvili ile aynı görüşü paylaşır ve Çoruh Havzası ve Fırat’ın kaynak kesimini bu beyliğin sınırlarına yerleştirir. Burney173, Diauehi’nin sınırlarını, Erzincan- Erzurum ovalarından doğu Karadeniz Dağları’nın eteklerine yayar. Meyer174, Diauehi Kralığı’nın lokalizasyonunu, Erzurum ve çevresinden Karadeniz’e kadar ulaştırır. ,

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.