güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TRABZON VE HAVALİSİNDE YAŞAYANLAR ÖZ VE ÖZ TÜRK’TÜR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

Sabarlar, Altıncı yüzyılın ortalarından itibaren Sasanilerin taarruzları neticesinde zayıfladılar. 557'de Avarlardan da ağır bir darbe yediler. Sabar ülkesi 568'de Göktürk hakimiyet sahasına girdi.Sabarların kuzey Kafkasya'daki hakimiyetleri de Bizanslılar tarafından yıkıldıktan sonra, bir kısmı Kür Nehri boyuna yerleştirildi. Yedinci yüzyılın ortalarına kadar dağınık halde yaşadılar. Daha sonra bölgede büyük bir devlet kuran Hazarların asıl topluluklarını meydana getirdiler.

AVARLAR

Avrupa Hun Konfederasyonunun Attila’nın ölümünü takiben MS 454 yılında dağılmasından yaklaşık yüzyıl sonra Avrupa’da, Yunan telaffuzu ile ‘Aors’ Türkçesi ‘Avarlar’ olan Türk dili konuşan halkların oluşturduğu yeni bir Kağanlık, Avrupa Hunlarının yerini almıştır.

Türk Devletlerinde, Kağan unvanını kuruldukları andan itibaren, Göktürkler, Avarlar, Bulgarlar ve Hazarların kullandıkları, bir dönem Uygurların, Uygur Kağanlığının dağılmasıyla Yabguluktan Kağanlık haline gelen Karahanlıların ve yine Yabguluktan sonra Şad daha sonra Kağanlık unvanını alan Kimekler’in bu unvanı bir süreç/gelişmeler sonunda kullanabilmeleri nedeniyle Kağan unvanının kullanılabilmesinin Asana/Asena ailesine ait olmakla mümkün olabildiğini ileri süren görüşler bulunmasına rağmen, Prof. Dr. Luo Xin gibi tarihçilerin de, Kağan unvanını ilk defa Hun İmparatorluğunun kurucusu Mete Han’ın babası Tümen’in kullandığını belirtmektedir.

Avrupa’nın ortasında kurulan Avar Kağanlığı, MS 6. ve 9. yüzyıllar arasında 250 yıl varlığını sürdürmüş, dönemin Avrupa’sının iki büyük gücü Bizans ve Frank’ları defalarca mağlup ederek dönemin Avrupa’sının en büyük güçlerinden biri haline gelmiştir. Avarlar bunu sadece kendi güçleri ile değil bölgedeki Kutrigur ve Slavları kendi etrafında toplayarak başarmıştır. [O. Karatay, “Convergence – Türkic folks in European Milieu”, 2003]

Prof. M. Zakiev, Avrupa Avarlarının kim olduğu konusunda, Herodot’un MÖ 5. yy’da İdil (İtil-Volga) nehrinin kaynak nehri olan Aor nehrinden bahsettiğini, bu nehre Aor denilmesinin sebebinin o bölgede Aor’ların yaşaması olduğunu belirterek, MS 1. yy Yunan kaynaklarının da Aor halkından [Latyshev V.V. 1893, 147] bahsettiğini yazmaktadır. Aor, Alan, Ases ve Kuşhanların bu bölgeden Türkistan ve Doğu Avrupa’ya yayıldıklarını, Hazarların kendilerini Togarma’nın yedinci oğlu, Avarları da Togarma’nın 10 oğlundan biri olarak tanımladıklarını, MS 7.yy’da yaşamış “Theophilact Simokatta” nın Ugorların antik liderlerini “Uar” ve “Hunni” olarak adlandırdıklarını [Simokatta Th. 1957, History, 160] antik Harzemlerin sadece Volga-Kama halklarından oluşmadığı, Alan, Ases ve Avarlar gibi Kafkas-Karadeniz steplerindeki halkları da kapsadığı ve birlikte Harzemliler olarak Parthia, Kushan ve Tokar’larla yakın ilişkilerinin olduğunun [Simokatta Th. 1957, History,  342] kaynaklarda yer aldığını açıklamaktadır.

Prof. M. Zakiev özetle; Aor/Avarların da, Kafkas-Karadeniz steplerinde (Pontic-Caspian Steppe) çok eski zamanlardan beri yaşayan Türk dili konuşan halklardan biri olduğunu belirtmekte, çoğunluğu göçebe olan bu boyların hem Kafkas-Karadeniz steplerinde, hem de Türkistan bölgelerinde yaşadıklarını, her iki bölgede bu boyların yerleşik bölümlerinin de olduğunu açıklamaktadır.

Prof. M. Zakiev, bu nedenle Avarların, Göktürklerden kaçan Asya’nın derinliklerinden gelen kabilelerden oluştuğu biçimindeki yaklaşımların, Türk dili konuşan halkların Doğu Avrupa topraklarının en eski halklarından biri olarak kabul edilmek istenmemesinden kaynaklandığını, her yüz yılda bir Türklerin Orta Asya’dan bu bölgeye geldiği ve sonra kaybolup gittikleri, sonra yüzyıl sonra yenisinin geldiği hikâyelerinin yerini gerçeklerin alması gerektiğini ifade etmektedir.

Prof. M. Zakiev’in bu açıklamalarına benzer şekilde, Sovyet tarihçi Gumilev’in iddiası olan, “Avarların Göktürklerden kaçan Jujan’lar ve Moğol oldukları” iddiasının düzmece olduğu ve Avarların gerçekte yine bir Hun boyu olan Susan/Jujan’larla da alakalarının bulunmadığı; Avarların, Barselt, Onogur, Sabir ve diğer Hun boylarının katıldığı Avar (Var/Uar) ve Hun (Chunni/Hunni) boyları oldukları “Michael and Mary Whitby” ikilisi tarafından da açıklanmıştır. [M. & M. Whitby “The History of Theophylact Simocatta, An English Translation with Introduction and Notes – Theophylact Simocatta On The Origin of The Avars” Oxford, 1986]

Türk dili konuşan halkların binlerce yıldır Sibirya’nın doğal uzantısı olan Kırgız ve Kafkas–Karadeniz stepleri ile Türkistan bölgesinde, yerleşik birimlerinin de olmasına rağmen, çoğunluğunun bu coğrafyada konar-göçer tarzında yaşaması yanında, tarihçiler, Attila’nın ölümünden sonra Hunların önemli bir bölümünün de Avrupa’dan geri gelerek Utigur, Kutrigur ve Sabirler adı altında Kafkasya ile Moldova arasındaki bölgelere yerleştiklerini, bir kısmının da gen araştırmalarından da görüldüğü üzere, İsveç’ten Fransa’ya kadar Avrupa’nın her bölgesine yerleşmiş olduklarını belirtmektedir. Sözü edilen Attila Hunlarının bir kısmı, Avrupa Avarlarının bir bileşeni olmuşlardır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.