güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TARİHİ KAYNAKLARDAN TARAMALARLA TÜRK DEVLETLERİ VE DEVLET ADAMLARI HAKKINDA BİLGİLENDİRMELER

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

— BALTACI MEHMET PAŞA: (1660 - 1712):   25 Aralık 1704 - 3 Mayıs 1706 tarihleri arasında birinci defa Sadrazamlık görevinde bulunmuştur. Osmanlı veziriâzamı, Mehmet paşa devşirme değildir. 1660 yılında Kastamonu'nun Osmancık kasabasında doğdu. Daha sonra İstanbul'a geldi. Saray hizmetine girdi. Sarayda Zülüflü baltacılar ocağında çalıştığından kendisine «Baltacı» adı verildi.

Sarayda hizmet gördüğü esnada şehzade Ahmet'le tanıştı. Onunla sık sık görüştü, şehzadenin gözüne girdi. III. Ahmet 1703 de padişah olunca bir sene sonra Baltacı Mehmet ağayı vezir ve biraz sonra da veziâzam yaptı. Fakat Baltacı Mehmet paşa, bu yeni vazifesinde muvaffak olamadı. Bu yüzden ödevinden atıldı ve Sakız'a sürüldü. Biraz sonra sürgünden affedildi. Bir valiliğe atandı Vali iken 1710 senesinde İstanbul’a çağrıldı, ikinci defa veziriâzam oldu.

1711 senesinde, İsveç kıralı Demirbaş Şarl'ın bize sığınması onu kovalıyan Ruslar'ın sınırlarımızı aşması yüzünden Rusya'ya savaş açıldı. Baltacı Mehmet Paşa, Osmanlı ordusunun başında Rus Çarı Deli Petro ile savaştı ve onu abluka etti. Tarihimizde Prut Savaşı adı ile anılan bu savaşta Rus ordusunun yok edilmesi mümkün iken Baltacı Mehmet paşa, birdenbire Deli Petro ile Prut barışını yaptı (1711). Baltacı Mehmet paşanın bu hareketi, III. Ahmet tarafından hoş karşılanmadı. Veziriâzamlıktan atıldığı gibi, İstanbul’da da bırakılmayarak Limni adasına sürüldü. Biraz sonra da eceliyle bu adada öldü (1712).

— ÇORLULU-ALİ PAŞA (1670- 1711): 3/Mayıs/1706 tarihinde Sadrazam tayin edilmiş, 16/Haziran/1710 da azledilmiştir. Görevinde, 4 yıl, 13 gün kalmıştır. Çorlu'da doğmuştur. İyi nam bırakmış vezirlerdendir. Kara Bayram ağanın evlâtlığıdır. Galatasaraya vermiş, buradan enderuna girip çeşitli saray hizmetlerinden sonra silâhtar olmuş, Edirne vakası ihtilâlden sonra Vezir, Kubbe vezirliğinde bulunduktan sonra 1706 da Vezir-i âzam tayin edilmiştir. Emine Sultanla evlenerek saraya damat olmuştur.

Devlet hâzinesinin israf edilmemesine dikkat ettiği için bu uğurdaki mücadeleleri yüzünden dürüstlüğünü çekemeyenlerin iftirasına uğradı. Bu yüzden Padişah onu azletmiş, önce Kefe'ye vali yaptığı halde Midilli'ye götürülmesini emrederek orada öldürtülmüştür. İmar hareketlerinde de bulunmuştur.

— KÖPRÜLÜZÂDE NUMAN PAŞA (1668 - 1718) : 16/Haziran/1710 tarihinde Sadrazamlığa tayin olunmuş, 18/Ağustos/1710 da azledilmiştir. 2 ay, iki gün görevde kalmıştır. Fazıl Mustafa Paşanın oğludur. Faziletleriyle tanınmış vezirlerdendir. İstanbul'da doğmuş, medreselerde okumuş, bilgili, iyi huylu ve temkinli bir zatmış. Hüseyin Paşa devrinde vezir olmuş, valiliklerde bulunmuş, Mustafa ll’ye damat olmuştur. 1710 Sadrâzam olmuştur.

Sofu doğru sözlü olmakla beraber, devlet işleriyle uğraşacak mizacda değildi. Kendi isteğiyle çekilerek valiliklere tekrar atanmış, Bosna Valisi iken AvusturyalIların hücumuna karşı koymuş ve başarı kazanmıştır. Kandiye valisi iken 50 yaşında ölmüştür.

— BALTACI - MEHMET PAŞA (1660 - 1712) : 18/8/1710 tarihinde ikinci defa Sadrazamlığa tayin edilmiştir. 20/Kasım/1711 de azledilmiştir.

— AĞA-YUSUF PAŞA (7-1714): 20/Kasım/1711 de Sadrazamlığa tayin edilmiş, 12/Kasım/1712 de azledilmiştir. Milliyeti gürcüdür. Yeniçeri ocağında yetişmiştir. Kul kethüdası, Yeniçeri Ağası olmuştur. Vezir rütbesi aldıktan sonra Ruslara karşı savaşta kahramanlığı görüldüğü için 1711 de Vezir-i âzamlığa getirildi. Ocak hizmetlerinden başka hizmetlerde bulunmadığı için devlet işlerini becerememiş, azledilip Rodos'a sürülmüştür. Bir müddet sonra orada padişahın emriyle öldürüldü. Kin tutan mizaçtadır.

— SİLÂHTAR - SÜLEYMAN PAŞA:12/Kasım/1712 tarihinde Sadrâzam olarak tayin edilmiş, 6/Nisan/1713 (10 Rebî'ül-evvel 1125) te azledilmiştir. 4 ay, 24 gün Vezir-i âzamlık görevinde bulunmuştur.

— ORSA - BOCA İBRAHİM PAŞA (İdam): 6/Nisan/1713 tarihinde Sadrâzam tayin edilmiştir. 27/Nisan/1713 te azil ve idam edilmiştir. 21 gün Vezir-i âzamlık görevinde bulunmuştur.

— SİLAHDAR - DAMAD - ALİ PAŞA (1667 - 5/8/1716 şehit) : 27/Nisan/1713 tarihinde Sadrazamlığa tayin edilmiş, 5/Ağustos/1716 tarihinde şehit olmuştur. 3 yıl, 5 ay görevde kalmıştır. Savaş meydanında öldürüldüğü için, sonradan «ŞEHİT» lâkabı ile anılmıştır. İznik civarında doğmuş, Enderunda yetişmiş, silâhtar olmuş, Vezir rütbesi almış, padişahın beş yaşındaki kızına talip olarak damat olmuş, 1713 te de Sadrazamlığa tayin edilmiştir.

Ali Paşa, Ruslarla Edime Barışını yapmış, sonra Mora Zaferini kazanmıştır. Anadoludaki haydutları temizlemiştir. Iran ihtilâfını halletmiş, Mısır'da bir isyanı bastırmıştır. Bundan sonra devlet için bir felâket ve kendisi için de hayatının sonu olan Avusturya seferine çıkan Ali Paşa, alnından vurularak savaş meydanında ölmüştür.
Önce Belgrada gömülmüş, sonra Belgrad'ı alan Avusturya Generali tarafından, cesedi Viyana civarında ki Hedersdorf Ormanına nakledilmiştir. Biraz savaşçı, zeki ve dürüst bir devlet adamı olarak tanılır. Şehzade camisi civarında bir Kütüphanesi vardır. Doğduğu yerde bir de camiî yaptırmıştır.

— HACI HALİL PAŞA (1656- 1733): 22/Ağustos/1716 tarihinde Sadrazamlığa tayin edilmiş, 26/8/1717 de azledilmiştir. Elbasan'da doğmuştur. Gençliğinde saray hizmetine girmiş, Satırcıbaşı olarak Bağdat'a girmiş, dönüşte Bostancıbaşı, sonra Erzurum Valisi olmuştur. Niş kalesini restore ettirmiş, Diyarbakır valisi olmuş, Belgrad Muhafızı olmuş, Sadrâzam Ali Paşanın vurulması üzerine onun yerine geçmiştir. 1716 da Belgrad civarında bir savaşta başarı sağlayamadığı için azledilmiş ve öldürülmekten korktuğu için iki yıl saklı yaşamış, meydana çıkınca affedilmiş, Boğazhisar muhafızlığına tayin edilmiş, sonra Midilli'ye sürülmüş, İkinci defa Kandiye Muhafızlığı yaptığı sırada vefat etmiştir.

— NİŞANCI - MEHMET PAŞA (1670- 1728): 26/Ağustos/ 1717 de Sadrazamlığa tayin edilmiştir. 9/Mayıs/1718 de azledilmiştir. Üçüncü Ahmed devri Vezir-i âzamlarındandır. Kayseri'de doğmuştur. Paşalara kâtiplik yapmış, Kapıcılar Kethüdası, Hümayun Tevkicisi olmuş sonra Sadrazamlığa tayin edilmiştir. Başbakanlık görevinde 8 ay, 13 gün kalmıştır. Avusturyalılarla Barış şartlarını konuşmağa, bilgisi ve zekâsı görülmediğinden azledilmiştir. Mısır ve Cide valiliklerinde bulunmuş, Hicaz'da ölmüştür.

— NEVŞEHİR’Lİ DAMAT İBRAHİM PAŞA (7-1730 Şehit): 9 Mayıs 1718-30 Eylül 1730 yılları arasında Sadrazamlık yapmıştır. 1 Ekim 1730 da Patrona ihtilâlinde şehit edilmiştir.

XVIII. Yüzyılda yaşıyan OsmanlI devlet adamı. Nevşehirli olduğundan dolayı, Nevşehirli ve III. Ahmed'in kızı Fatma Sultan ile evlendiğinden dolayı da Damat İbrahim Paşa denilmiştir. Nevşehir'de doğdu. Doğum tarihi belli değildir. Genç yaşında Topkapı Sarayı Baltacıları bölüğüne girdi. III. Ahmed, şehzade iken onun yanında çalıştı. III. Ahmed padişah olduktan sonra eski emektarı İbrahim Ağayı kademe kademe yükselterek 1718 yılında sadrâzam yaptı.

Memleketin geçirdiği felâketi unutturmak, yenilik yapmak için halkı oyalamak icabediyordu. Bu sebepten kayınbabası III. Ahmed'le Lâle Devrini açtı (1718). Kâğıthane'de ve Boğaz'da kasırlar yaptırarak yazları lâle eğlenceleri, kışları helva sohbetleri yaptırırdı. Bununla beraber, İbrahim Paşa'nın yaptığı birçok hayırlı işler de vardır. İlk matbaayı o açtırdı. Yeniçerilerden bir İtfaiye Bölüğü meydana getirdi. Çini imalâthanesi ve kumaş atelyeleri, kâğıt fabrikası açtırdı. Arapça ve Farsçadan kıymetli kitapları bilginlerden meydana getirdiği heyetler vasıtasiyle dilimize çevirtti. İbrahim Paşa,çok güzel giyinir, elbisesini ve parmaklarım inciler ve elmaslarla donatırdı. Zevk ve eğlenceden pek hoşlanırdı. Alınan «Iradı Cedit» adındaki vergi dolayısiyle halk inim inim inlerken o eğlenceden eğlenceye koşuyordu. Halk bundan hoşlanmıyordu. Akrabalarını en iyi memuriyetlere yerleştirmişti. Askerlikte yenilik yapacağı söylentileri ortada dolaşıyordu. Iran Savaşlarında ordumuzun yenildiği haberi geliyordu. Paşa'nın sefere çıkacağı ileri sürülmüşse de, Paşa, İstanbul’dan bir metre bile dışarıya çıkmıyordu. Bu hal Patrona Halil adında birisinin ayaklanmasıyla, halkın memnuniyetsizliğini ortaya attı. Ayaklananlar, III. Ahmed'den, İbrahim Paşa'nın ve damadı Kaymak Mustafa Paşa’nın başım istediler. İlk önce III. Ahmed bunları vermek istemedi. Nihayet bir gece ikisini boğdurarak, bir kağnı arabası üzerine ölülerini koydurarak, Sultanahmet meydanında toplanan Patrona Halil ve arkadaşlarına teslim ettirdi. Ayaklananlar, İbrahim Paşa'nın ayakların ip takarak İstanbul sokaklarında dolaştırdılar, ölüsünün tanınmaz hale gelmesine sebep oldular (1730). İbrahim Paşa, doğduğu Nevşehir'i güzelleştirdiği gibi, İstanbul'da da bazı hayır ve dinî yapılar yaptırmıştır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.