güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TARİHİ KAYNAKLARDAN TARAMALARLA TÜRK DEVLETLERİ VE DEVLET ADAMLARI HAKKINDA BİLGİLENDİRMELER

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

— HAFIZ - AHMET PAŞA ( ? - 1632):    İkinci defa Sadrâzamlığa 25/Ekim/1631 de tayin edilmiş, 10/Şubat/1632 de Hüsrev ve Recep paşaların teşvikiyle meydana gelen askerî isyanla pâdişâhın gözü önünde parçalanmıştır.

— TOPAL-RECEP PAŞA (? - 1632İdam):         10 Şubat 1632 de Sadrâzam olmuştur. Boşnaktır. Saray Bostancı ocağından yetişerek, Birinci Ahmed devrinde Bostancı - Başı olmuş, Gevher-Han Sultanla evlenerek damat olmuştur. 1622 de Karadeniz'de faaliyette bulunan Kazaklar üzerine gönderilmiş ve başarı kazanmıştır. 1623 de Kaptanı Derya olmuştur. Mehmed Paşanın idamına sebep olmuş ve
Sadâret kaymakamlığını elde etmiştir.

Haris ve müfsit bir devrişmedir. Ayağında nikris olduğu için zorlukla yürüyen ve müzevir şahıs nihayet, zorbaları ayaklandırmak suretiyle, Sultan Murad tarafından istemeye istemeye Sadrâzam tayin

edilmiştir 10/Şubat/1632. Fakat onun müfsitliğini bilen Pâdişâh, yönetimi eline alır almaz ilk iş olarak Recep paşayı:

Gel bakalım topal zorba başı!

Tiz, şu hainin başını kesin!

diye bağırdı. Böylece bu hain devşirmenin de, lekeli hayatı sona erdi (18/Mayıs/1632).

— TABANI YASSI - MEHMET PAŞA (1589 - 1639) :  18/Mayıs/1632 de Sadrâzam olmuştur. 2/Şubat/1637 de azledilmiştir. Aslen Arnavud’tur. Sarayda Kapıcılar Kethüdalığında bulunduktan sonra 1628 yılında Mısır valisi olmuştur. Azline müteakip İstanbul’a gelerek Vezir-i Âzam olmuştur. Bu görevde sadıkane hizmet etmiş, bilhassa zorbalara karşı gayet şiddetli davranarak onların tenkilinde
muvaffak olmuştur.

Revan fethinde Sultan Murad'la beraber bulunmuş, sadrazamlık ve serdârlığa ilâveten Rumeli Beylerbeyliği de verilmiştir. Revan’ın İranlıların eline geçmesine mâni olamadığı için Vezir-i Âzamlıktan
azldilmiştir (2/Şubat/1637).

— BAYRAM PAŞA ( ? - 1638): 2/Şubat/1637 de Sadra zamlığa tayin edilmiş, 26/Ağustos/1638 de vefat etmiştir. Türk asılı olup İstanbul'da doğmuştur. Ailesi Lâdiklidir. Yeniçeri Ocağına gir-
miş, 1623 te Yeniçeri Ağalığına, 1625 te Mısır Valiliğine tayin edilmiştir. İstanbul’a dönünce Kubbe Veziri olmuştur. Bir hafta Yedikule, bir hafta da sarayda kapıcılar odasında tutuklu kalmıştır. 1633 de
Rumeli Beylerbeyi olmuştur. Sonra Sadâret Kaymakamı olan Bayram Paşanın entirikalariyle Tabanı Yassı - Memed Paşa Sadrazamlıktan azledilmiş onun yerine Vezir-i Âzam tayin edilmiştir.

Birinci Ahmed'in kızlarından «Hanzâde - Sultan» ile evli olduğu için, Sultan Murad'ın eniştesidir. Sultan Murad gelinceye kadar Diyarbakır’da hazırlıklar yapmış, fakat Urfa yakınında Culab mevkiinde eceliyle ölmüştür. Kıymetli bir devlet adamıdır. Onun en büyük hatası NEF’I gibi büyük bir şairin ölümüne sebep oluşudur. Bu cinayet onun bütün hizmetini gölgelemiştir.

— TAYYAR - MEHMET PAŞA ) ? - 1638 şehit): 27/Ağustos/1638 de Vezir-i Âzamlığa tayin edilmiş, 23/Aralık/1638 de Bağdad Savaşında şehit edilmiştir.

Lâdiklidir. Uçar Mustafa Paşanın oğludur. Sancak beyliklerinde ve valiliklerde bulunmuş, Abaza ile yapılan savaşta Sadrazam ordusuna iltihak ederek harbin kazanılmasında âmil olmuştur. Bağdad kuşatmasında Sivas valisi olarak bulunmuştur.

Tayyar - Mehmed Paşa, Sultan Murad Bağdad seferine çıktığı sırada Diyarbakır Valisi bulunuyordu. Bayram Paşanın vefatı üzerine Zurnamçeci İbrahim Efendinin tavsiyesi üzerine Vezir-i Âzamlığa
getirilmiştir (27/Ağustos).

Tayyar - Mehmed Paşa, çok cesur, atılgan, dürüst ve bilhassa değerli bir kumandandı. Bağdad muhasarası sırasında gösterdiği kahramanlık, İstikrar, Karar kılma ve cesaret dillere destan olmuş-
tur. O'nun bu kahramanlığı binnetice kentin Osmanlılar'a teslimini temin etmiştir. Ne yazık ki bu büyük Türk kahramanı bir kurşunla şehit düşerek hakkın rahmetine kavuşmuştur (23/Aralık/1638).

Murad IV. bu büyük ve kıymetli Türk kahramanının şehadetini işittiği vakit:

«Ah Tayyar! Bağdad gibi bin kale değerdin!» diye gözyaşı dökmüştür. Mübarek naşı, İmam-ı Âzam türbesinin bulunduğu A’zamiyye'de, babasının yanındaki makbereye defnedilmiştir.

— KEMANKEŞ KARA MUSTAFA PAŞA (1593 - 31/1/1644 İDAM): 23/Aralık/1638 yılında Sadrazamlığa .tayin edilmiştir. Bu görevi IV. Murad'ın son zamanları ile Deli İbrahim'in ilk saltanat yıllarına rastlar. Ok atmadaki maharetinden dolayı «Kemankeş» ünvaniyle meşhurdur. Kendinden sonra gelip Viyana'yı kuşatan Merzifonlu Kara Mustafa Paşadan bu suretle ayrılır.

Yeniçeri olmuş, sonra Yeniçeri Kethüdası ve Sekban - Başı olmuştur. Sultan Murad Revan seferine giderken, O'nu Yeniçeri Ağası yapmıştır. Bu seferden avdette Kaptanı Derya olmuş, Sadâret
Kaymakamlığına getirilmiştir. Tayyar - Mehmed Paşanın Şehadetine müteakip Sadrazamlığa getirilmiştir (23/Aralık/1638). Bulunduğu görevlerde ciddî çalışmalariyle tanınmıştır. Vezir-i Âzam olduktan sonra da, meşhur KASR-I ŞÎRİN MUAHİDESİNİN akdini temin etmiş, hudut kalelerini onarmış, bilhassa Yeniçeri Ordusunu disiplin altına almıştır.

K. K. M. Paşa, saray ve devlet yönetiminde tasarrufu temin etmiş, para düzeninde ıslâhat yapmış, velhasıl memlekete oldukça hizmet etmiştir. Şayan-ı dikkattir ki, rivâyete nazaran okuyup yazması yoktur. Bu noksanını da bilen Kemankeş Kara Mustafa Paşanın «BEN BU YERİN ADAMI DEĞİLİM» sözü meşhurdur^Sultan Murad gibi asabı, hiddetli bir pâdişâha bile, icabında mukavemet edebilmesi dikkate şayandır. En büyük rakibi, Pâdişâhın müsahibi Silâhtar Mustafa Paşa idi. Hattâ bir defasında Silâhtar Mustafa Paşa: «Sadrâzamının Pâdişâha yazdığı arzların bir örneğinimde kendisine yazılmamasından» pâdişâha şikâyet etmiş, pâdişâhta Kemankeş Kara Mustafa Paşaya :

— Niçin silâhtarı ihmal edersin, bana yazdığın yazıları ona da yazmazsın?

Şeklindeki ihtarına şu cevabı vermiştir;

— Şevketlû Hünkârım, evvelâ bu kuluna bildir, Silâhtar kulunun senin saltanatında ortaklığı var mıdır? Eğer varsa, emir Pâdişâhımın her umuru ona da yazmak gerekir, yok ise pâdişâhım, ben yalnız seni pâdişâh bilirim ve ancak sana yazarım ve lâyık olanı da budur ki, benimle pâdişâhımın arasında ki muamele ve yazışlar gibi sırlar kat'iyen silâhtar ve gayrisi muttali olmaya. Aksi halde ben hükümet ve Vezaret edemem!»

Pâdişâh bu mertçe cevaptan memnun kalmış ve eskisi gibi hareket etmesine müsaade etmişti^ Sultan İbrahim devrinde de Sadrazamlığına devam etmiş, fakat divane pâdişâhın yanlış, saçma emirlerine karşı dürüst, hattâ sert cevaplar verdiği için 31/Ocak/- 1644 de idam edilmiştir.

— SULTAN - ZADE MEHMET PAŞA [CİVAN - KAPICIBAŞI, SEMİN] (1602 - 1646): 31/Ocak/1644 te Sadrâzam olmuştur. Babası Abdurrahman, Annesi İtalyan asıllı Cağal-oğlu Sinan Paşanın kızıdır. Pek genç yaşta Kapıcı - Başı olduğu için «Cihan - Kapıcıbaşısı» denilmiştir. Şam Valisi iken Sadrâzam olmuştur.

Pâdişâhın her sözünü «bir ilhâm-ı Rabbâni» demek suretiyle O’nu çileden çıkaran, dalkavuk ruhlu bir şahsiyettir. Memuriyetleri para ile satmak suretiyle zengin olma yolunu tutmuştur. Mevkiini, pâdişâha hediyeler vermek suretiyle temin ederdi. Sadrazamlıktan Girid Serdarlığına tayin edilmiş ve bir ay sonra orada vefat etmiş tir (11 -8-1646).

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.