güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TARİHİ KAYNAKLARDAN TARAMALARLA TÜRK DEVLETLERİ VE DEVLET ADAMLARI HAKKINDA BİLGİLENDİRMELER

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli Okurlarım,

Bugüne kadar kaynaklardan aktardığım taramalarla İslamiyet Öncesi Türk Tarihinden başlayarak Osmanlı Devri'nin yenileşme zamanı diyebileceğimiz 2 Mahmut Devrine kadar bilgi ihitiva eden anlatımları kaynaklardan hiç değişiklik yapmadan size aktarmamın amacı biz Türklerin tarihte kurduğu söylenen devletlerinin siyasal olaylarını yöneticilerini kabaca tanıtmak, gerek islam öncesi gerek islamiyetin kabulünden sonraki dönemde devlet teşkilatı ve yöneticileri hakkında bilgi verirken biz Türklerin yaratılıştan itibaren kurduğumuz devletlerde devlet sistemini sürekli monarşik yapıda oluşturduğumuzu göstermektir. Yaratılıştan 2. Mahmut Devrine kadar buna Osmanlılar da dahil olmak üzere biz Türklerin devletlerinde monarşik yapı temelini teokrasiden, din sisteminden alan bir şekilde gerçekleştirilmiştir. İslam öncesi Türk devletlerinde devlet başkanları Gök Tanrı'nın görevlendirdiği hanedanlara mensup kişiler olurken İslamiyet sonrasında devlet başkanlarının iş başında olmalarının temeli Hz. Muhammed'in vekili olma sıfatından kaynaklanmaktadır. 2. Mahmud Devrinden itibaren bu yapı biraz zayıflamış olmakla birlikte devam etmiştir. Ancak 2. Mahmud tahta oturduktan sonra bugünkü batımlaşma, avrupalılaşma çalışmalarımızın başlamasını sağlayan kişi olmuştur. Bugün içinde bulunduğumuz Cumhuriyet devrinin bir oranda hazırlayıcısı kendinden sonra gelecek olan Cumhuriyet öncesi Meşrutiyet dönemlerinin başlatıcısı ve bu tarz teşkilatların bizzat gerçekleştiricisi olmuştur. Bu yüzden 2. Mahmud devrini daha ciddiyetle görmek ve incelemek durumunda olduğumuza inanmaktayım. Bu nedenle genel kaynaklara bakarak 2. Mahmud ve devri hakkında şu bilgileri dikkatle görmemiz gerektiği inancındayım:

 

— İKİNCİ SULTAN MAHMUD (20/7/1785 Çarşamba - 30/6/1839 Pazar/Pazartesi Gecesî): Otuzuncu Osmanlı Pâdişâhıdır. Babası: Birinci Abüdlhamid, Annesi: Nekş-ı Dil Sultandır. 23 yıl, 10 günlükken (24 yaşı içinde) 28/Temmuz/1808 Perşembe günü tahtta çıkmıştır. 31 yıl, 4 gün hükümdarlığı vardır. 53 yıl, on bir ay 12 günlükken 54 yaşı içinde) 30/6/1839 tarihinde vefat etmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun karışık bir devrinde başa geçen ikinci Mahmud, Türkiye'de birçok yeniliklerin temellerini atan ve Batı medeniyetine kapıları açan ilk devlet adamıdır. Tarihte «VAKA-İ HAYRİYE» denen Yeniçeri Ocağının ortadan kaldırılmasını başaran pâdişâhtır. Üçüncü Selim’in öldürülmesi üzerine, Alemdar Mustafa Paşa tarafından 1808 yılında tahta çıkarıldı. Aynı zamanda Alemdar Mustafa Paşayı veziriâzam yaptı. Onun âyanlarla anlaşmasına ve askerî alanda yenilik yapmasına yardım etti. Fakat Alemdar'ın öldürülmesine göz yumdu. Yeniçerilerin sarayı basması üzerine IV. Mustafa’yı boğdurdu. Bazı yenilikleri kaldırarak ayaklanmayı bastırdı.

Rusya ile savaşa devam etti (1809). Osmanlı Ordusunun yenilmesi üzerine Ruslarla Bükreş Antlaşmasını yaptı (1812). Hicaz'da çıkan Vahabi ayaklanmasını Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa vasıtasıyla bastırttı. Tepedelenli Ali Paşa’yı öldürttü. Çıkan Yunan ayaklanmasını bastırmak için büyük gayret gösterdi. Fakat yeniçerilerin bir şey yapmadığını görünce bu ocağı kaldırdı. (1826) «VAKA-İ HAYRİYE». Ordusuz kalan İkinci Mahmud, Mısır valisi Mehmed Ali Paşa'ya Mora ayaklanmasını bastırmayı emretti. Mehmed Ali Paşa, oğlu İbrahim Paşa'yı Mısır kuvvetleriyle Mora’ya gönderdi. Ayaklanma bastırılmak üzere iken İngiltere, Fransa ve Rusya donanması,Mısır ve Osmanlı savaş filosunu NAVARİN’DE basarak yaktılar
(1827). Bunun üzerine II. Mahmud, bu devletlere birer ültimaton göndererek protesto etti. Rusya buna savaş açmakla cevap verdi (1828). Osmanlılar Ruslar karşısında yenildiler. II. Mahmud bu durum karşısında Ruslarla «EDİRNE ANDLAŞMASINI» yapmak zorunda kaldı (1829). Yunanistan bizden ayrıldı, egemen oldu. Fransızlar’da Cezayir'i işgal ettiler (1830). Arkasından Mısır valisi Mehmed Ali Paşa, Anadolu üzerine yürüdü. Osmanlı ordularını yenerek Kütahya’ya kadar geldi, ikinci Mahmud, «DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR!» diyerek Rus Çarından yardım istedi. Rus kuvvetleri gelip boğaza yerleştiler. Bunun üzerine İngiliz ve Fransız elçileri, Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’ya baskı yaptılar, onu barış yapmağa zorladılar. Mehmed Ali Paşa ile «KÜTAHYA BARIŞI» yapıldı (1833). Mısır kuvvetleri Anadolu'dan gitti. II. Mahmud yaptığı «HÜNKÂR İSKELESİ ANTLAŞMASI ile Ruslara bazı haklar verdi. Fakat II. Mahmud, Mehmed Ali Paşa'nın küstahlığını affetmedi. 1839 da Mısır'a savaş açtı. Osmanlı ordusunun NİZİP'te yenilmesinin haberii almadan veremden öldü (1839). ikinci Mahmud, yakışıklı ve güzel bir adamdı. Sinirli idi. Çabuk kızardı. Kan dökmekten çekinmezdi. Fazla içkiye düşkün olduğundan sıhhati ve sinirleri bozulmuştu. IV. Murad'dan sonra gelen pâdişâhlar içinde en iradeli ve en serti II. Mahmud'dur. Buna rağmen, zamanı müneverleri ona adaletli mânasına «MAHMUD-I ADLI» adını vermişlerdi. Osmanlı tarihinde büyük ıslahatı, Sultan Mahmud yapmıştır. İlk olarak memleketin başına belâ kesilen Yeniçeri Ocağını kaldırdı. Onun yerine düzenli «ASAKİR-İ MANSURE - İ MUHAMMEDIYE» adlı orduyu kurdu. Tıbye okulunu açtırdı. 1829 da kılık kıyafet inkılâbını yaptı. Setre, pantolon, caket ve fes giyilmeye başlandı.

1831 de ilk nüfus sayımı yapıldı. Haftalık «TAKVİM-Î VEKAYİ» gazetesini yayımlattı. 1834 de «HARBİYE OKULUNU» açtı. 1838'de Divanı kaldırdı. Yerine batılı düzende hükümet kurdu. Çocuklarını, Avrupalı prens ve prensesler gibi giydirdi. Balolar ve kabul resimleri tertip ettirdi. Bir yobazlık ve gerilik yuvası olan Bektaşi tekkelerini kapattı. Karşı gelen Bektaşilerin kimini sürdürdü. Kimisinin başını vurdurdu. Zevk, safa ve sefahet hayatına da kâfi derecede yer veren İkinci Mahmud, orta derecede de bir şair, hemen hemen
Üçüncü Selim'e yakın bir büyük bir bestekârdı. «ADLλ mahlâsıyla şiirleri ve klâsik Türk müziğinin değerli eserleri arasında sayılan mükemmel besteleri vardır. İlmî sanatı, şiiri çok sever, erbabını korurdu. Mahmud II. Şair, musikişinas ve hattatı. Kuvvetli mısraları kadar kuvvetli besteleri de vardır. Şiirlerinden birkaç mısra:

Ebrûlerinin zahmı nihandır ciğerimde
Gül-ruhlarının handeleri çeşm-i terimde
Eşklm yerine kan dökülür dîdeierinden
Sevdây-ı muhabbet esiyor şimdi serimde

Mahmud II. Savaşa gitmemekle beraber halk arasına girer, asil ve merdane hareketleriyle millet üzerinde saygı ve sevgi uyandırırdı. Bazı fıkraları uzun zaman halk arasında anlatıla gelmiştir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.