güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

SURE VE AYETLERE GÖRE PEYGAMBERLER TARİHİ (BÖLÜM 10)

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Kuran’da daha önce bahsettiğimiz surelerden başka sure ve ayetlerde de Nuh’tan ve Nuh Tufanından söz edilir. Nitekim söz konusu sureler şunlardır.
Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı. (Necm Suresi – 52. Ayet)
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı. (Kamer Suresi – 9. Ayet)
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı. (Kamer Suresi – 10. Ayet)
Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık. (Kamer Suresi – 11. Ayet)
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti. (Kamer Suresi – 12. Ayet)
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık. (Kamer Suresi – 13. Ayet)
Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. (Kamer Suresi – 14. Ayet)
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur? (Kamer Suresi – 15. Ayet)
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler) (Kamer Suresi – 16. Ayet)

Kuran sure ve ayetlerine bakarak Hz. Nuh hakkında genel bir değerlendirme yapmadan önce şu önemli noktayı da vurgulamak isterim. Hz. Nuh bozulmuş olduğu iddia edilen bugünkü Tevrat, İncil gibi kutsal kitaplarda nazil olduğu andan bugüne hiç bozulmadan varlığını sürdüren kitabımız Kuran-ı Kerim’e göre varlığı bize bildirilen peygamberler içerisinde varlığı tarih bilimi tarafından tarihi vesikalara dayandırılarak söylenebilecek ilk peygamberdir. Bir başka deyişle kutsal kitapların verdiği bilgilerle kalmayıp tarih biliminin buluntuları ve vesikalarıyla da varlığı teyit edilebilen, söz edilebilen ilk peygamber Hz. Nuh’tur. Çünkü Hz. Nuh hakkında ona mal edilen tufan denilen büyük olay hakkında bilgi veren ilk çağ yazılı kaynakları farklı adla da olsa ondan bahsetmektedir. Mezopotamya denilen bugünkü Irak sahasında Yukarı Mezopotamya denilen bir oranda Kuzey Irak sahasında bir zamanlar var olmuş Babil devleti veya çağdaş Sümer şehir devletleri döneminden kalıp ele geçirilen tabletlerde dile getirilen tufan menkıbesi aynen Hz. Nuh’un başından geçenleri onun hayatını anlatmaktadır. Onun ve ünlü Sümer mitoloji ve efsane kahramanı Gılgamış’ı anlatan bu tabletlere göre Hz. Nuh’un adı Utnapiştim’dir. Yine bu tablette anlatılanlara göre Nuh’tan Ubaratudu’nun oğlu Şurrupak’ın Kralı diye bahsedilir. Bu tabletlere göre Şurrupak Sümer şehir devletlerinden birisi olup Utnapiştim bu şehrin kralıdır. Ve bu kitabeye göre bu şahsın başından aynen Hz. Nuh’un başından geçenler geçmiştir. Bu tabletlerde anlatılanlar isim farklıya aynen Kuran-ı Kerim ve diğer kutsal kitaplarda Nuh hakkında anlatılanlara uymaktadır. Bu benzerliğe dayanarak bence şunu söylememizde mümkündür. Bu kitabelerdeki isimlere onların etimolojik kökenlerine dayanarak Sümerlerin kesine yakın Türk olduğunun bilinmesine dayanılarak Hz. Nuh’un Orta Asya kökenli bir oranda Türk kökenli olduğunu düşünmek ve söylemekte mümkündür. Şurası da unutulmamalıdır ki Orta Doğu’daki özellikle Mezopotamya’daki yaşam, insan yaşamı Orta Asyalıların yani Türklerin, Turanilerin bu sahaya gelmesi ile başlamıştır. Yine şunu da hatırlamak gerekir ki pek çok dinsel bilgi veren peygamberler hakkında bilgi veren eserlerde de Türklerin kökeni Nuh’un oğullarından Yasef’e dayandırılmaktadır. Kanaatimce bu dayandırılışta yukarıda belirttiğim aslında Nuh’un Türk kökenli olabilme durumundan kaynaklanmaktadır. Şurası da kesindir ki Türklüğü iddia edilebilecek ilk peygamber Hz. Nuh’tur. Yine kutsal kitaplarda zikredilen anlatımıyla da olsa Sümer kitabelerine dayanan anlatımıyla da olsa yeryüzünde gemi yapımını gemiciliği başlatan ilk insan, ilk peygamber olma özelliği de Hz. Nuh’a aittir. Bütün bunlardan sonra Kuran sure ve ayetlerine göre Nuh hakkında söyleyebileceğimiz bilgi şudur, Hz. Nuh Orta Doğu’da Mezopotamya sahasında tanrının onaylamadığı işler yapmaya başlayan yoldan çıkıp azmış kavmine onları hak yoluna davet için gönderilmiş bir peygamber olarak Hz. Nuh’u görmekteyiz. Peygamberler sıralamasına göre bilinen Kuran’da ismi geçen peygamberlerden yeryüzüne geliş sırasına göre ikinci peygamber Hz. Nuh’tur. Gönderildiği kavmini hak dine çağırmış, çağırdığı toplumundan kabul yerine tepki görüp onların ıslah olması aksine daha da azgınlaştığını görmüş bir peygamberdir. Onun bundan mustarip olup üzülüp ümitsizliğe kapıldığını göre Allah Cebrail vasıtasıyla  onu bir gemi yapması için uyarmış yakında patlayıp tüm o sahadaki insanları ve kavmini yok edecek bir tufanı yani büyük bir su baskınını bildirmiştir. Tanrı ondan bu olay patladığında kendisine inananları ve bölge canlılarından birer çifti gemisine alarak tufanı beklemesini bu yolla tufandan kurtulacağını bildirmiştir. Allah’tan aldığı emirleri yerine getiren Hz. Nuh Allah’ın verdiği emirleri yerine getirmiş ve tufan patladığında gemisiyle kendini ve kendine inananları ve çevresindeki canlılardan birer çifti ölümden kurtararak bölgede yaşamın tekrar yeni baştan başlayıp devam etmesini sağlamıştır. Bu özelliğiyle Nuh peygamber yeryüzünde insanlığın ikinci defa yeni baştan başlayıp devamını sağlayan atası olma özelliğini kazanmıştır. Gemisiyle Doğu Anadolu’daki yüksek bir dağa oturarak tufandan kurtulduğu yolunda bilgiler olan Hz. Nuh’un gemisinin hangi dağ oturduğu tartışmalıdır. Bazılarına göre Ağrı dağına bazılarına göre Cudi dağına oturduğu yolunda iddialar ve söylentiler vardır. Hatta bu konuda hala araştırmalar yapılmaktadır. Kuran’da bu dağı Cudi olarak belirtilse de Kuran’da Cudi olarak kastedilen dağın bugünkü Cudi dağı mı yoksa Ağrı dağı mı olduğu konusunda tereddütler mevcuttur. Bütün bunlardan sonra şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hz. Nuh Kuran sure ve ayetlerine göre insanlarını hak yoluna davet eden kavminin çağrılarına uymayışı karşısında kavminin tanrı azabıyla helak oluşunu yaşayıp gören ilk peygamberdir. Kendisinden sonra gelen bütün peygamberlerinde atası olan bir peygamberdir. Ancak Kuran sure ve ayetlerde Nuh peygamberin ebeveyni hakkında, yaşadığı yer hakkında, ailesi çoluk çocuğu hakkında isim belirten bilgiler mevcut değildir. Bu nedenle ondan ve ondan bahseden bilgiler veren peygamberler tarihlerinde ortaya çıkarılan ailesine ve çocuklarına ait isimler Kuran’a göre değildir. Bu gibi isimler ve Kuran ayetlerindeki anlatımlar dışındaki Nuh’a ait menkıbeler bozuk kabul ettiğimiz Tevrat, İncil gibi kitaplara ve hadislere dayandırılan bilgi ve anlatımlar olacağından doğruluğundan kesin olarak emin olmamız mümkün değildir. Çünkü hadislerin sahih olması her zaman mümkün olmadığı gibi sahih diyeceğimiz hadislerde bile bazen sahih hadislerin çatışması nedeniyle şüpheler oluşabilme durumu söz konusudur. Hadisler peygamberden çok sonra kaleme alındığından onlarda katkı olma ihtimali yüzde bir oranında bile olsa her zaman için mümkündür.  Bu nedenle Nuh hakkında kesin diyebileceğimiz bilgiler Kuran-ı Kerim sure ve ayetlerine göre ortaya konulan kaleme aldığımız bilgilerdir.
DEVEM EDECEK.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.