güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

SARIKAMIŞ HAREKÂTI VE ÖNEMİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım, içinde bulunduğumuz bu günler milletimizin yaşadığı büyük acılardan toplu ölümlerden birinin yaşandığı tarihin yıl dönümünü oluşturmaktadırlar. Ne yazık ki millet olarak bu büyük acı veren ölümlerin yaşandığı birinci dünya harbi Osmanlı cephesi olaylarını ve bu olayların sebep ve sonuçlarını yeteri kadar tanımaz bilmeyiz. Kabaca Sarıkamış harekâtı deyip geçilen bu harekâtın üzerinden yaklaşık daha doğrusu tam bir asır geçmiş olmasına karşılık Türk milleti ve özellikle Atatürk’ün milletin geleceğine devletin rejim ve istikbaline bekçi tahin ettiği gençlik yeteri kadar bilgi sahibi değildir. Ne tuhaftır ki bu harekâtın sonucu olarak ortaya çıkan ve bize pek çok şehide mal olarak şanlı zaferler getiren Çanakkale cephesi ve bu cephenin olayları daha fazla ve daha gerçekçi olarak tanınıp değerlendirilmektedir. Belki bu durumun sebebi Sarıkamış harekâtının biz hezimet bir yenilgi olmasına karşılık Çanakkale cephesinde zafer kazanılmış olmasıdır. Biz Türkler tarihimizi değerlendirirken nedense gerçekçi olamayız ve hiçbir zamanda gerçekçi olup tarihten ders almayı başaramamışızdır. Bunu başarabilseydik zaten millet olarak benzer olayları defalarca yaşamaz defalarca kurduğumuz devletlerin yıkılmasına şahit olup yeni devletler kurmak zorunda kalmazdık. Nitekim 1. Dünya harbi evrelerini oluşturan Osmanlı cepheleri olaylarını da tam manasıyla hiçbir zaman değerlendirip onlardan ders çıkarma yoluna gitmemişizdir. Gerek okullarımızda gerek tarihle ilgilenen özel sahalarda bilgi veren veya alan bireyler bu yönden ihmal içerisinde olmuşlar milletimize mensup bireylerin zaferlerini ve faydalı icraatlarını abartıp göklere çıkartırken milletimizin düştüğü yenilgileri yaşadığı başarısızlıkları yaptığı hataları görmezlikten gelip adeta yok kabul etmeye olmamış göstermeye gayret göstermişlerdir. İşte bu dile getirdiğim durum Sarıkamış harekâtı içinde gerçekleşmiştir. Müttefiki olan Alman İmparatorluğunun başta imparator ve genelkurmay başkanlığı olmak üzere yöneticilerinin teşvik ve tesiriyle yönlendirmesiyle 1.Dünya harbine giren Osmanlı devleti yöneticileri yine onların tesir ve sevkiyle onların pompaladığı turan hayalleriyle Rusya’ya karşı Kafkaslar üzerinden bir tearuz harekâtına girişmişlerdir. Asker ve mühimmat vasıta yiyecek, giyecek teçhizat tam manasıyla yeteri kadar temin edilmeden harekâta geçirilen Osmanlı askeri Sarıkamış harekâtı denilen bu harekâtta Ruslar karşısında büyük kayıplar vererek yenik düşmüştür. Ancak bu yenilginin sebebi Türk subayının ve askerinin Rus subay ve askeri karşısında aczinden beceriksizliğinden olmamıştır.  Türk subay ve askeri burada Rus subay ve askerine onların silahlarına değil tabiat şartlarının uygunsuzluğuna tabiat şartlarının ona yaşama şansı tanımamasına yenilmiştir. Kabaca 22 Aralık 1914 – 10 ocak 1915 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve adına Sarıkamış harekatı denilen bu harekatla Osmanlı silahlı kuvvetleri doksan bine yakın şehit verirken yirmi bin civarında da Ruslara esir vermişlerdir. Elde kalan 10 bin civarındaki Osmanlı askerinin geri çekilmesiyle yenilgi ile neticelenen bu harekâtın arkasından Ruslar ileri harekâta geçme doğu Anadolu hatta doğu Karadeniz’e doğru ilerleme imkanı elde etmişlerdir. Osmanlı yönetimi bil hassa Enver paşa turan hayallerini gerçekleştirme rüyasından bu gerçek karşısında uyanırken Alman İmparatorluğu yöneticileri hedeflerine ulaşmış batıda karşılarında yer alması muhtemel Rus kuvvetlerinin önemli bir kısmını Kafkasya sahasına yani doğu bölgelerine çekilme durumuna sokup kendi karşısında ki cephenin zayıflamasını sağlamıştır. Ama Osmanlı devleti bu yenilgiden sadece yöneticilerinin Turan rüyasının sona ermesi durumuyla kurtulamamış Rusların müttefiklerinden isteği sebebiyle müttefiklerin başlattığı Çanakkale savaşlarıyla Çanakkale cephesi olaylarıyla da boğuşmak zorunda kalmıştır. Üstelik Almanların teşvik ve yönlendirmesiyle de Mısır ve Kanal harekâtını başlatan Osmanlı silahlı kuvvetleri bir yandan bu cephede de mücadele etmek durumuyla da baş başa kalmıştır. Kısacası Sarıkamış harekâtı başlangıç olmuş Çanakkale ve mısır kanal cephesi savaşları zinciri hep Sarıkamış harekâtının getirisi olmuşlarıdır. Bu yüzden Sarıkamış harekâtı değerlendirilirken mutlaka Çanakkale harplerinde Mısır ve kanal harekâtlarını de gözden geçirmemiz birlikte değerlendirmemiz şarttır. Ne var ki bugün bile biz hala böyle bir davranıştan değerlendirmeden uzak tutum ve davranıştan göstermeği sürdürmekteyiz. Bugün 100. Yıl dönümünü yaşadığımız yahut 101. Yılını yaşadığımız Sarıkamış harekâtı sebebiyle şehit düşmüş atalarımızı komutan subay ve erlerimizi anarken sadece onların yaşadığı zorlu anları zorlu ölümü göz önünde tutarak anmak kısa bir müddet onların ruhları önünde saygı duruşunda bulunmak bizim için yeterli olmamalıdır. Bugün onlara sahip çıkmamız demek onların yaşadığı olaylardan ölümlerden ders alıp bugün ve gelecekte aynı duruma düşmemek düşürülmemek için harekâta geçmemiz gerekli tedbirleri almamız olmalıdır düşüncesindeyim. Yani benim görüşüme göre Sarıkamış harekâtını anan bireyler orada şehit düşenlerin Almanların arzusuyla ve sevki ile macera perest yöneticilerinin liderlerinin düşüncesizce gerçekleştirdiği icraatlar neticesinde şehit düştüklerini fark etmeli bugün kendilerini aynı şekilde aynı tür olaylara yönlendirmeye çalışan dış mihrakların etkisinde ki ve tesirinde ki macera perest yönetici ve liderlerinin olası yönlendirme ve sevk etmelerine direnmeli. Hatta bu duruma düşmeden önce o liderlerini iş başından uzaklaştırmak için legal her türlü girişimde bulunmalıdırlar düşüncesindeyim.  Benim görüşüme göre işte o zaman Sarıkamış şehitlerini anlamış değerlendirilmiş Sarıkamışharekâtından ve Sarıkamış şehitlerin ölümden tarihi açıdan ders çıkarmış olmak mümkündür yoksa aynı soğukta bir miktar yol yürümek onların yediği yiyecekleri yemek hatta giyeceklerini giyip yürümek onları anmaktan ziyade anlamaktan ziyade anıyormuş gibi anlıyormuş gibi yapmaktan başka bişey değildir düşüncesini taşımaktayım ne var ki yeteri kadar değerlendirme de olsa yapmacık kaçsa da bu tür anmalar bile Sarıkamış harekâtı şehitlerini hiç anmamaktan yok kabul etmekten daha iyidir. Yapılan anma programları bu sahada yapılacak anıtlar bu tür faaliyetler şüphesi Sarıkamış şehitlerinin hatıralarını yaşatmaya yönelik faaliyetlerdir umarım daha da artar arttırılırlar ama hepsinden önemlisi Sarıkamış harekâtını ve ona bağlı olayları gereği gibi tanıyarak ve tanıtacak gerçekçi anma programları ve değerlendirmeler şüphesiz daha faydalı ve takdire Şahan icraatlar olacaktır. 100 yıl dönümünde detaylandırılsak belki de 101. Yıl dönümün de Sarıkamış harekâtı şehitlerine daha doğrusu bu harekât sırasında uygunsuz tabiat şartlarının kurbanı olarak şehit düşen subay ve askerlerimize tanrıdan rahmet diliyor ruhları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhlarınız şah olsun umarım geride bıraktığınız nesiller ve o nesillerin yöneticileri sizin nesillerinizin yöneticilerinin düştüğü hata ve durumlara düşmez ve yeni Sarıkamış şehitleri verilmek durumu olmaz  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.