güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

REGAYİP GECESİNİN BU GÜNKÜ KUTLANIŞ ŞEKLİ KUTLU DOĞUM UYGULAMASINA TEZAT YARATMAKTADIR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım İslam dini mensubu olarak hicri takvimin recep ayının ilk Cuma gecesi bir başka deyişle ilk gecesi Regaip kandili olarak değerlendirilen kutlama bulan kutsal bir gecedir Osmanlıdan kalma tabiriyle sözünü ettiğim gece Regaip kandili olarak kutlama bulmaktadır. İslam bir birey olarak üç ayların yani recep, şaban, ramazan denilen aylar zincirinin başladığı gece olan Regaip kandilinin biz İslamlar çeşitli ibadet etkinlikleriyle geçirmeyi kendimize vazife bilmekteyiz. Bazı görüşlere göre İslam öncesi Arap dünyasında uygulama bulan haram aylar denilen dört aydan oluşan aylar gurubunun üç ayından oluşan üç aylar denilen aylar grubunun İslamiyet’inin bu süresi İslam öncesi inanış sisteminden aynen aldığı düşüncesini uyandırdığını ortaya koyar bir durum söz konusudur. Aslında İslamiyet’in böyle bir taklide ihtiyacı olmadığı ortada olup Kuran’ı Kerim gibi bir kaynak kitaba sahip olması da bu durumun kesin delilidir. Şurası da dikkat çekici bir benzerlik ortaya koymaktadır. İslam öncesi Arap dünyasında görülen haram aylarda İslam’daki üç aylarda insanları kötülüklerden uzaklaştırıcı iyiliğe yaklaştırıcı yasaklar itina etmektedir. Haram aylar savaşı adam öldürmeyi yağma talan ve gaspı yasakladığı gibi üç aylar denilen aylarda ihtiva ettiği yasaklarda zengine fakirin toklara açların durumlarını anlama imkanı vermektedir. İşte Regaip gecesinin böyle bir sürenin başlangıç gecesi olması açısından bir sürenin başlangıç gecesi olması açısından önem arz eden gecedir. Ne var ki Regaip gecesinin din adamlarımız tarafından aktarılıp belirtilen bir başka önem ve özelliği vardır. Bu özellik olarak bize belirtilen bu  gecenin peygamberimiz ana Rahmine düştüğü gece olarak değerlendirilmesidir. Kanunun bu yönüne bakarsak peygamberimiz ana rahmindeki yaşamına bu gece başlamıştır. Halk tabiri ile onun anne karnındaki yaşamın bu geceyle doğduğu gece olan mevlit kandili gecesi arasındaki zaman dilimidir. Peygamberde olsa inşaların hayatındaki bu sure istisnaları dışında dokuz ay on gündür İslami kaynaklardan edindiğimiz bilgiler peygamberimizin annesinden normal bir hamilelik süresi sonun dünyaya geldiği şeklindedir. Bu demektir ki peygamberimizin anne rahmine düştüğü gece olan Regaip gecesiyle doğduğu tarih arasında dokuz ay 10 günlük bir süre mevcuttur. Ancak bugünkü peygamberimizin doğum tarihi olarak kutlanan diyanet işleri başkanlığının peygamberimizin doğum tarihi olarak tasdik edip kutlanmasına onay verdiği yirmi nisan tarihli kutlu doğum haftasıyla Regaip kandili arasında hiçbir zaman normal olarak bu dokuz ay on günlük süreyi görmek mümkün değildir. Mesela kutladığımız Regaip gecesiyle bu sene kutlayacağımız kutlu doğum haftası arasında yirmi günlük sure mevcuttur. Bu günkü duruma esas alırsak Hz. Muhammed’in anne karnında ki yaşam süresi yirmi gündür bu durum hakikaten komik bir durum arz eder. Çünkü söz konusu yaşam Hz. Muhammed’in yaşamı bile olsa gerek fen bilimleri açısından gerek İslam dini bilgileri açısından yirmi günlük bir hamilelik neticesinde dünyaya gelmiş bir peygamber mevcut değildir. Buna babasız olarak doğmuş Hz. İsa’da dahil olmak üzere tüm peygamberler normal hamilelik süresi neticesinde dünyaya gelmişlerdir sözünü ettiğim bu konu diyanet işleri başkanlığının kutsal günleri kutlamada izlediği iki kronolojik sistemi birden uygulamaya çalışmasından kaynaklanmaktadır diyen bütün kandil gecelerinin ve kadir gecesinin hicri takvime göre kutlayan ve kutlatan diyanet işleri başkanlığımız kutlu doğum gününü miladi takvime göre kutlama gibi bir uygulamayı da devreye sokunca bu komik durum ortaya çıkmıştır. Bu ikili uygulama nedeniyle komiklik sadece Regaip gecesiyle kutlu doğum tarihi belirtilen 20 nisan tarihleri arasındaki zamanın normal hamilelik süresinden kısa veya uzun olmasından ibaret değildir. Çünkü bu tür ikili uygulama nedeniyle insanımız birisi rebiyülevvel ayının 12 sinde diğeri nisanın 20sinde gerçekleştirilen kutlu doğum gününde olmak üzere kutlanılan peygambere ait iki doğum günü tarihiyle de karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu gibi çelişkili ve komik durumların ortadan kalkabilmesi için diyanet işleri başkanlığımızın yeni bir düzenlemeye yönelmesi bütün kutsal gün ve geceleri hicri takvime göre kutlayıp kutlamalı veyahut ta bütün kutsal gün ve geceleri hicri  takvime göre kutlayıp kutlamalıdır. Ancak şahsi kanaatim kutsal gün ve gecelerin hicri takvime göre kutlanıp kutlattırılması daha uygun ve daha yerinde olacaktır. Çünkü hem takvim değişikliği yapılırken bu konuda hazırlanan kanunda kutsal gün ve gecelerin hicri takvime göre düzenlemesini getiren ve halen geçerliliğini koruyan bir kanun maddesi mevcuttur. Hem de hicri takvime göre yapılan bir düzenlemeyle kutsal gün ve gecelerin kutlanması yılın bütün aylarının ve günlerinin kapsamını kaplığa bilmekte yılın bütün ayları ve günleri o kutsal gün ve gecenin faziletinden faydalanılabilecek duruma gelebilmektedir. Sözün kısası bugünkü uygulamanın yarattığı sözünün ettiğim komikliklerden ikiliklerden kurtulmak için ikili takvim uygulamasından kurtarılıp tek bir takvime göre uygulanmaya kavuşturulmalıdır. Bence bunun en kolay yolu eski sisteme dönülüp yirmi nisan tarihlerindeki kutlu doğum haftasının bu zamana denk getirilen etkinliklerin ortadan kaldırılmasıdır. Ancak kutlu doğum haftasının uygulaması gerçekleştirilecek ise bu uygulamaya tahsis edilen tarih ve zaman rebiyülevvel ayının 12. Gecesini kapsayan hafta olmalıdır. Yani kutlu doğum haftası mevlit kandilini kapsayan hafta olarak uygulama bulmalıdır. İşte ancak o zaman her peygamber iki farklı doğum günü tarihinden kurtarılmış hemde peygamberin ana rahmine düşüş gecesi olan Regaip gecesi ile doğum tarihi olan mevlit kandili arasındaki güne normal komiklik süresine kavuşturulması kanaatindeyim. Umarım bu tür bir düzenleme gerçekleştirilerek sözünü ettiğim komiklikler ve ikilikler sona erdirilmelidir. Aksi taktirde bu tür uygulamalar İslam’da gelecekte sorunlar yaratacak bozulmalara yol açabilecek düşüncesindeyim. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.