güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

REFERANDUM OYLAMASININ SEÇİMLERDEN FARKLI YÖNLERİ NELERDİR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli Okurlarım,

Medyanın ve haliyle bizlerin de konusu durumunda olan 16 Nisan referandumu öyle görmekteyim ki vatandaşlarımız, seçmenlerimiz tarafından ülkemizde yaşanmış normal seçimlerden farklı görülmemekte ve referandum propagandalarının da seçim propagandalarına benzetildiğini görmekteyiz. Bir başka değişle önümüzde yaşayacağımız referanduma toplum olarak normal seçim gözüyle bakmaktan bu nedenle de yaşayacağımız referandum oylamasının önemini idrakine varmaktan farkını kavramaktan uzak görüntüler sergilemekteyiz. Oysa insanımızın birey olarak ve toplum olarak referandum uygulamasını normal seçim uygulamalarından farklı bir uygulama olduğunu fark etmesinin ülkenin ve toplumumuzun geleceği açısından önemli olduğunu düşünmekteyim. Bu nedenle referandum oylaması ile seçim oylaması arasında mevcut farklılıkları dile getirerek vatandaşlarımızın ve toplumun bu konudaki değerlendirmesine katkıda bulunmanın gerekliliğini düşünmekteyim. Bu konuyu tam manasıyla değerlendirmek için referandumda oy kullanacak bireylerin ve onların oluşturduğu toplumun kendi kendilerine referandum oylamasıyla seçimlerde oy kullanmanın amaçsal veya sonuçsal farklılıkları nelerdir? Sorusunu sormaları gerekir kanaatindeyim. Bu soruya verilecek cevapların başında hiç şüphesiz referandumun seçim açısından çok farklı tercih imkanları taşımayıp iki tercih hakkı tanımasına karşılık seçim oylamalarının ikiden çok tercih imkanı tanıması gelmektedir. Hemen hatırlatmak isterim ki referanduma katılacak seçmene oylama konusu olan hususun kabul edilip edilmemesi sorulduğundan oylamada kendisine verilen oy pusulasının evet veya hayır cevabını içeren bölümlerinden birine mühürle onay vermesi istenmektedir. Bu yüzden yapılacak işlem iki tercihten biri seçip, onaylamaktan ibarettir. Oysa diğer seçimlerde yani genel veya yerel seçimlerde seçmenden ya kendisini yönetmeye layık gördüğü parti veya şahsın bulunduğu oy pusulası bölümüne evet mührünü basarak kimi tercih ettiğini belirtmesi istenmekte, dolayısıyla seçmen oy pusulasında yer almaya hak kazanan ikiden çok parti veya partisiz şahıslar arasından tercih yapmaya mecbur bırakılmaktadır. Dolayısıyla seçimlerde tercih hakkı 2 den çok imkan dahilindedir. Bu durum nedeniyle referandumun seçimlerden farklı bir başka yönü de kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu kendiliğinden ortaya çıkan farklılık referandum propagandalarında seçmeni kendisini tercihe çağırmak için bu amaçlı propaganda yapmak için iki taraf varken seçimlerde seçmeni kendine tercihe cezp etmeye, çağırmaya çalışan ikiden fazla taraf mevcut olabilmektedir. Nitekim referandumun iki taraflılığı nedeniyle ülkemizde 16 Nisan referandumunu konu alan propaganda çalışmaları da bu nedenle iki taraflı olarak gerçekleşmekte, referandumda onaylanıp, onaylanmayacağı belirtilen konunun yani anayasa değişikliğinin kabul edilmesini isteyen, evet denmesini isteyen iktidar partisi ve onun kayıtsız şartsız doğal müttefiki halinde görüntü veren Milliyetçi Hareket Partisi tarafın birini oluştururken anayasa değişikliğine, rejim değişikliğine onay verilmemesini isteyen CHP ve onun gibi düşünen parti ve kişiler diğer tarafı oluşturmaktadır. Bu iki taraflılık seçimlerin aksine ülkemiz siyasi partileri arasında ittifaklar yahut ittifak görüntüleri sergilemeyi ortaya çıkarmaktadır. Referandumun amacının meclisten çıkarılan bir kararın, bir kanunun yahut ülke için gerçekleştirilecek sosyal, siyasal, idaresel bir değişikliğin onaylanıp, kabul edilip veya onaylanmayıp, ret edilmesini toplumsal çoğunluk açısından ortaya koymak, değerlendirmektir. Oysa seçimlerin amacı genel açıdan ülke yönetiminde görev verilecek siyasi partinin veya bireylerin yasama açısından aynı mahiyette kime görev verileceğinin belirlenmesi yerel açıdan bu tür görevlendirmenin kimlere verileceğinin tespitidir. Referandum ve seçim arasındaki temel farkların dışında bu nedenle söylenebilecek en önemli beyan referanduma konu olan çalışmada, oylamada referanduma konu olan değişikliğe toplumun evet deyip dememesi olurken, seçimlerde yapılan oylamayla ama genel mahiyette ama yerel mahiyette yönetim ve yasama açısından yürütme ve yasama açısından kimleri görevlendireceğinin belirlenmesi istenmektedir. Seçimlerle referandum arasındaki sonuçsal açıdan temel farklılıkların başında seçim uygulamasında seçmenin yanlış tercih yapması durumunda ortaya çıkan sonucu beğenmediği taktirde gelecek seçimde telafi etmesi mümkün olmasına karşılık, referandumlarda hatalı tercih yapan seçmenin gelecek referandumdan sonraki referandumlarda yapacağı yeni tercihlerle düzeltmesi imkansızdır. Çünkü seçimlerde hatalı tercih yapıp görevlendirdiği parti veya kişileri görev süresindeki icraatlarını beğenmediği için gelecek seçimde başka parti veya kişilere görev vererek yanlış tercih sonucu görevlendirdiği parti veya kişilerin yürütme, yönetim veya yasama açısından iktidardan düşürüp, görev dışı bırakıp başka parti veya şahısları görevlendirme iktidar yapma imkanı mevcuttur. Oysa referandumda yanlış tercih yapan yada yaptığına inanan seçmen bu tercihinden ilelebet vazgeçme, hayır dediğine gelecekte evet, hatalı olarak evet dediğine gelecekte hayır deme imkanına sahip olamayacaktır. Çünkü her referandum uygulaması bir defaya mahsus olup ülkede gelecekte görülecek referandumlar aynı konuyu esas alıp, aynı soruyu sormak yerine başka konuları esas alan soruları içerecek, onlar konusunda evet veya hayır cevaplarını amaçlayacaktır. Bu yüzdendir ki referandumlarda seçmenin tercih yaparken, evet veya hayır cevabını verirken, referandumların bu yönünü mutlaka düşünmeli göz önünde bulundurmalıdır. Nitekim 16 Nisan referandumunda oy kullanacak seçmen vatandaşlarımızın evet veya hayır derken çok düşünmesinin şart, yerinde olacağı görüşündeyim. Referandumda evet diyecek seçmen bilmelidir ki bu evetiyle referanduma konu olan anayasa değişikliklerine evet demekte işlerlik vermekte, bunun sonucu olan cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi ile ülkemizin mevcut yönetim sistemini değiştirmekte cumhurbaşkanı olacak şahsiyetin uhtesine verdiği haklarla  her konuda karar verip, yürütmeye koyma hakkına haiz olmaktadır. Yani ülkemizde bir rejim değişikliği veya sistem değişikliği olmasını kabul etmekte içinde bulunduğumuz mevcut rejim veya sisteme veda etmesini kabul etmektedir. Evet diyen seçmen bilmelidir ki bu kabulle bu evetle artık Türkiye Cumhuriyeti bugünkü yönetim sistemine bir daha dönmeyecek, dönemeyecektir. Çünkü medyada dile getirilen görüntüsü ile bu yeni rejim, bu yeni sistem bir daha şuandaki sisteme dönme imkanı vermeyecektir, veremeyecektir kanaatindeyim. Şunu da belirtmek isterim ki evet diyen seçmenler çoğunluk oluşturup mevcut rejim veya sistemin değişikliğine onay verdiği taktirde ülkede gelecekte yapılacak yeni rejim değişikliklerine, yeni rejim gereği oluşturulacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin karar verip gerçekleştirebilmesi adeta imkansız hale gelebilecek olduğu gibi eğer bir rejim değişikliği olacaksa buna en önce yeni rejimde tek adam durumuna geleceği düşünülen cumhurbaşkanının karar verip, onay verip bu yolda icraatlara girişmesi gerekecektir. Hiçbir insan kendini iktidardan düşürecek değişikliği, kendiliğinden gerçekleştirmeyeceğinden referandumda evet diyen, evet çoğunluğunu sağlayan seçmenin getirdiği yeni rejim neredeyse ülkemiz açısından değiştirilemez konumuna gelebilecektir düşüncesindeyim. Bu şartlar dahilinde legal yollarla değiştirilmesi adeta imkansız görünüme sahip görüntü veren evet diyecek seçmenler bence oy pusulasına evet mührünü basmadan önce çok iyi düşünmelidir kanaatindeyim. Şunu da belirtmek isterim ki seçimlerde tercihini belirten seçmen kısa süreli bir dönem için kabaca kendi yaşam dönemlerini kapsayan bir dönem için karar verip, tercihlerini kullanırken referandumda tercih belirtecek, evet veya hayır diyecek seçmen bu kararıyla sadece kendi yaşam dönemlerini kapsayan devre içindeyi kendisinden sonraki nesiller içinde evlatları belki torunları içinde onların yaşamlarını belirleyecek karar ve tercih belirleyeceklerdir. Bu yüzdendir ki önümüzdeki 16 Nisan referandumunda evet veya hayır diyecek seçmen sadece kendileri için değil evlat ve torunlarını hatta daha sonraki nesillerini bağlayacak nitelikte tercih yaptıklarını düşünmeli, tercihlerini ona göre belirleyip gerçekleştirmelidirler kanaatindeyim. Şunu da belirtmek isterim ki referandumda evet diyecek kişilerin tercihlerini, tercihlerinin sonucunu gelecekte değiştirmek zor, adeta imkansız olurken hayır tercihini kullanacakların hatalı tercih yapması halinde mevcut düzen korunmuş olacağından, hatalı tercihin mevcut düzen dahilinde yapılacak yeni çalışmalarla giderilmesi mümkündür, mümkün olabilecektir düşüncesindeyim.  Çünkü ülkeyi bugünkü referanduma getiren mevcut yönetim ve yasama sistemi istediği anda tekrar bu tarz yeni referandumlar gerçekleştirme imkanını koruyacaktır. Şunu da seçim ve referandum arasındaki önemli farklara dahil edebiliriz görüşündeyim. Seçimlerde parti veya kişiler propagandalarında icraatlarını gelecekte planladıkları icraat programlarını sergileyerek vatandaşın tercih haklarını, kullanımlarını etkileyebilecek propagandalar yapma imkanına sahipken referandum propagandalarında siyasi parti ve kişiler mevcut icraatlarına ve gelecekteki icraatlarına dayanan propagandalar yapma imkanından yoksundur. Ancak ülkemiz açısından 16 Nisan referandumu taraftarlarından evetçi  taraf ne yazıkki bu genel kaidenin dışına taşan kendi icraatlarına ve gelecekteki icraatlarına dayanan propagandalar gerçekleştirme yönüne gitmiş görünmekte ve bu tür propagandalarla tercih edilme görünümüne bürünüp 16 Nisan referandumunda kendi çabalarıyla gerçekleştirdikleri anayasal değişikliğe evet çoğunluğu sağlama çabası içinde bir görüntü vermektedirler düşüncesindeyim. Bu uygulama bence referandum özelliklerine uymayan bir durumdur. Bütün bunlardan sonra seçim ve referandumun farklı olduğunu Türk seçmeninin artık kavraması gerekir kanaatindeyim. Ve yine bu kavrayış, bu değerlendiriş ölçüsünde 16 Nisan referandumunda sandık başına gidip tercihini tespit etmeli, evet veya hayır tercihlerinden birisini ortaya koymalıdır düşüncesindeyim. Ama evet diyeceklerin ülkeyi kendisinden başka gelecek nesilleri de rejimsel açıdan uzun süreli bağlayabilecek bir tercih ortaya koyduklarını açıkca görmeleri lazımdır kanaatindeyim. Bu yüzden 16 Nisan referandumu hayır diyeceklerden daha çok evetçileri gelecek açısından daha uzun süreli vebal altında bırakabilecek bir referandum görüntüsü arz eder bir duruma sokmaktadır kanaatindeyim. Son olarak referandum ve seçim farklarını bir kez daha hatırlatır, referandumda hayır veya evet diyecekleri bir kez daha çok düşünmeye mecbur gördüğümü belirtmek isterim. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.