güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

PEYGAMBERLER TARİHİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Hz. Muhammed Medine’ye Hicret Ediyor!

Allah Resulü hicretten başka çıkacak yol olmadığı için çok sevdiği Mekke’yi Ayeti Kerime’nin de emri ile terk etmek zorunda kalmıştı. Ayette şöyle buyuruyordu: ‘’Melekler kendilerine zulmeden kimselere canlarını alırken soracaklar: Neyiniz vardı sizin. Onlar: ‘’ Biz yeryüzünde çok güçsüzdük. Peki, Allah2ın arzı sizin kötülük diyarını terk etmenize yetecek kadar geniş değil miydi?’’ Diyecekler. Böylelerinin varış yeri cehennem’dir. Ne kötü bir yer.

Gerek Hz. Muhammed, gerekse müminler inandıkları hakikatleri hayata geçirme hususunda baskı, zulüm, işkence görüldüğü yerden, daha rahat ve zulme maruz kalmadan dini hayatın yaşanacağı bir yere yukarıdaki ayet ve diğer ayet-i kerimelerin amir hükümlerini yerine getirmek için hicret etmek zorunda kalmışlardı.

Sevr Mağarasına hiçbir problemle karşılaşmadan ulaşan Hz. Muhammed’i dinlenmek üzere mağaranın yanına oturan Hz. Ebu Bekir, önce mağaraya inerek, gereken temizliği yaptıktan sonra olası tehlikeyi de önlemek için üzerlerindeki elbiselerden ve yanında getirdiği eşyalardan bir kısmını yırtarak delik ve oyukları kapattı. Ardından Resulullah’ı içeri aldı. Yorgun bir halde olan Allah’ın Resulü’nü, dinlenmesi için dizlerine yatırdı.

Hz. Muhammed geceyi Hz. Ebu Bekir’in dizinde uyuyarak geçirdi ve sabah ile birlikte büyük bir tehlike ile yüz yüze gelmişlerdi. İzciler mağaranın önünde bu iki dostun izini sürmüş konuşuyorlardı.

‘’İşte burada iz bitiyor.’’ Hz. Ebu Bekir ‘’ Ama Ya Resulallah! Canım sana feda olsun, vallahi düşmanlar mağaranın önünde.’’ Allah’ın Resulü yine sakin bir şekilde Ebu Bekir’e:’’ Korkma! Allah bizimle beraberdir.’’ Diyerek teskin ediyordu.

Cenab-ı Hak bu iki dostu mucizevi bir şekilde kurtarmıştı. Hz. Muhammed ve Ebu Bekir mağaraya sığındıktan sonra, mağaranın ağzını örümcek ağı ile örmüş, ayrıca bir çift güvercin mağaranın ağzını kapatırcasına bir ağacın üzerine yuva yapmış ve yumurtalarını bırakmıştı. Mağaranın dışındaki izciler ısrarla iz burada bitiyor diyordu. Israrla mağaraya inelim demelerine rağmen, yanındakiler mağaranın örümcek ağı ile kaplı olmasından dolayı mağaraya inmemişlerdi ve iki Allah dostu bu tehlikeyi atlatmışlardı.

Üç gün sonunda kılavuz Abdullah b. Üreykit’le birlikte Sevr’den çıktılar ve kendileri için hazırlanan develere binerek bir gün sonra Kudeyt denilen yerde konakladılar. Karınlarını doyurduktan sonra iki Allah dostu ve Üreykit Küba’ya doğru yola çıktılar.

Medineli Müslümanlar Resulullah’ı Karşılıyor!

Peygamber Efendimizin Mekke’den ayrıldığını öğrenen Medine’li Müslümanlar, sabahın erken saatlerinden itibaren sıcak basıncaya kadar Harra denilen yerde günlerce beklemişlerdi. Bir pazartesi günü Resulullah2ı beklemek için yine aynı yere çıkmış, bir süre bekledikten sonra dönmüşlerdi. Bu arada bir Yahudi evinin damında, beyaz elbiselere bürünmüş Resulullah ve Beraberindikelerin gelişini görmüş ‘’ Ey Arab Topluluğu! Günlerdir beklediğiniz kişi işte geliyor’’ diyerek bağırmaya başladı. Çoluk çocuk büyük heyecanla yollara dökülmüş, Resulullah’ı büyük bir coşku ile karşılamışlardı. Çok yorulan Allah Resulu’nün Medine’ye girmeden evvel Kuba’da bir süre dinlenmesi gerekiyordu. Bu coşkulu ve muhterem topluluk O’nu Kuba’ya kadar uğurladı. Allah Resul’ü Kuba’da 14 gün kaldı.

Hz. Ali Peygamber Efendimiz, Resulullah’ın emanetlerini sahiplerine üç gün içerisinde teslim etti ve gece gündüz yolculuk yaparak Kuba’da Kâinatın Efendisine yetişmişti. Bu zorlu yolculukta Hz. Ali’nin ayakları şişmiş ve kan içinde kalmıştı. Hz. Ali’yi bu halde gören Resulullah onu bağrına basmış ve ağlamıştı. Gözyaşları içinde Hz. Ali’nin ayaklarını şifa olsun diye sıvazlamış ve mucizevi bir şekilde Hz. Ali şifa bulmuştu.

Kuba’da İlk Mescidin İnşası:

Hz. Muhammed’in hayatını kaleme alan tarihçiler Resulullah’ın Kuba’da kaldığı günlerde Sahabe-i Kiram’la İslam’ın ilk mescidini inşa ettiğini belirtirler. Bu mescidin inşasında Hz. Muhammed bizzat çalışmış, hatta bir seferinde büyükçe bir taşı kucaklayarak mescidin temeline koymak üzere belini zorlamıştı.

Çok samimi duygular içinde inşa edilen mescid-i Şerif Cenab-ı Zü’l-Celal tarafından ‘’Takva Mescidi’’ diye isimlendirilmiştir.

Ranuna’da İlk Cuma Namazı:

Resul-i Ekrem bir Cuma günü yüz kişide fazla bir toplulukla Kuba’dan Medine’ye doğru hareket etti. Bir süre yolculuktan sonra devesinin yönünü yolun soluna doğru çevirerek Beni Salim bin Avf yurduna ve Ranuna denen vadiye indi. Cuma saati yaklaşmıştı. Herkes Cuma namazı için gerekli hazırlıkları yapmış ve Kainatın Efendisi ‘’Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldınız (ezan okunduğu)zaman, Hemen Allah’ı zikir için koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız elbette bu sizin için daha hayırlıdır.’’ Buyurmuştu. Bu emrin gereği olarak İslam’da ilk Cuma namazını ard arda iki hutbe okuyarak Hz. Muhammed Ranuna’da kıldırmıştır.

Resulullah (s.a.v)’in hicreti Peygamberliğinin 13. Yılında, 23 Eylül 622 yılında gerçekleşmiştir. Bu tarihte Peygamber Efendimiz 53 yaşında idi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.