güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

PEYGAMBERLER TARİHİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

BRAHMANLAR (HİNDUİZM)

Hindu kutsal metinleri 3 kısma ayrılırlar. Bunlar; Vedalar, Upanişatlar ve Puranalar'dır. Bu kitapların
geçmişi M.Ö 4000 yıllarına kadar uzanır. Puranalar 17 ciltten oluşur. Bunlar arasında temel kitap Bhavişya Puran olarak bilinir ki, gelecekteki olaylardan bahsettiği için bu isimle anılır. Hindlilere göre kitabın derleyicisi Mahrişi Vyasa isimli birisidir. Fakat sözlerin sahibi yüce Yaratıcı’dır. Araştırmacıların iktibas ettikleri nüsha, Bombay’da Venkteshvvar Press’te basılmıştır. Şu satırlar aynen bu kitaptan alınmış ve kelimesi kelimesine tercüme edilmiş; "Melekhalı öğretici, dostlarıyla görünecek. Adı
MUHAMAD olacak. Raca ona en samimi sadakatini ve bütün saygılarını sunduktan sonra şöyle dedi:
“Sana bağlı kalacağım. Sen ey Parbatis Nath/İnsanlığın Efendisi,  Arabistan’ın sakini. Sen şerri yok etmek için büyük bir güç topladın. Ve o, Melekha’lı düşmanlardan kendi kendini korudu (...) Ben senin kölenim, beni ayaklarının altına yatır"

Metnin tercümesi kelimesi kelimesine böyle... Sevgili Peygamberimiz'in ismi, başka hiç bir şahsa uygulanamayacak şekilde açıkça yazılmıştır.

Aynı kitaptan aktarmaya devam edelim. Shalokas; 10-27'de açık bir işarete daha rastlanır. Metnin son kısımlarında sanki Sevgili Peygamberimiz, Mahrişi Vyasa ile konuşarak getireceği dini tebliğ  etmektedir.

“Melekhalılar; Araplar'ın meşhur beldelerini yağmaladılar. Bu ülkede Arya Drahma /İlâhi kanundan bir
eser yoktur (...) Bu düşmanlara, doğru yolu göstermek ve onları hidayete çağırmak üzere MUHAMAD gelir ki O, Pishachaları doğru yola getirmekle meşhurdur (...) Geceleyin, melek mizacında olan o zeki adam, bir Pishacha kılığında Raca Bhoj’a şöyle dedi. "... Benim takipçim sünnetli, saç örgüsü olmayan, sakal bırakan (...) ibadete çağrı / ezan okuyan (...) bir adam olacaktır Domuz, hariç her türlü hayvanı yiyecektir. Onlar kutsal su ile değil, savaş / cihad ile arınacaklar. Dinsizlere karşı mücadele etmeleri yüzünden Müslümanlar olarak tanınacaklardır."

•••

Vedalar da bulunan bir cümle vardır ki, hem Hendek Savaşı’nı hatırlatır, hem de kullanılan bir kelime. Sevgili Peygamberimizin çok iyi bilinen bir ismine atıf yapar; “Hakikatin Efendisinin, ...İbadet eden, dua eden kişinin on bin düşmanım yok ettin" Burada verilen rakam, Hendek Savaşı‘ndaki düşman sayısını belirtmektedir Fakat asıl önemli olanı, bu cümlede geçen iki kelimenin verdiği anlamdır. Birincisi; Efendi olarak tercüme edilen kelimenin karşılığı olan SAT PATI kelimesidir, Sat, gerçeği ve dürüstlüğü seven mânâsınadır. Pati de "efendi" veya "üstad" mânâsına gelir ki, her ikisinin mânâsı, "hakikatin efendisi” anlamına gelir. İkincisi: bu cümlede bulunan ibâdet eden, dua eden diye tercüme edilen sanskritçe karu kelimesidir ki, Hindçe Satoto kelimesinin anlamdaşıdır. Bu da Sevgili Peygamberimiz'in ismi AHMED’in tâm karşılığıdır.

Hendek Savaşı’nı anlatan bu cümlenin devamında gelen cümleler ise tespitleri perçinlemektedir.

“Gücünle, kaleleri yıka yıka bir savaştan diğerine gittik. Sen ey yüce kişi, düşmanlarına diz çöktüren
nomuchi'yi uzaklaştırdın "

Hendek Savaşı’nda, Müslümanlarla yaptıkları anlaşmaya ihanet eden bazı Yahudileri cezalandırmak için kaleleri kuşatılmış ve teslim alınmıştı. Bilindiği gibi Medine'nin çevresi, Yahudi kabilelerine ait kalelerle çevriliydi.
Efendimiz, bu kaleleri teker teker fethetmiş, daha sonra Hayber’in etrafındaki Yahudi şatolarını da birer birer ele geçirmişti. Öyle ki. Sevgili Peygamberimiz ve eshabı, bir savaştan diğerine koşmuşlardı. Bu cümlede geçen ve düşmanlar olarak çevrilen “Mayinan” kelimesinin tam karşılığı hilebaz ve madrabaz anlamına gelmektedir ki bazı Yahudiler'in karakterlerini ortaya koyması açısından önemlidir. Bu kelime, Sanskritçede, "görünüşte güzel olmasına rağmen gerçekte değeri bulunmayan “ anlamındaki “maya" kelimesinden türemiştir. Yahudileri anlatır. Aynı tasvire İncil de de rastlanmaktadır. İncil, Yahudileri "sahte gümüş" olarak tanıtır. Yine bu cümlede geçen Namuchi; yağmuru tutan mânâsına gelmektedir ki; bazı Yahudiler'in şu özelliğini çok güzel resmeder: Yahudiler, ancak kendilerinin vahye mazhar olduklarını kabul ederek “Rahmeten-lil Âlemin” Sevgili Peygamberimiz’in peygamberliğini reddediyor ve bu surette insanları Allah’ın rahmetinden uzak tutmaya çalışıyorlardı.

• ••

Vedalar'da verilen diğer müjdelere bakalım.

"Sen ey Kadir-i Mutlak; övülmüş meşhur yetim ile savaşmaya yelen güçlüleri mahvettin."

Burada geçen övülmüş kişi’nin tam karşılığının Muhammed kelimesi olduğunu görmüştük. Meşhur yetim in kim olduğunu cümle âlem bilir ki, Sevgili Peygamberimiz i anlatır. O zaman bütün insanlar Efendimize karşıydı O, tek başınaydı ama içlerinde önemli yöneticilerin de bulunduğu on-
binleri dize getirmişti.

• ••

Vedalardaki  şu cümleler hem Sevgili Peygamberimiz i, hem de aziz dostları eshab-ı kiramı işaret etmektedir.

‘Binek sahibi, doğru ve âdil olanı seven, hikmetli, güçlü ve cömert MAMAH. Sözleriyle bana lütuf bahşetti. En güçlü olanın oğlu, her türlü iyi sıfata sahip, dünyalara lütuf 10.000 kişi ile meşhur oldu ' Bu cümlenin her kelimesi Efendimiz den bahsetmektedir Çünkü O çocukluğundan beri “emin" lâkabıyla bilinmekteydi. Bu özelliğini, düşmanları bile kabul etmek zorunda kalıyordu. Güçlüydü; Hendek Savaşı hazırlıklarını da, kimsenin kıramadığı büyük bir volkanik taşı kırmıştı Kimsenin yenemediği güreşçileri o yere sererdi Cömertti; savaşlarda ele geçirilen ganimeti olduğu gibi etrafına dağıtır ama kendisine bir şey ayırmazdı. Cümlede geçen meşhur 10.000 kişi, Mekke'nin fethinde bulunan İslâm ordusunun sayısıdır ki, hepsi de eshab-ı kiramdandı.
Eshab-ı Kiram, Kur‘an-ı Kerim de çeşitli vasıflarıyla övülmüştür Vedalarda da dünyalara lütuf olarak yâdedilmiştir.

• ••

Şimdi vedaların bir başka kitabına bakıyoruz Sama Veda da Kişi Vatsah’ın  ağzından çıkan cümleler,açıkçaSevgili Peygamberimiz’i anlatmaktadır."Ahmed  bu dini Rabbinden aldı Bu din. sayısız hikmet doludur. Ben ondan ışığı aldım, tıpkı güneşten aldığım gibi 'Efendimiz bir güneştir Diğer peygamberler. Aynı  güneşten ışık alması gibi Efendimiz den aldıklarını yansıtmışlardı.

BUDİST METİNLERİ

(Seylan Kaynaklı)

"Ananda, mukaddes kişiye şöyle dedi: "Sen gittiğin zaman bize kim öğretecek?' Mukaddes kişi şöyle

cevapladı: "Ben. yeryüzüne gelen ilk mukaddes kişi değilim Benden sonra bir başka mukaddes kişi gelecek Bu kişi, tam anlamıyla aydınlatılmış ve davranışları hikmet dolu bir kişidir Hayırlıdır Kâinatı bilir. Eşi olmayan bir önderdir Benim şimdi ilân ettiğim şekilde en mükemmel ve en saf dini bir hayatı ilân edecektirOnun bağlılarının sayısı binlerce olacaktır Oysa benimki yüzlercedir’Ananda sordu "Onu nasıl tanıyacağı?" Mukaddes kişi şöyle cevapladı“O. Maitreya/ hayırlı kişi olarak tanınacaktır ’Araştırmacılar boş durmamışlar çeşitli Budist  metinlerin; şöyle bir gözden geçirmişler, İşte geleceği müjdelenen kişinin isimleri Metteya (Palice) Maitreya (Sanskritçe) Aremideia(Burmaca). Maitaliye(Çince) Byamaspa (Tibetçe). Miroku (Japonca)Bu ve benzeri olan MuhametMahomet gibi kelimelerin tümü:Moh, Maha Meh kelimelerinden türemiştir. Hepsi de “şerefli kişi, sem-patik. büyük şeref sahibi, rahmet yağmuru, ihtişam' mânâlarına gelmektedir Yukarıda saydığımız bütün kelimelerin karşılığı ise. Sevgi öğreticisi sevginin efendisi, adı iyilik olan, sevgi ve içtenlik, şefkatli kişi. hayırlı,muhabbetli  vb.dir.Bu kelimelerin hepsi. Arapça RAHMET kelimesinin karşılığıdır. Nitekim
Kur ân-ı Kerimi de: 'Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik" buyrulmaktadır. Rahmet ve Rahim kelimeleri sadece Kur an ı Kerim de 409 kere geçmektedir. Sayfasayısı 300.000’i aşkın hadis-i şerif kitaplarını buna dahil etmiyoruz Uhud Savaşında düşmanın dört bir taraftarı
sardığı bir anda yaralanan Efendimiz.“Yâ Rabbi, onları affet Eğer beni tanımış olsalardı yapmazlardı"
diye dua etmekteydi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.