güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

PEYGAMBERLER TARİHİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Samiler hakkında verilen bu bilgi birinci görüş sahiplerini detaylı olarak tanıtmak konusunda yeterli malzeme olamayacağı düşüncesi ile Samilere mensup Arap ırkı hakkında da genel bilgi kaynaklarına dayalı bilgiler araştırmak ve ortaya koymak gerektirmektedir düşüncesindeyim. Genel bilgi kaynaklarına baktığımızda Arap ırkı hakkında şu bilgiler verilmektedir:

Araplar (Arapça: عرب‎), 400 milyonluk tahmini nüfusu ile Orta Doğu'nun en kalabalık halkıdır. Akdeniz'in güneyinde Afrika'da Büyük Sahra ve Sudan'a, doğusunda Irak'a ve Arap Yarımadası'na kadar uzanan bir coğrafyada yaşarlar. Nüfusunun büyük kısmı Araplardan oluşan ve Arapça konuşulan ülkeler Arap ülkeleri olarak adlandırılır. Bu ülkelerde, Arapçanın dışında Kuzey Afrika'da Berberice, Irak'ta, Suriye'de Kürtçe ve Türkçe, Güney Arabistan'da ise çeşitli yerel diller konuşulur. Türkiye'de Adana, Mersin, Hatay, Urfa, Mardin, Siirt ve bazı Güneydoğu Anadolu illerinde yaşarlar. Muş'ta da Arap nüfus mevcuttur. Mevcut Arap Birliği başkanı Ahmed Ebu Gayt'dır.

Arap isminin kökeni

Tarihte Arap adına ilk olarak Asur kaynaklarında rastlanmıştır. Asurlular, bugünkü adı Arabistan olan bölgedeki çöllerde göçebe olarak yaşayan Semitik topluluklara Arabaya diyordu. Bu isim daha sonra değişime uğrayarak Arap şeklini almıştır.

Arapların soyu

İbrahim'in farklı annelerden İsmail ve İshak isminde iki oğlu olmuştur. İslam geleneğine göre İslam peygamberi Muhammed'in ve Arapların atası, İsmail'dir. Öte yandan Yahudi ve Müslüman kaynaklarına göre İshak'ın oğlu Yakup'un soyundan gelenler İsrailoğulları'nı meydana getirirler.[13]

İslamiyet'ten önce, 4 ve 6. yüzyıllarda Arap kadınları (Kıyafetlerin Tarihçesi, Braun & Schneider)

İslamiyet öncesi

Araplar İslamiyet öncesinde bazı devletler kurmuşlardır (Himyeriler, Gassaniler, Petra Krallığı vb.). Ancak coğrafyalarının yarattığı koşullar gereği genelde kabileler halinde yaşamışlardır ve her kabilenin başında şeyh, emir benzeri liderler bulunurdu. Bu nedenle İslamiyete kadar tek bayrak altında toplanamamışlardır.

İslam Devleti

Ana madde: İslam Devleti

Muhammed'in 7. yüzyılda yaymaya başladığı İslam'ı ilk olarak Araplar benimsediler. Bu dini benimseyenlere, "Allah'ın iradesini kabul eden" anlamında Müslüman dendi. İlk Müslümanlar, dinlerini yaymak amacıyla birçok ülke ele geçirdiler ve Muhammed'in liderliğinde büyük bir devlet kurdular. Bu devlete o dönemde bir isim verilmemiş olmakla beraber, günümüzdeki referanslarda daha çok İslam Devleti veya Arap İmparatorluğu olarak nitelendirilir.

Müslümanlar, Muhammed'in ölümünden sonra kendilerine bir halife seçtiler. İslam Devleti'nin hükümdârı aynı zamanda İslam âleminin halifesiydi. Halifeliğin yönetim merkezi önce Medine, sonra Suriye'deki Şam kenti olmuştur. İslam Devleti dört halifeden sonraki dönemlerde yönetimi ele geçiren sülalelerin isimleri ile anılır olmuştur (Emeviler, Abbasiler, Fatimiler vb.) 750'de halifeliği Emevilerden alan Abbasiler, Irak'taki Bağdat kentini halifeliğin başkenti yaptılar.

Osmanlı yönetimiOsmanlıların 15. yüzyılda Anadolu'da güçlü bir devlet haline geldikten yaklaşık 100 yıl sonra, Arapların yaşadığı toprakları ele geçirmeleriyle birlikte, halife unvanı Osmanlı padişahlarına geçmiş; İslam Devleti, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde erimiştir. I. Selim 1517'de Mısır, Suriye ve Hicaz’ı; oğlu I. Süleyman da Bağdat, Irak, Aden ve Yemen’i Osmanlı topraklarına kattı. Daha sonra Avrupa'daki teknik ve ekonomik gelişmelerin gerisinde kalarak zayıf düşen Osmanlılar, 19. yüzyıldan başlayarak Arap topraklarını yitirdiler.

Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın yanında savaşa girince; İngiltere, Mekke Emiri Hüseyin bin Ali'nin önderliğinde Vahhabi Arapları kışkırtarak ayaklandırdı. Arap aşiretlerinin bir kısmı Osmanlıya karşı ayaklanmayı reddetseler de,[kaynak belirtilmeli] Arapçayı ana dili gibi bilen Yarbay T. E. Lawrence (Arabistanlı Lawrence) gibi bazı İngiliz casuslarının yardımıyla ayaklanan Vahhabi Araplar, Osmanlıların 1918'de uğradığı yenilgide önemli rol oynadılar. İttihak ve Terakki'den etkilenmiş olan Şerif Hüseyin ile birlikte Osmanlı'ya karşı ayaklanmış olan Arap aşiretleri vardır.

Bu bilgiler göstermektedir ki Arap ırkı İbraniler gibi Sami ırkının bir bölümüdür. Sami ırkı dünya üzerindeki ırklar tablosunda daha doğrusu milletler tablosunda Turani ırk gibi yani Türk milleti gibi başlı başına bir millet olup Arabistan yarımadası ve onun çevresinde yaşamış bir ırktır. İşte birinci görüş sahiplerine göre Hz. Muhammed Arap ırkının içinden yetişmiş bir şahsiyettir. Ancak islam tarihçilerinin büyük çoğunluğu bu gerçeği kabul etse de az da olsa bir kısım islam tarihçileri Hz. Muhammed'in Turani ırktan olduğu görüşü ortaya atabilmektedirler. Aslında bu görüşün temelinde Hadifçilerden bazılarının Hz. Muhammed'e ait olduğu görüşünde olduğu söylenen "Vel Arabım Ama " "Arap benden değildir" şeklindeki hadisi yatmaktadır. Bu hadisi gerçek kabul edenler Hz. Muhammed'in Arap dünyası içinde çıkmasına rağmen aslen Arap olmadığı ifadesini dile getirdiğini düşünmektedirler. Bunun dışında yine Peygambere mal edilen Türkçe kelimelerin tarafından kullanılması karşısında yanımdakilerin bu ne lisanıdır Ya Rasül Allah dediklerinde dedem İbrahim'in lisanıdır demesi şeklinde rivayet edilen sözleri de onun Turani ırktan olduğuna delalet kabul edilmektedir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.