güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

PEYGAMBERLER TARİHİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

HZ. MERYEM

Hayatı ve ailesi hakkında genel kaynaklardan bilgi verdiğimiz Hz. Meryem Hz. İsa’nın hayatında görülen tek Meryem değildir. Annesi olan Hz. Meryem’den başka İsa’nın havarileri arasında yer almış olduğu söylenen Hıristiyan kaynaklarında kendisinden söz edilen ve Rönesans ressamlarının bazılarının tablolarında resmedilen figürleriyle karşımıza çıkarılan bu Meryem mecdeli veya magdalanalı Meryem diye isimlendirilen bu Meryem’i tanımak istediğimizde genel kaynaklara baktığımızda şu bilgilere rastlarız:

Mecdelli Meryem veya Magdalalı Meryem (Batılı dillerde: Maria veya Mary Magdalene/Magdalena), Yeni Ahit'e göre İsa'nın takipçilerinden biri.Markos ve Yuhanna İncillerine göre, öldükten ve gömüldükten sonra dirilen İsa'yı ilk gören kişidir.22 Temmuz, Hristiyanlıkta Aziz Mecdelli Meryem Günü'dür.

Mecdelli Meryem'in, Celile'nin Tiber Gölü kıyısındaki "Mecdel Nunayya" kasabasından olduğuna inanılır. Luka İncili'ne göre İsa onu kötü ruhlarından arındırmıştır.

Luka İncili'ne göre İsa bir gün Farisilerden Simun'un evine yemeğe gider. Yemek esnasında kentte günahkâr olarak bilinen bir kadın odaya girer ve İsa'nın ayaklarını gözyaşları ile ıslatıp saçları ile siler. Daha sonra güzel kokulu bir yağ ile ovar. Simun, "Bu adam peygamber olsaydı, kendisine dokunan bu kadının kim ve ne tür bir kadın olduğunu, günahkâr biri olduğunu anlardı," der. İsa Simun'a kısa bir öykü anlatır[4] ve sonrasında kadının diğerlerinden çok olan günahlarını bağışladığı için onun da kendisini diğerlerinden daha çok sevdiğini söyler. Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ... İmanın seni kurtardı, esenlikle git," der.Luka İncili'nde bahsedilen bu günahkar kadının Mecdelli Meryem olduğu kabul edilir.

Maria Magdalena ya da Mecdelli Meryem hakkındaki bir diğer inanışa göre, İsrail'de fahişelik yaptığı gerekçesiyle taşlanan Meryem'e İsa yardım eder. İsa, kadını linç etmek için toplanan kalabalığa Hiç günahım yok diyen devam etsin der ve bunun üzerine öfkeli kalabalık dağılır. Daha sonra Meryem tövbe ederek Hristiyanlığı benimser ve bir azize olur.

Efsaneye göre Mecdelli Meryem, İsa’nın müritlerinden olan Maximinus ile deniz yoluyla Efes üzerinden Fransa’nın Marsilya kentine gider. Efsaneye göre Fransa’ya gittikten sonra invizaya çekilir, sadece kilise ayinlerinde dağıtılan kutsal ekmek ve limon ağaçlarından yükselen kokuyla beslenir.

Fransızların yumurta, tereyağı, un ve şekerden yapılan meşhur Madeleine çöreğinin Magdalalı Meryem'e bağlı bir manastırdan çıktığına dair rivayetler vardır. Fransız İhtilali’nden sonra manastır dağıtıldığında rahibelerin astronomik bir rakamla tarifi pastacılar birliğine sattığı söylenir. Sonra Madeleine çörekleri tüm Fransa'ya yayılır, özellikle de Aziz Mecdelli Meryem Günü olarak kabul edilen 22 Temmuz'da yüksek miktarda bu çöreklerden tüketilir.

Bu bilgiler gösterir ki Hz. İsa’nın hayatında annesi Hz. Meryem’den başka bir Meryem daha vardır. Ne var ki iki Meryem birbirine karıştırılabilmekte, kafalarda karışıklıklara sebep olabilecek görüntüler oluşturabilmektedir.  Mecdeli Meryem denilen bu ikinci Meryem havarilerden olup kendisine azizlik rütbesi verilen Hıristiyan bir kadındır. Hz. İsa tarafından günahlarından arındırılan ilk insan, ilk kadın olarak bu Meryem Hıristiyan dinindeki günah çıkartmanın pasif açıda ilk başlatıcılarındandır. Aynı kadın Hıristiyan dinindeki manastır ve rahibelik hayatını başlatma açısından önemlidir.

Mecdeli Meryem’in Hıristiyan ibadetinde resimleriyle veya heykelleriyle herhangi bir rol almamasına karşılık annesi olan Meryem ikon denilen veya ikona denilen resim ve heykelleriyle Hıristiyan ibadetinde obje olarak önemli miktarda yer alan bir şahsiyettir. Bir başka deyişle hiçbir Hıristiyan manastırında veya kilisesinde Mecdeli Meryem’i tasvir eden resim veya heykel şeklinde objeler karşısında mumlar yakılıp ona yönelerek hac çıkarılıp ibadet edilmesi, dua edilmesi söz konusu olmazken Hz. Meryem için tam aksine resimleri veya tasvirleri önünde mumlar yakılarak dua edilmesi söz konusu olabilmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi Mecdeli Meryem resimlerine yahut resim tablolarında Mecdeli Meryem figürlerine rastlanması onun havariler ile birlikte topluluk dahilinde gösterilmesi söz konusu olabilmekte bu özellikle ağırlıklı olarak Rönesans ressamlarında görülebilmektedir. Bu figür ve görüntüleri Hz. Meryem ikonlarıyla karıştırmamak gerekir. Hz. Meryem’in biz İslamları özellikle biz Anadolu Türk toplumunu ilgilendiren bir yönü de Hz. Meryem’in bizim batı Anadolu topraklarında belirli bir dönem yaşam sürmüş olması hatta mezarının bile bu topraklarda olduğu yolunda rivayetlerin bulunmasıdır. Hz. İsa’nın çarmıh yoluyla Romalılar tarafından öldürülmesinden veya semavi dinlerin Hıristiyanlık veya İslamiyetin kabul ettiği göğe çekiliş olayını takip eden dönemde Hz. Meryem’in Batı Anadolu’da bugünkü Selçuk, ilk çağ dünyasındaki adıyla Efes şehri civarında yaşamış olması hatta bazı rivayetlere göre mezarının bulunması ne derece doğrudur bilinmez. Bu iddia tartışma konusu olabilecek bir durumdur. Günümüz yorumcularının bazıları Hz. Meryem’in, Hz. İsa’dan sonra bir müddet Efesos civarında yani Selçuk civarında yaşamış olduğu iddiasını manalı bulduğunu görmekteyiz. Bu tip yorum sahiplerine göre aslında böyle bir şey yoktur ama Anadolu topraklarında hakim olmuş olan Hıristiyan dünyası Bizans’tan sonra Anadolu’yu İslam Türklere kaptırınca, Anadolu’da toprak sahibi olmak, toprak sahibi olabilmek için haklı sebep yaratmak amacıyla çok geç dönemlerde hatta Osmanlı’nın son dönemlerinde bu tür iddialarla ortaya çıkıp Meryem ana evi olarak gösterdikleri bir kalıntıyla bu sahada dinsel açıdan toprak sahibi olma girişiminde bulunduklarını ve bunda da başarılı olduklarını söylemektedirler. Yine bu tarz düşünce sahiplerine göre biz Türkler de din turizmine malzeme yaratılmış olması bu yolla ülkemize turist gelmesine büyük katkıda bulunulabileceği düşüncesi ile katılıp kabul ve onay vermişizdir. Şunu tekrar belirtmek isterim ki Meryem ana yahut diğer tabiri ile Hz. Meryem anadoluda Selçuk civarlarında bir müddet yaşamıştır. Yaşadığı ev veya gömülü olduğu bir mezarı vardır, yoktur bu o kadar önemli değildir. Çünkü Meryem ananın yani Hz. Meryem’in İslam ülkelerinde ve bizim anadolumuzda mekânsal olarak yer alması sadece Selçuk civarındaki sözünü ettiğim yaşadığı mekânlarla sınırlı değildir. Çünkü Orta Doğu’nun ve Avrupa’nın pek çok sahasında olduğu gibi Bizans döneminde anadolumuzun pek çok yerleşim yerinde de Hz. Meryem adına yapılmış, ona atfedilmiş pek çok kilise ve manastırlar görülmüştür. Bu tür kiliseler ve manastırlar hatıralarını varlıklarıyla, kalıntılarıyla, bir zamanlar var olduğu yolundaki rivayetsel anlatımlarıyla anadolumuzda hala söz konusu olabilmekte Hz. Meryem’den söz ettirebilmektedirler. Yine şunu da vurgulamak gerekir ki Hz. Meryem tasvirleri Hıristiyan dünyasında kolye ve madalyon olarak önemli miktarda yer almış pek çok bireyin boynunu veya göğsünü süslemiştir. Hıristiyanlara özgü bu davranış batılılaşma hareketleri sayesinde Osmanlıdan günümüze toplumumuza da yayılmış, kabul görmüştür. Bu yüzdendir ki bugün dahi toplumumuzda pek çok bireyimizin boynunda, göğsünde hatta biblo veya tablolar halinde evinde Hz. Meryem figürüne rastlamamız pekâlâ mümkündür. Yine şunu da belirtmek gerekir ki yılbaşı kutlamasını, Noel kutlaması adı altında kutlamaya çeviren batı dünyasının etkisiyle batılılaşma yoluyla bize yerleşen ama aslında başlangıç olarak biz Türklerin kültüründen gelen yılbaşı kutlamalarının bize uzanmış Noel kutlaması şekline dönüşmüş uygulamaları da Hz. Meryem figürlü resim ve tasvirlerin boyunlarımızı ve göğüslerimizi, evlerimizi süslemesi konusunda etkisi olduğu düşünülebilir.  Son olarak Hz. Meryem’in şahsı veya ailesinin soyu konusunda bilgiler araştırdığımızda mevcut genel bilgi kaynaklarında şu bilgilere rastlarız: 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.