güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

PEYGAMBERLER TARİHİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

ZEKERİYA PEYGAMBER

Kuran’ı kerimde ismi geçen ve biz İslamların da Hıristiyanlarında Yahudilerinde peygamber olarak kabul ettiği bir kişiliktir. Kuranda ismi geçmesi nedeniyle ve özellikle İsa Peygamberin onun annesi Meryem’i himaye ve yetiştirmesiyle özel öneme sahip bir peygamberdir. Kuran’da hakkında ve yaşadığı dönemdeki karıştığı olaylar hakkında fazla bilgi olmadığı halde Meryem ve İsa’dan bahseden sure ve ayetlerde Kuran’dan ona ait malumatlar çıkarılabileceği düşüncesinde olan dini çevreler mevcuttur. Ne var ki Zekeriya peygamber hakkındaki malumatlarımızın çoğu Kuran dışındaki Semavi kitaplara dayanmaktadır. Özellikle Tevrat ve onun takipçisi olan Zebur, Tanah ve Hıristiyanların kutsal kitabı İncil’e dayandırılan bilgilerden oluşan bir özgeçmişi dile getirilmekte olarak görürüz. Ancak yazı dizimde defalarca dile getirdiğim gibi bu kaynaklar Allahtan geldiği gibi kalmadıklarından tahribat geçirip tahrifat gördüğünden verdikleri bilgiler ne derece güvenilirdir. İşin bu yönü tartışmalıdır. Kaldı ki Zekeriya peygamber hakkındaki bilgiler İsrail oğullarının Sarih ve Sahih bir tarihleri olmadığında tarihi gerçeklerle tespit ve desteklenmekten de yoksundur. Zekeriya peygamberlerin dinler ve peygamberler tarihi açısından ortaya koyduğu önem Yahudi dininin Musa öğretisinin Tevrat ve Zebur uygulamasının en son temsilcisi bir peygamber olmasıdır. Üstelik bu önem sadece bu nedenle olmayıp Hıristiyanlığı getirecek olan İsa peygamberin ve onun ailesinin başta annesi olmak üzere İsa peygamber ve çevresinin Meryem üzerinde oluşturulan Himayesi ile korumasını yapan bu dinin doğuş zeminini hazırlayan kişi olması dolayısıyla da devam ettiren bir peygamberdir. Zekeriya peygamberin Meryem’in yaşamında İsa peygamberin doğumu ve çocukluk yaşamında payı olduğunu bildiğimiz gibi oğlu Yahya vasıtasıyla İsa peygamberi ve onun yaşamının ilk dönemlerini etkileyen bir peygamber olduğunu da bilmekteyiz. Tabi bütün bu bilgilerimiz Kuran dışındaki gerçekliğinden şüpheye düşmemiz gereken düşebilmemiz imkan dahilinde olan bugünkü bozulmuş semavi kitaplara dayanmaktadır. Şurası da bir gerçektir ki bu kaynaklardan gelen bilgiler Zekeriya peygamberi övücü malumatlar halinde karşımıza çıkarken İsa’nın babasızlığı nedeniyle hatta Meryem’in Zekeriya’nın himayesinde yaşaması nedeniyle bazı dini çevrelerde daha doğrusu dini çevrelerle tartışan kesimlerde ona atfedilen çirkin hareketlerin anlatım bulduğu ifadelerde görülebilmiştir. Zekeriya peygamberin Kuran dışı kaynaklara göre yaşamına baktığımızda özellikle genel kaynaklardan internet bilgilerinden elde edebileceğimiz malumatlara yöneldiğimizde şu yolda bilgiler görmekteyiz: İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden. İsmi Zekeriyya bin Âzan bin Müslim bin Sadun olup, soyu Süleyman aleyhisselama ulaşır. Yahya aleyhisselamın babasıdır. Musa aleyhisselamın getirdiği dînin emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etti. Marangozluk yapar elinin emeğiyle geçinirdi. Kavmi tarafından şehit edildi.

Zekeriyyaaleyhisselamzamânında Şam vilâyeti Batlamyüsilerin elindeydi. Onlar Kudüs’te bulunan Beyt-ül-Makdis’e hürmet ederlerdi. Beyt-ül-Makdismâmur olup gece ve gündüz orada ibâdet edilirdi. Mescidde Harun aleyhisselam neslinden din büyükleri vardı. O zamanlarda İsrailoğulları arasında peygamber yoktu. Bunlar bir peygamber göndermesi için gece gündüz Allahüteâlâya dua ettiler. Allahüteâlâ, Beyt-i Makdis’te Tevrat yazmayı ve kurban kesmeyi idâre eden Zekeriyyaaleyhisselamı peygamber olarak vazîfelendirdi. Zekeriyyaaleyhisselam insanlara nasîhat ederek doğru yola çağırdı. İsrailoğullarından onun bildirdiklerine inananlar olduğu gibi, inanmayıp karşı çıkanlar daha çok oldu.

 

Zekeriyyaaleyhisselam, İmrân bin Mâsân isminde bir dostunun kızı olan Elîsa ile evlendi. Elîsa ile hazret-i Meryem kardeş olup babaları İmran idi. İmrân önce Elîsa’nın annesi ile sonra bunun başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hazret-i Meryem’in annesi olan Hunne; “Cenâb-ı Hak bana bir oğul ihsân ederse Beyt-ül-Makdis’e hizmetçi yapacağım.” diye adakta bulundu. Kızı oldu. Adını Meryem koydu. Hazret-i Meryem doğmadan önce babası İmrân vefat etti. Hunne kızı Meryem’i teslim etmek üzere Beyt-ül-Makdis’e götürdü. Orada bulunan âlimlere niyetini anlatıp nezrinin kabûlünüricâ etti. Meryem, Beyt-i Makdis’e kabul edildi. Fakat Meryem’in kimin himâyesinde kalacağı husûsundaBeyt-i Makdis hizmetçileri olan âlimler arasında anlaşmazlık oldu. Zekeriyyaaleyhisselam; “Çocuğu himâyeme ben alacağım. Akrabâlık yönünden çocuğa en yakın benim.” dedi.

 

Diğer âlimler de çocuğu himâyelerine almak istediler. Çekilen kur’anetîcesinde hazret-i Meryem’in Zekeriyyaaleyhisselamın himâyesinde kalması kararlaştırıldı.

 

Zekeriyyaaleyhisselam hazret-i Meryem’i evine götürdü. Onu hanımı Elîsa büyüttü. Sonra da hazret-i Meryem için Beyt-i Makdis’te yüksek bir oda yaptırdı. Hazret-i Meryem bu odada hem Allahüteâlâyaibâdet etti, hem de Zekeriyyaaleyhisselamdan Tevrat okudu. Zekeriyyaaleyhisselam ona hergün yiyecek getirir, ibâdetten bir şey öğretirdi. Bir kış günü odasına girdiğinde önünde dünyâ yiyeceklerine benzemeyen türlü türlü nîmetler gördü. Nereden geldiğini sorduğunda; “Allahüteâlâ tarafından geliyor.” diye cevap verdi. Bu yiyecekler Allahüteâlânın kudretinden hazret-i Meryem’e verdiği bir kerâmetti. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.