güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

OSMANLI’NIN SON DÖNEMİNDEKİ BAZI ASKERİ ŞAHISLARIN ÖVÜLMESİNİN AMACI NE OLABİLİR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49
 
Değerli okurlarım,
Ülkemizde gerek sözlü gerek yazılı medyada son dönemde ortaya çıkan Osmanlının bazı askeri şahsiyetlerini abartılı bir şekilde överek kamuoyuna tanıtılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Özellikle 1. Dünya harbi sırasında ortaya çıkan cephelerde sonuçsuz müdafaa muharebelerine  başarı kazanmış paşaları veya cephe komutanlarını övgüyle anlatmak yazılı ve sözlü medyamızın adeta dillerine  pelesenk etmiş bir görünüm arz ettiğini görmekteyiz.
Şunu vurgulamak isterim ki, bu durum bence amaçsızca yapılan bir icraat değildir. Bu durumu ortaya koyan Medya veya Şahıslar bu davranışlarıyla aslında Osmanlı devrini, Osmanlı yönetimini daha doğrusu Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetim biçimini övmeyi, bu övgüyle kamuoyunu Osmanlı benzeri bir idareyi arzulatmayı, onaylatmayı düşünmektedirler. Bunun yanında bir başka amaç olarak da Atatürk ve Atatürk Devriminin getirisi olan Cumhuriyet yönetimini bugünkü Türkiye Cumhuriyeti yönetimini karalamak eskiden olan yönetim biçiminin daha iyi olduğunu vurgulamayı da amaçladıklarını düşünmekteyim. Sözün kısası bugün ülkemiz medyasında etkin bir şekilde siyasal yönetimlerin, siyasal yöneticilerin etkisi ile Osmanlı dönemini methedip Türkiye Cumhuriyeti devrini karalamayı amaçlayan bir girişim söz konusudur kanaatindeyim. Kaldı ki bunlar Türk kamuoyunun Mustafa Kemal'i ve onun getirileri olan dönemdeki icraatlarını kamuoyuna unutturabilmek için eski yönetimin ondan daha başarılı icraatlar yapan kişileri olduğunu vurgulamaya yöneldikleri kanaatini taşımaktayım. Şöyle ki özellikle Osmanlı'nın 1. Dünya Harbi sırasındaki cephelerdeki başarı kazanmış şahsiyetleri överek Mustafa Kemal'in askeri açıdan, yurdun kurtuluşu açısından kazandığı başarıları daha doğrusu Mustafa Kemal'in askeri ve yönetim sahasındaki başarılarının sıradan bir özellik taşıdığını vurgulamaya çalıştıkları görüşündeyim.  Çünkü medya son zamanda adeta Mustafa Kemal'i onun askeri ve sosyal alanda başarılarının yönetsel alanda başarılarını kamuoyuna küçümsetmek için 1. Dünya Harbi'nde başarı kazanmış şahsiyetleri övmeyi gerçekleştirerek bakın 1. Dünya Harbi sırasında veya sonrasında öncesinde en az Mustafa Kemal kadar başarılı askeri şahsiyetlerinin de var olduğunu belirtmektedirler. Bu yüzden Osmanlı Devri'nin benzeri bir rejim söz konusu edilirse yine böyle şahsiyetlerin çıkabileceğini vurgulamak niyetinde olduklarını düşünmekteyim. Öyle ki yukarıda da belirttiğim gibi sonuçsuz zaferleri ön plana çıkarmaya başladıklarını görmekteyiz. Bugün baştan sona  bir hezimet olan Sarıkamış cephesi konusunda övgüler yazan Sarıkamış, cephesindeki şehitleri överek Sarıkamış cephesini ön plana çıkarmaya çalışan yazarlar, kişiler olduğunu da görmekteyiz. Halbuki Sarıkamış Harekatı baştan sona Enver Paşa ve arkadaşlarının başarısızlıklarının delili olan bir cephe, bir çarpışm,a bir savaş durumundadır. Öyle ki Sarıkamış'ta ölen askerlerimiz de övülme meyili ortaya çıkmıştır. Biz biliyoruz ki Türk askeri gözünü kırpmadan ölüme giden bir askerdir. Yeter ki vatan savunması söz konusu olsun vatan için çarpışmak söz konusu olsun. Oysa Sarıkamış Harekatı’nın amaçlarına baktığımızda, oluş sebebine baktığımızda Sarıkamış Harekatı’nın bir vatan müdafaası, daha ziyade evden çıkmış eski toprakları yeniden fetih etmek amacı esas alındığı görülebilir. O zamanki yöneticilerimiz kendi başarı hayalleriyle tekrar Ruslara karşı kaybettiğimiz Kafkasya bölgesi topraklarını geri alma amacıyla düzenledikleri bir sefer. Ne yazık ki bu hayal içindeki Osmanlı yöneticileri Osmanlı Genelkurmay Başkanı diyeceğimiz Enver Paşa ve Arkadaşları Sarıkamış cephesinde geçecekleri sefer de tam hazırlık yapmadan askerin cephanesini, silahını, yiyeceğini , giyeceğini tam hazırlamadan rastgele kendi kafalarına göre verdikleri emirle gerçekleştirmeye çalıştıkları bir harekat olmuştur ve bunun sonucunda da doğru dürüst giysisi, yiyeceği olmayan Türk askeri kış ortamında Kafkasları aşmak yahutta Kafkasya dağlık Kafkasya bölgesine sefer yapmak zorunda bırakılmıştır. Bu yüzdendir ki buradaki askerlerimiz öyle vatan müdafaası uğruna ölmüş diyebileceğimiz bir durumdan ziyade yöneticilerimizin hayalleri uğuruna ölüme sevk edilmiş, çetin kış şartları altında ölüme gönderilmiş kurban vardır demek daha doğru olacaktır kanaatindeyim. Hakikatende Enver Paşa'nın arzuları İttihat Terakki'nin arzuları olan Kafkasya sahasındaki toprakları geri almak hevesiyle 100000 kişilik bir askeri birlik daha doğrusu bir sefer kuvveti çetin kış şartları altında Allahuekber dağlarına sürülmüş ve bu dağları aşamayarak doğru dürüst çarpışma yapmadan Rus’u namlunun ucunda görmeden Rus’un attığı kurşun kendisine değmeden 90 bin askerimiz şehit olmuştur. Evet bu askerimizi övmek gerekirse komutanlarının verdiği ölüme, ölüm emrine gözü kapalı giden çaresiz bir şekilde uyan bir Mehmetçik ordusudur diyerek ölmemiz gerekiyor. Kısacası Sarıkamış Harekatı'nda hiç de öyle övünebileceğimiz bir icraat söz konusu olmamış, atalarımız burada adeta Osmanlı yöneticileri tarafından ölüme gönderilmiş, bu ölümleri ne Osmanlı'ya ne Türk milletine bir hayır getirmiştir. Zaten Sarıkamış Harekatı düzenlenmemiş olsa bile Rus Kuvvetleri Anadolu'ya inecek durumda değildir. Oysa Burada 100000 askerimizi yaralı olmak ve ölüme gitmek durumunda bırakarak Rusların karşısında doğru dürüst birini daha kuvveti kalmamışçasına bu bölgeyi Rusların işgaline açık duruma getirme gibi bir durum ortaya çıkmıştır. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.