güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

OSMANLI DİYE MİLLET Mİ VARDI? Kİ DİLİ OLSUN!

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli Okurlarım;

Son Milli Eğitim Şurası toplumumuza yeni bir meşgale konusu çıkarırken aynı zamanda da iktidarın yakın gelecekte gerçekleştireceği bir dayatmayı da ortaya koymuş oldu.

Medyada ki ve kamuoyunda ki haber ve aktarımlara bakarsak yakın gelecekte lise öğrencilerimize Osmanlıca dili ders olarak mecburi olarak öğretilme durumu gerçekleştirilecektir. Bir başka tabirle yakın gelecekte ki büyük olasılıkla önümüzdeki eğitim yılında liselerimizde Osmanlıca diye bir dersi öğretim müfredatında yer almış olarak görmemiz söz konusu olacaktır.

Milli Eğitim Şurası dediğimiz eğitim konulu kabaca büyük toplantıda alınan kararlar yapılan tavsiyeler doğrultusunda yürütme organı yani bakanlar kurulu veyahut Milli Eğitim Bakanlığı bu şurada bazı çevrelerin ortaya koyduğu Osmanlıca Dersinin liselerde eğitim müfredatına alınıp uygulanmaya konulmasını büyük ihtimalle gerçekleştirmeye yönelecektir. Çünkü bu daima böyle olmuştur. Cumhuriyetin kurulduğu yıllardan bugüne toplanan şuralarda Milli Eğitim konusunda yapılan tavsiye mahiyetli kararlar akabinde derhal uygulama bulmuş ve icraate konulmuştur.

Büyük olasılıkla Osmanlıca konusundaki bu tavsiye kararı da uygulama bulacaktır. Peki böyle bir uygulama yani Osmanlıca'nın lise müfredatına konulmasını şura neden tavsiye etmiştir. Benim şahsi görüşüme göre bugünkü sistem karşıtları bir kısmı kendisine yeni Osmanlıcı diyen yahut Şeriat taraftarı diye tarikatçı veya cemaatçı diye adlandırılan gruplar bu isteği yüreklerinde hissetmeye başlamışlar, kendileri gibi düşündüklerini tahmin ettikleri veya düşündükleri iktidara bu yönde çağrı atarak halk bunu istiyor şeklinde kamuoyuna karşı bir sebep ileri sürerek böyle bir uygulamayı sahneye koymaya zemin ve imkan hazırlama yoluna gitmişlerdir.

Tabi bunun akside mümkündür.

Belki de iktidar kendi düşüncesi olan Osmanlıca dersini müfredata sokmak için kendisine yakın hissettiği yeni Osmanlıcı tarikatçı, cemaatçı diyebileceğimiz gruplara mensup temsilcilere şurada böyle bir tavsiye kararı aldırarak kendi fikri olan Osmanlıca dersini liselere koyabilmek yolunda zemin hazırlatmak ön açıcı tavsiyelerde bulunmak için onları bu yolda kararlara sevk etmiş olması da mümkündür. Öyle veya böyle ama iktidarın kendisine yakın hissettiği grupları kullanarak Milli Eğitim Şurasında aldırdığı bu tavsiye kararlarının veya kendini iktidara yakın hisseden kitle ve grupların kendi fikri olan Osmanlıcayı müfredat programına aldırma yolundaki tavsiye kararları bugün gerçekleşmiş durumdadır. Bu öyle de böyle de bu düşünce tarzında olanların kendilerine göre kat ettikleri bir başarı aşamasıdır. Onların bu başarı aşaması aynı milli eğitim şurasında yer alması gereken Cumhuriyetçilerin Laiklerin bir oranda başarısızlığı olarakta değerlendirilebilecek bir durumdur.

Peki Osmanlıca lisanı taraftarlarınca niye devreye sokulmuş niye Milli Eğitimin bir bölümüne sokularak tüm Türk Milletine mal edilmeye çalışılma durumuna getirilmiştir. Bence bunun sebebi bugünkü sisteme ve bugünkü sisteme dayanak olan Türk Milliyetçiliğine, Milliyetçi kitlelere, Ulusalcılara karşı Türk toplumunu ümmetçi bir topluluk, Ümmetçi bir toplum haline getirmekte kullanılacak en etkili bir araç olarak Osmanlıca denilen dilin kabul ettirilip topluma mal edilmesi görüldüğünden böyle bir uygulamaya sapılmıştır.

Çünkü bir milleti ve onun milliyetçilik kavramlarını ortadan kaldırabilmek için en etkili yolun onun dilini lisanını yok etmek olduğunu tüm bilim çevreleri ve tüm dünya ulusal çevreleri çok iyi bilmektedir. Bu nedenle bu gün ülkemizin temelini oluşturan Türk Milliyetçiliği kavramını ve bugünkü devlet sistemimizin temel dayanağı olan Türk Milletini ortadan kaldırmanın tek yolu vardır. Oda Türkçeyi ortadan kaldırmak, Türk milletine Türkçeyi unutturmaktır.

Bunu dış düşmanlarımız bildiği gibi onlarla işbirliği halinde çalışan iç düşmanlarımızda hatta Mustafa Kemal'in gençliğe hitabesinde haber verdiği dış düşmanlarla işbirliğine sapabilecek bu sayede iktidarını koruyabilecek iktidar sahipleri de çok iyi bilme durumundadırlar. Bu nedenledir ki eğer bugün ülkemizde tekrar Milliyetçi toplum yerine Türk Milleti yerine, İslamcı kozmopolit ümmetçi bir toplum yaratılmak isteniyorsa ki yeni Osmanlıcılar gibi bu işin peşinde koşanlar tarikatçı ve cemaatçılar gibi şeriatçılar gibi bu işin peşinde koşanlar Türk Milletini Ulusalcılığı yok etmek için Türk milletinin Milliyet bilincini de yok etmenin şart olduğunu çok iyi bilmektedirler. Bu kesimler şunu da çok iyi bilmektedir ki ülkede Türkçe hakim olduğu sürece Türklüğü yok etmenin imkanı da yoktur. O yüzdendir ki Türkçeyi yok etmek için bu gibi çevreler yeni bir lisan yaratmak daha doğrusu eskiden kendinden önceki ümmetçilerin kullandığı Osmanlıca gibi bir lisanı kullanmanın Türkçeyi yok etmede etkili olabileceğini düşünmeye başlamışlardır kanaatini taşımaktayım.

Öyle görülüyor ki bu düşünce sadece beyinlerde kalmamış icraata dökülmek safhasına gelmiş görülmektedir.

Bu gibi düşündüklerini tahmin ettiğim kişilere liselerde başlatılan Osmanlıca eğitimi toplumda eskiden kullanılmış olan yapma bir dil olan ümmetçi imparatorluk toplumunun yönetici kadrosunun dili olan Osmanlıcayı topluma mal etmeye başlayacak bu mal oluşla Türkçe unutulacağından Türk milleti Türklüğünü unutmaya başlayacak millet olmaktan çıkıp ümmet olma yoluna sapacağından artık tüm diğer gruplarla birleşik bir şekilde yönetilmesi iktidar olanların bu karışık etnik yapıyı yönetmesi daha kolay olacaktır.

İşte bu yüzden Osmanlıca bence bu düşünce sahiplerince devreye sokturulmaya çalışılmakta uygulama bulması için tavsiye ve çağrılar yapılma durumuna getirilmiş bulunmaktadır.

İktidar ve yürütme buna uyar mı uymaz mı bilemem. Ama şurası bir gerçektir ki iktidar çıkarı uyarınca kendi iktidar süresini uzatacak böyle bir uygulamayı pek ala devreye sokmak isteyebilir. Bunu yapıp yapmayacağını gelecek yıldan itibaren Osmanlıcanın Osmanlı dilinin lise öğretim programında yer alıp almaması gösterecektir.

Ama şunu hatırlatmak isterim ki Osmanlıca Türkçe gibi yahut Arapça gibi İngilizce gibi diğer ulusal diller gibi bir millete has bir ulusa özgü lisan değildir.

Çünkü tarih sahnesinde Osmanlı milleti diye hiç bir zaman ve zeminde bir millet yaşamamıştır. Osmanlı tabiri aslında bir hanedanın ünvanıdır.

Eski dönemlerde devletler başlarında bulunan hanedanın adıyla anılabildiğinden bir dönem Osmanlı hanedanının başında bulunduğu devlete ve o devletin hakimiyet sahasına Osmanlı devleti o zamanki adıyla Osmanlı İmparatorluğu denmiştir. Ancak bu devlet içinde tek bir millet hakim değildir. Pek çok farklı uluslar yer almaktadır. Almanından Sırpına, Macarından Bulgarına, Romeninden Yunanına, pek çok Avrupalı ulus yanında Türkünden Acemine, Arabından Ermenisine, hatta zencisinden berberisine pek çok Afrikalı ve Asyalı ulusta yer almakta yaşamaktadır. Bunların hepsi Osmanlı İmparatorluğu adı altındaki devlet bünyesinde yaşarken onun yönetimine itaat ederken her biri kendi lisanını kendi bölgesinde kullanmakta Osmanlıca denilen Acemce, Arapça, Türkçe karışımı olan yapma lisan sadece devletin aydın zümresi denilen okur yazar zümresi denilen devlet yöneticileri devlet memur kadrosu ve edebiyatçıları tarafından kullanılmaktadır. Yani hiçbir zaman herhangi bir milletin dili olarak değerlendirilebilecek yapısal özelliği olan bir dil olarak Osmanlıcadan söz etmemiz mümkün değildir.

Tekrar sormak isterim ki Osmanlıcayı bugün öğrencilerimize mecburi ders olarak koymak isteyen koydurmak isteyen kafalara sormak isterim ki Osmanlı diye bir millet var mıdır? Varsa bu millet nerede ne zaman yaşamıştır.

Olmayan bir milletin dili olmayacağı için Osmanlıcaya ulusal diller arasında yer vermek nasıl mümkün olabilecektir. Bir Türk'e özbe öz Türk'e sen Osmanlı milletindensin demek ne kadar imkansızsa bir Türk bireye de Türkçeyi bırakıp senin öz lisanın bu Osmanlıcadır bunu öğren bunu kullan demek o derece imkansızdır düşüncesini taşımaktayım.

Zaten şunu da hatırlatmak isterim ki Osmanlı hanedan üyeleri ve hatta onları temsil eden Osmanlı yöneticileri Türklüklerini hiçbir zaman kabul etmemişler Türk bireylere kaba Türk adını vermişlerdir. Bugünkü vatanımızı oluşturan Anadolu'nun hiçbir yaşam sahasında halkımızın kullandığı lisan olarak Osmanlıca'nın kullanıldığını tarihin hiçbir devrinde görmek mümkün olmamıştır zaten görmekte imkansızdır.

Öyle iken bugün birilerinin Osmanlıların akılsız Türk anlamına bazı rivayetler şeklinde söylendiği ileri sürülen etrakı bi ikrak dedikleri Türk halkına bu kelimeyi kullananların lisanı olan Osmanlıcayı zorunlu olarak öğretmenin amacını anlamak doğrusu mümkün değildir.

Bence Osmanlıcanın tekrar birileri tarafından karşımıza çıkarılmasının amacı şu andaki toplum yapımızı parçalamayı kolaylaştırmak Türk milleti şeklinde ulusal çerçeve içerisinde birleşmiş toplum yapımızı ortadan kaldırmak için onu ümmetçi bir topluma parçalanmaya hazırlanmaya bir topluma çevirmek için zemin yaratmaktır.

Şunu da vurgulamak isterim ki bu iddianın ispatı Osmanlıca'nın hiçbir zaman Osmanlı İmparatorluğu bünyesindeki halkı bütünleştirememiş bir araya getirip dağılmayı durduramamış olmasıdır.

Osmanlı yöneticileri tanzimat, islahat, meşrutiyet çabalarına rağmen imparatorluk bünyesinde tek bir ulusal dil etrafında birleştirmeyi sağlayacak gücü bulamadıkları için imparatorluk yöneticilerinin dili olan Osmanlıcanın imparatorluk içindeki insan kitlelerini birleştirmeye yetmemesinden dağılmıştır.

Tarih akışı içerisinde bunu görmek bundan ibret almak mümkünken neden bugün birileri Türkçe etrafında bütünleşmiş, Türk toplumunu tekrar ulusal bütünlüğe hitap etmeyen Osmanlıca gibi bir yapay dile sahip kılarak parçalanmaya hazır bir toplum haline getirmek istemektedirler anlamak doğrusu oldukça zordur.

Acaba bunu yapanlar dış mihraklara ulusal bütünlüğü ve birlik beraberliği bozmaya Türk milletinin milli birlik ve beraberliğini bozmaya söz verdikleri için mi böyle bir yola sapmaktadırlar.

Yoksa toplum bünyesinde ortaya çıkan ülkeyi parçalamaya yönelik amaçları bulunan bazı kitleleri memnun ederek iktidarlarını daha bir müddet amacıyla mı onların işlerini kolaylaştıracak böyle bir yapay dili tekrar canlandırmaya yönelik çalışmalar göstermeye hazırlanmaktadırlar.

Şunu belirtmek isterim ki Türkçe sunni bir dil değildir. Ama Osmanlıca sunni bir dildir. Yapay olmayan bir dilimiz varken neden Osmanlıca gibi yapay bir dile yönelerek dilimizi milli birlik ve beraberliğimizi bölmeye yönelmek durumuna düşmekteyiz.

Zaten bu taktiği uygulamaya çalışan pek çok grup vardır. Ben bir dil bilimci değilim ama pek çok dil bilimcinin ileri sürdüğüne göre Kürtçe yapay bir dildir. Çünkü bünyesinde Acemce (Farsça), Arapça ve Türkçe kelimeler mevcuttur. Kabaca Kürtçe bunlardan oluşan bir dildir. Ayrılıkçı Kürtler kullandıkları dile dayanarak ayrı bir millet olduklarını ileri sürüp Türk vatanı içerisinde Türk milli birliğini bozmak için zaten hareket halinde olduklarına göre Osmanlıca ile buna benzer bir çalışma ortaya koyup Türkçe'yi ve Türk milli birliğini bozmanın bu yolda çalışmanın izahını anlamak oldukça zordur.

Sözün kısası Osmanlı milleti var mıdır ki, Osmanlıca diye bir dil olsun. Olmayan bir dili hiçbir zaman toplum olarak kullanmamış bir Türk toplumuna Türk milletine başlangıç olarak zorunlu dil halinde mecburi hale getirip kullanmaya zorlamanın bence tek amacı vardır.

O da Milliyetçiliği, Ulusalcılığı ortadan kaldırmak, Türkçeyi ortadan kaldırıp Milliyetçiliği ve Türk Milletini yok ettikten sonra yerine Ümmetçi bir toplum yaratarak Şeriatçı, Cemaatçı, Tarikatçı yeni Osmanlıcı bir kitle yaratıp onlara dayanan iktidarlar ve hükümetler ortaya çıkarmaktır.

Benim düşünceme göre yapılmak istenen bundan başka bir şey değildir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.