güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

MİLLETVEKİLLERİMİZ TUTMAYACAKLARINI DÜŞÜNDÜĞÜM GÖREV YEMİNLERİNİ ETTİLER

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım, Meclisimiz yeni milletvekillerimizle geçici başkan en yaşlı üye Cumhuriyet Halk Partili milletvekili, Deniz Baykal riyasetinde milletvekillerinin görev yeminlerini gerçekleştirmesi ile başlamış oldu. Dünyanın demokratik ülkelerinde olduğu gibi bizde de milletvekillerimiz kutsal değerleri uğruna daha doğrusu kutsal değerleri üzerine daha açık söylemek gerekirse namusları üzerine yemin ederek Anayasanın kendilerine verdiği yetkileri kullanmak üzere görevlerine başladılar. Bu yemin etme işinde dikkatini çeken bir nokta olarak milletvekillerimiz namusları üzerine verdikleri sözle mevcut Anayasayı koruyacakları sözünü vermişlerdir. İşte bence tuhaflık burada başlamaktadır. Çünkü benim görüşüme göre bu sözü veren milletvekillerinin hemen hemen tamamına yakının kafasında maddelerine göre maddelerine dayanarak görev ve yetki sahibi olduklarını mevcut Anayasamızı değiştirmek yatmaktadır. Farklı farkı amaçlarla da olsa elimizdeki Anayasayı değiştirmek kendi istekleri doğrultusunda yeni bir Anayasa yapmak az çok hepsinin beyninde ve hayalinde mevcuttur düşüncesindeyim. Bir kısmı bu Anayasanın engellediği düşünülen ülkeye hakim kılmak amacında oldukları başkanlık rejimine uygun yeni bir Anayasayı gerçekleştirmek amaç ve ümitleriyle dolup taşarken bir kısmı ülkemizin üniter devlet yapısını değiştirip federe ve federasyon devletlerin oluşturduğu bir devlet rejiminin hayal ve ümitleriyle bunu engelleyen mevcut Anayasayı değiştirip bu isteklerine uygun bir Anayasa yapmak zamanının fırsatının gelmesini beklemekte ümit ve sabırsızlıkla ellerine ovuşturarak beklemektedirler kanaatindeyim. Bir kısmı anayasada yer alan devlet isminin değiştirilmesini bir kısmı laik hukuka dayalı devlet sisteminin ortadan kalkmasını yerine dine dayalı devlet yönetim şekline imkan sağlayacak bir Anayasanın yapılması ümidiyle bu Anayasanın değiştirilebilecek meclis yapısının oluşmasını hırsla beklemektedir düşüncesindeyim. Sözün kısası muhalefet mensubu ve iktidar mensubu pek çok milletvekilinin hayalinde mevcut Anayasamızın değiştirilmesinin yattığını düşünmekteyim. Ama ne tuhaftır ki amaçlarının bu doğrultuda olduğunu düşündüğüm milletvekilleri görevlerine başlarken vatandaşları yanıltarak sanki bu Anayasayı korumayı gerçekleştirmek için göreve başladıkları hissini uyandıracak şekilde gerçekleştirdikleri yeminle namusları üzerine söz vermekte ve bu Anayasayı koruyacaklarını ilan etmektedirler. Bence bu tip davranış sahtekarlık iki yüzlülükten başka bir şey olarak değerlendirilemeyecek bir durumdur. Eğer bir kişi yahut bir görev sahibi kısa bir süre sonra değiştirmeyi ortadan kaldırmayı gerçekleştirmeyi düşündüğü bir kanunu bir hükmü bir Anayasayı koruyacağına namusu üzerine söv veriyor sonrada onu değiştirmek için fırsat ve imkan yaratmaya yöneliyorsa bu onun sözüne ne derece sadık kalacağına açık bir işarettir düşüncesindeyim. Bunu yapabilecek yapma ihtimali büyük olasılık olarak görünen hatta beyanlarıyla yahut dahil olduğu partilerin beyanlarıyla bu yolda çalışacakları şimdiden açık açık işaret edilip dile getiriliyorsa o milletvekillerinin tutmayacaklarını bildikleri tutamayacaklarını bildikleri halde namusları üzerine tutmaya verdikleri sözü nasıl ikiyüzlülük olarak değerlendirmemek mümkündür. Yine tuhaf bir nokta daha vardır ki bu milletvekillerinin bir kısmı daha önceki dönemde görev aldıklar dönem meclis üyeliklerine başlarken de o zamanın mevcut Anayasalarını koruyacaklarına namusları üzerine söz verip yemin etmişlerdir. Ve bu tür üyeler daha sonra yapılan Anayasa değişiklikleri çalışmalarına katılmışlar ve mevcut Anayasayı değiştiren teklifleri kabul oylarıyla destekleyip korumaya söz verdikleri Anayasanın pek çok maddelerini değiştirmişlerdir. Bu yüzden bu yeni görevlerine başlarken de verdikleri sözü tutmayacaklarını geçmişte ortaya koyduklar örneğe dayanarak rahatlıkla söylememizin mümkün olabileceğini düşünmekteyim. Üstelik zaten mevcut anayasayı değiştirilecekleri değiştirmek arzusunda olup bu yolda çalışacaklarını meclise girmelerini sağlayan seçim öncesi propagandalarında da gerek kendileri gerek partileri de dillendirmiş vaziyettedir. Bu nedenle seçim öncesinde değiştirmeyi istediklerini belirttikleri ve vaat ettikleri mevcut Anayasayı koruyacakları yolunda göreve başlama yeminlerinde dile getirip bu konuda namusları üzerinde söz vermelerini de bunu yüzleri kızarmadan yapmaları da anlamak bence oldukça zordur. Yine bu yeminlerinde mevcut rejimi koruyacaklarına verdikleri söze rağmen pek çoğunun mevcut rejimi kendi fikirlerine göre farklı nüanslarda olsa da çok veya az değiştirmek fikrinde olduklarını gerek seçim öncesinde gerek seçim sonrasındaki toplu veya bireysel beyanlarında dile getirmeleri de bence göreve başlama yeminlerinde ters düşen bir görüntü yaratmaktadır düşüncesindeyim. Bütün bunlarda sonra özellikle vurgulamak isterim ki bütün milletvekillerimiz içleri mevcut Anayasayı değiştirmek istek ve umutlarıyla dolu olarak hatta mevcut rejimi değiştirmek iste ve umutlarıyla dolu olarak mecliste yeni göreve başlama çalışmasına katılmışlar ve tutmayacaklarını tutamayacaklarını bildikleri yeminlerini ederek görevlerine başlamışlardır. Bence onların bu yeminleri özde değil sözde yeminlerdir. Hatta o kadar şekilcidir ki detaylı düşünülürse diğerlerinin ettiği yeminle aynı manaya gelecek tarzda farklı sözlerle yemin eden bir milletvekilinin yemini format halindeki yemine uygun yapılmadığı için geçersiz sayılmış ve o milletvekili yemin etmemiş duruma düşürülmüştür. Hazır bu konuya değinmişken belirtmek isterim ki Türk milleti üzerine Türk milletini koruma üzerine söz veren milletvekillerimiz bence kafalarında da millet kavramı üzerinde hem fikir değillerdir. Üstelik zaten pek çoğu Türk milleti tabirin yemin dışındaki sair zamanlarda ne mecliste yaşantılarında ağızlarına almaz hatta bu tabirin kullanılmasını engelleyip ortadan kaldırma çabası içerisinde görünürlerken meclisteki yeminde bu tabir yerine Türkiyeli tabiri kullanılmasını yadırgayıp o tabirle yapılan yemini geçersiz saymaya yönelirler. Bence başta milletvekillerimiz sonra da milletimiz Türk milleti kavramında hem fikir durumda değildir. Bir kısmımız etnik ve kültürel köken birliğini millet kavramı için esas tutarken bir kısmımız Türkiye denilen vatan topraklar üzerinde yaşamayı Türk milletini oluşturmada kısas kabul etmekteyiz. Hatta Mustafa Kemalin tabiriyle Türk vatanı üzerinde yaşayıp ben Türküm diyen herkes Türk sayılması gerekirken kabaca Türkiyelilikle Türklüğü bir oranda anlamdaş kabul eden bu kavrama rağmen meclisi oluşturan milletvekillerimiz nedense Türkiyelilik üzerine yapılan yemini geçersiz saymakta fikir birliği oluşturmaktadırlar. Bence buda düşüncede kavramın anlamı konusunda aynı fikirde olmamalarına rağmen yeminin şeklinde geçmesi gereken kelimede birleşen milletvekilleri aslında bu şekilde yemini yaparken gerçek düşüncelerine göre değil aldatıcı bir şekilde şekle uygun olarak yemin etmektedirler düşüncesindeyim. Sözün kısası yaptıklar yemin töreninde şekli olarak yemin eden milletvekillerimiz bilhassa rejim ve Anayasayı koruma konusunda tutmayacaklarını tutamayacaklarını bildikleri halde bu kavramları bu olguları koruyacaklarına namusları üzerine söz vermişlerdir. Onların bu namus sözlerine ne derece uyacaklarını önümüzdeki zaman gösterecektir. Bu konularda yapılacak değişikliklerde izleyecekleri çalışma ve kabulleri verdikleri koruma yolundaki namus sözlerine ne derece uyacaklarını ispatlayacaktır. Bekleyip göreceğiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.