güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

MEVLİT KANDİLİ KONUSUNDA DİYANET İŞLERİNİ BİRKEZ DAHA UYARIYORUM

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Kıymetli okurlarım geçirmiş bulunduğumuz salıyı Çarşamba’ya bağlayan gece İslam dünyası olarak peygamberimizin doğum tarihinin 1444. yıl dönümünü kutluyoruz.Halkımızın mevlit kandili dediği bu geceyi değerlendirmiş olmayı hazzı içerisinde yaşadığımız bu zamanlarda düşünen İslam bireyleri rahatsız eden yahut rahatsız etmesi gereken bir durumu vurgulamadan edemeyeceğim. Sözünü ettiğim bu durum İslam dünyasında son 50 yıla kadar tek bir tarihte mevlit kandili dediğimiz zamanda idrak edip değerlendiren peygamberimiz doğum günü tarihi son 50 yılda 2 ayrı tarihte gösterilir ve farklı zamanlarda ki bu tarihlerden farklı etkinliklerle idrak edilip değerlendirilmeye başlamıştır. Daha açık söylemek gerekirse son 50 yıla kadar İslam dünyasında sadece mevlit kandili kutlanırken bu son 50 yılda ona kardeş birde kutlu doğum günü ve kutlu doğum haftası denilen kutlamanın eklendiğini görmekteyiz. İslam dini gibi tekçil yani tek tanrıya ve tek peygambere dayandırılan her önemli zamanın tek bir tarihte kutlanmasına yer veren bir dinin peygamberin doğum tarihi konusunda 2 ayrı tarihte kutlama yapmasını anlamak ve doğru bulmak bence imkânsızdır. Şüphesiz doğru dürüst düşünen İslam intibakına sağlam kaidelerle bağlı olan İslam bireylerinde benim gibi düşünmekte olduğunu kabul etmek isterim. Düşünün tek bir peygamberimiz olduğu halde bu peygamber bu yılı esas alırsa hem Aralığın 12’inden hem de kutlu doğum haftasının başlangıç tarihi olacak olan 20 nisan tarihinde 2 kere doğmuş olabilir. Şimdi bu da nasıl bir soru dendiğini duyar gibiyim. Hemen açıklayayım; Biz geçirdiğimiz mevlit kandilinde peygamberin doğum gününü kutladığımıza göre gelecek günlerde kutlu doğum haftasını değerlendirirken 20 nisan tarihinde de yine peygamberin doğum gününü kutlamış olmayacakmıyız. İşte bence bu ikili kutlama hatalı hatta yanlış bir durum yaratmaktadır. İslam da ikilik yaratacak bir uygulama yapılmaktadır dediğimde hatalı bir söz söylemiş olamayacığını düşünmekteyim. Bu ikili durum kanaatimce Hz.Muhammed’in farklı takvim sitemine göre doğum tarihinin tespit edilip bu sistemlere göre farklı farklı doğum günü kutlaması gerçekleştirilmesinden kaynaklanmaktadır. Nitekim mevlit kandli dediğimiz gecenin tespitinde hicri veya Rumi takvimde kullanılan ay yılı esasına göre Hz.Muhammed’in bu sistemde ki Rebiülevvel ayının 12.gecesine denk gelen ve ona göre ifade edilen doğum günü idraki ve kutlaması söz konusudur. Oysa 20 Nisana denk düşen kutlu doğum haftası kutlamalarında peygamberimizin miladi takvime yani güneş yılını esas alan takvime göre olan doğum günü idraki ve değerlendirmesi söz konusudur, şimdi burada bir tuhaflık olduğu gibi İslam dünyası ileri gelenlerinin toplanıp karar vermesi gereken bir durum varıdır. Böyle 2 ayrı ayrı doğum günü kutlaması yapılmayıp bu 2 tarihten birinin esas alınıp diğerinin terk edilerek peygamberin doğum gününün bir tek tarihe indirilmesi kararının verilmesi şarttır. Bazı çevreler mevlit kandili üzerinde bazı çevrelerde kutlu doğum tarihi üzerinde ısrar etmektedirler. Bu 2 ayrı iddiayı birleştirmek teke indirmek İslam dünyası ileri gelenlerinin daha doğrusu din çevresi ileri gelenlerinin karar vermesi gereken bir durumdur, ülkemizde bu kararı verebilecek en yetkili ve en bilgili makam şüphesiz diyanet işleri başkanlığı kabul edile bilecek bir durumdur. Öyleyse diyanet işleri başkanlığımız ülkemizde ve İslam dünyasında ki bu ikili kutlama uygulamasını sona erdirmek için harekete geçmeli bu konuyu bir karara bağlamalıdır kanatındayım. Bir başka deyişle diyanet işleri başkanlığımız peygamberimiz gerçek doğum tarihi oalrak ay ayılı esasında ki Rebiülevvel ayının 12’sinin yoksa güneş yılı takvimindeki 20 nisan tarihinin mi olduğuna karar vermeli bunu ilan edip ülkemizde ki 2’li uygulamayı sona erdirmelidir. Daha doğrusu diyanet işleri başkanlığımız İslam dininin mübarek kutsal günlerinin gecelerinin, bayramlarının ay yılına göre tespitinin mi? Yoksa güneş yılına göre tespitinin mi dine uygunluğu konusunda karar verip uygulamalarının tümünü tabi bu arada peygamberin doğum gününün kutlamasını da gerçekleştirilmesini ona göre yapması gereklidir düşüncesindeyim. Nedense diyanet işleri başkanlığımız böyle bir karar vermekten çekinmekte her şeyi oluruna bırakmaktadır. Oysa İslam dininin mevlit kandil dışında ki daha doğrusu peygamberin doğum gününü kutlaması dışındaki bütün kutlamaları ay yılı takvimine göre yapılmaktadır, üstelik ülkemizi miladi takvime geçiren kanun kabul edilirken onun maddelerine göre dini günlerin ve gecelerin tespiti ay ayılı takvimine göre yapılır maliyetinde ki bir maddenin bulunmasına rağmen nedense peygamberin doğum günü kutlaması konusunda bunun dışına çıkılmakta diyanet işleri başkanlığımızda bu yolda uygulamalara ön ayak olmakta izin vermektedir. Bu hem kanunu ihlal etmek hem de İslam dini açsından uygulamada ikilik yaratma durumu ortaya koymaktadır. Bu nedenle bundan vazgeçilmeli Osmanlı döneminden başlayan mevlit kandili kutlaması ile peygamberimizin doğum gününün idrak ve değerlendirmesi, kutlanması usulünün devamına karar verilmesi gerekmektedir düşüncesindeyim.

 Yok ille de miladi tarihle dinsel gece ve günlerin kutlanması esas alınacaksa bütün kandil geceleri ve mübarek günler bayramlar hatta ramazan ayı bile farz olundukları miladi tarihle tespit ve sahiplenip değişmez zamana kavuşturulmalıdır. Ay yılı kullanımı nedeni ile miladi takvime göre dönerli durumda olan İslami günlerin bayramların hatta ramazan ayı uygulamasının bu dönerlilikten kurtarılıp sabitlenmesi gerçekleştirilmelidir kanaatindeyim. Bu yapılamayacaksa sadece kutlu doğum diye bileceğimiz peygamberin doğum gününü bir de miladi takvime göre kutlamaktan vazgeçilmelidir. Çünkü İslam dininde bazı kutsal günlerin 2 defa farklı tarihle de kutlanması şeklinde bir kaide yoktur. İslam dünyasında Hıristiyan ve Yahudi dünyasında ki gibi aynı kutsal olayın farklı farklı tarihlerde kutlanması söz konusu değildir, üstelik kutlu doğum günü olan 20 Nisan tarihli doğum günü kutlaması Regaip gecesi uygulamasıyla da ters bir durum yaratan bir kutlama ortaya çıkarmaktadır. Bence bütün bunları göz önünde bulundurarak diyanet işleri başkanlığımızın peygamberin doğum günü kutlamasını teke indirmesi bu konuda kesin karar verip yine eskiden olduğu gibi peygamberin doğum günü kutlamasını mevlit kandili dediğimiz tarihe sabitleyip teke indirmesi şarttır. Kafalarımızda ki diyanet işleri başkanlığımız neden peygamberimizin doğum tarihi konusunda ki ikili uygulamayı sona erdirmez şeklinde ki soru çınlamaya beyinlerimizi kurcalamaya devam edecektir. Bunun ortadan kaldırılması lazımdır. Artık harekete geçme zamanıdır düşüncesindeyim. Sahi neden diyanet işleri başkanlığımız bir mevlit kandili, bir kutlu doğum haftası kutlayarak ikili uygulamayı sürdürür? Neden peygamberimizin doğum günü kutlamasını tek bir tarihe indirmez.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.